nedim şener

2 /
demokles demokles
tutuklanmış gazetecidir, twitter'dan öğrenilebildiği kadarıyla adliyenin önündeki gazeteciler "kahrolsun faşist diktatörlük" şeklinde slogan atmaktadır.
paleface paleface
emniyet ve yargı içindeki f tipi yapılanmanın eseri olarak tutuklanarak metris cezaevi'ne gönderilmiştir.

"yetmez ama evet" diyen arkadaşlar için kilo kilo kınalarım hazır, adreslerini özel mesaj olarak bekliyorum. en uygun yerlerine yakabilirler.
volkyt volkyt
2009'dan beri telefonları dinleniyormuş. var mı böyle birşey? sorgusundan sonra kendisinin de tam olarak neden içeri alındığını hala anladığını sanmıyorum. çok yazık oldu. ha gerçi elemanlar onu sorguladıktan sonra kendileri de bir bok anlamadan tutuklamış gibi duruyor. zira yine ergenekon zırt pırt ayağına garip bir şekilde içeri alındı. giderken "yaşasın basın özgürlüğü diye" gözleri gülerek gitti ya ona sevinebildim sadece.
mır mır mır mır
cezaevinden , biri eşi ve kızına , diğeri de gazeteci meslektaşlarına hitaben 2 mektup yazmış olan gazetecimiz. mektupta şu yazılanlar dikkat çekiyor:

sorguda yadırgadığım en çarpıcı soru eşimin kalp operasyonu ile ilgili olanıydı. savcı öz, avukatlarımın huzurunda 'eşin ile telefon görüşmesinde 'başıma gelecekleri bilsem senin operasyonu yaptırmazdık.' diyorsun. i̇nsanın aklına, 'acaba sen hakkındaki adli operasyonu önlemek için mi eşini kalp operasyonuna soktun sorusu geliyor.'

'anlaşılıyor ki son zamanlarda değil tam iki yıl önce sahte bir mail ile beni hedefe almışlar. bu olayın son 7-8 ay içindeki tv programlarıyla bire bir bağlantısı yok. nasıl olsa böyle bir operasyona beni dahil edeceklermiş. çünkü bizim gibi gazetecileri yok etmeye karar vermişler ve devamı gelecek gibi görünüyor. bana yöneltilen sorular 2003-2006 dönemlerine kadar iniyor. mesela uzanlar kitabını hanefi avcı mı yazdı diye soruyorlar.
efulim efulim
mehmet baransu tarafından köşeye sıkıştırılan gazeteci. baransu şöyle diyor;

şener, avcı’nın kitabı çıktıktan sonra kitapla ilgili posta gazetesindeki köşesinde çok sayıda yazı kaleme aldı. bu yazılarından sadece ikisinde kitaba gönderme yaparak, kitaptan üç paragraf alıntı yaptı. ancak alıntı yaptığı ve köşesine taşıdığı üç paragrafta yer alan “sözde kitap” içindeki metinlerle, kitabın orijinalindeki bahse konu metinler ilginç bir biçimde farklıydı!

tarih 31 ağustos 2010 posta gazetesi... nedim şener’in avcı’nın kitabından alıntı yaptığı yazı:

'peki ne yapmış bu polis şefleri? avcı kitabında bunu şöyle anlatıyor; ‘uyuşturucu kaçakçılarına yardım ettiği iddiasıyla tutuklanan emin (aslan) bey hakkında yapılan işlemlere karşı çıktığım için, ona kefil olduğumu söylememden bir süre sonra bu açıklamalarından memnun olmayan’...”

i̇sterseniz birde aynı satırları avcı’nın kitabından okuyalım: (s. 480-481) “emin bey hakkında yapılan işlemlere karşı çıktığım, ona kefil olduğumu söylememden bir süre sonra bu açıklamalarından memnun olmayan’...'

devam edelim...

nedim’in aynı tarihli köşe yazısından:

'... ‘hrant dink cinayetinden sonra ahmet i̇lhan güler görevden alındı. yerine ise normalde hiçbir zaman bu göreve gelemeyecek gerekli niteliler sahip olmayan (sol örgütler konusunda bilgi ve deneyim ile evveliyatında pratik sokak tecrübesi yeterli olmayan), hatta’...'

yine aynı satırları tekrar kitaptan okuyalım: (s:432-433) “sonunda ahmet görevinden alındı, zorlukla polis okulunda görev bulabildi. yerine ise normalde hiç bir zaman bu göreve gelemeyecek gerekli niteliklere sahip olmayan (sol örgütler konusunda bilgi ve deneyim ile evveliyatında pratik sokak tecrübesi olmayan), hatta’...'

buraya kadar okuduklarımız bir anlamda artçı sarsıntıydı. tsunamiyi sona bıraktım.

yine nedim şener’in posta’daki köşesi.

tarih 20 ağustos 2010.

şener, 'korku ülkesi komplo ülkesi oldu' başlıklı yazısında kitaptan şöyle alıntı yapmıştı:

'bunların (cemaat) hayatımın bundan sonrasını zindan edeceğini biliyorum, geçmişte birçok örgütün hedefi oldum. ama bu defakinin başka bir şey olduğunun da farkındayım. eskişehir gibi güzel bir kentte 200 metrekare evimde dostlarımla mutlu mesut yaşayabilirdim. ama o zaman insanlığımdan, onurumdan utanırım, herkesi kandırsam kendimi kandıramam.'

peki, kitapta olduğunu söylediği bu bölümün orijinali kitapta nasıldı?

sözkonusu satırları bu kez kitaptan takip edelim: (s. 569-570)

'bunların hayatımın bundan sonrasını zehir zindan edeceğini biliyorum, geçmişte birçok örgütün hedefi oldum. ama bu defakinin başka bir şey olduğunun da farkındayım. kimseye karışmadan sakin, üç maymunu oynayıp belki de yükselerek hayatıma rahatlıkla devam edebilirdim. şimdi görev yaptığım eskişehir gibi çok güzel ve sakin bir şehirde çok iyi bir görevim, sevdiğim meslektaşlarım, iyi bir çevrem var, daha da güzel bir çevre oluşturabilirim, iyi bir düzen kurup burada beş yıl 10 dönüm bahçe içerisindeki 200 metrekare evimde hayatımı rahat ve huzur içersinde geçirebilirim. ama o zaman insanlığımdan, inançlarımdan, onurumdan utanırım. herkesi kandırsam da kendimi kandıramam.'
koyu siyahla yazdığım kelimeler, nedim’in kitapta olduğunu söyleyerek köşesine referans aldığı, fakat kitapta olmayan satırlar. nedim köşesinde “200 metrekare evimde dostlarımla mutlu mesut yaşayabilirdim” derken kitabın orijinalinde “200 metrekare evimde hayatımı rahat ve huzur içersinde geçirebilirim” cümleleri vardı. i̇şte o satırlar şu soruları akla getiriyor.

kitabı okuyucuyla birlikte masasında gördüğünü söyleyen şener, kitapta olmayan kimi satırları eksik ve fazlasıyla nasıl köşesine taşıdı?

metinler arası farklılıklar kitabın baskıdan önceki halinin şener de olduğunu mu gösteriyordu?

ancak bir kitap editörü ve redaktöründe rastlanabilecek bu metin düzenlemeleri nedim’de mi bulunuyordu? bu yüzden mi basılı kitapla köşe yazısındaki alıntılar farklıydı?

yoksa nedim’in cemaat bölümünü yazdığı iddiaları doğru muydu?

kitapta var olduğunu düşündüğü bölümleri köşesine almış, ancak redaktörün baskıdan kısa süre önce değiştirdiğini fark etmemiş miydi? nedim, kitabın basılmış son haline bakmadan, acaba kendisindeki metinden direkt copy-paste yaparak köşesine mi alıntı yaptı?

aslında sorulacak çok soru var ama biz bu faslı kapatıp, kitaba destek veren diğer iki ismin çelişkilerine 'yoğunlaşalım!'

mehmet baransu-14-03-2011 taraf
eluch eluch
daha geçtiğimiz günlerde el değiştiren milliyet gazetesinden kovulmuştur. adamların ilk işi nedim şener'i kovmak oldu. ondan sonra medyada baskı yok, özgür basın bık bık. he canım kardeşim. he anam babam, he.
rewiwew rewiwew
beraat etmiştir. boşu boşuna hapiste yattı demektir bu. bu yüzden işinden ve hayatının bir kısmından oldu. bunun sorumlularını kim yargılayacak acaba. hey gidi zan altındayken bile hapislerde süründüren devletimin yasaları.

şu da linki. daha ayrıntı gelmemiş ama karar verilmiş sonuçta.
nedim şener'e beraat! gizliliği iptal davasından beraat etti ''ergenekon'' soruşturması kapsamında tutuklu bulunan gazeteci nedim şener, hazırladığı bir haberde eski emn... www.haberturk.com
birguntekbasina birguntekbasina
silivri 2 no'lu l tipi kapalı ceza i̇nfaz kurumu b-9 üst koğuş, silivri / i̇stanbul bu adresten nedim şener'e mektup yollanabilir. yollansa ne de güzel olur ama değil mi?
aşkböceği aşkböceği
a href="http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=19184" target="_blank">http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=19184
heleke heleke
bu kadar gündem yapılmasına rağmen içeride tutuluyorsa, biraz düşünmek lazım. yoksa bir gün uyandık da bu ülkenin savcı ve hakimlerine cesaret mi enjekte edildi.
cemal süreya önder cemal süreya önder
ntv'nin bugünkü haberine göre 204 günde 25 kg vermiş kendisi, bana sağlıklı bir perhiz sonucu verilen kilolarmış gibi gelmedi. mehmet ağar susurluk davasında 5 yıldır tutuksuz yargılanırken delilleri yok etme ihtimali yoktu, fakat - odatv iddianamesini de okudum - yazar faaliyetlerinden başka illegal bir eylemi olmayan nedim şener delilleri yok etme ihtimaline karşın 204 gündür tutuklu yargılanıyor. bunlar insan ruhunun kolay hazmedeceği şeyler değil, hukuksuzluk düşüncesi dert olur insana.
bizlere, okur yazar takımına düşen her birey için adil yargılanma koşullarının sağlanmasını sağlamak için olayın takipçisi olmaktır, yargı üzerinden egemenlerin elinin çekmesini yüksek sesle dile getirmektir.
düşeşattımyekgeldi düşeşattımyekgeldi
son dönemde başına gelenler, çocuklarımız için tasarladığımız yaşanılası ülke hayallerimize son darbeyi de vurmuştur. korkarım bu insan profiliyle çocuklarımız için kuracağımız en iyimser ülke hayali, hiç olmazsa bizim yaşadığımız kadarı olacak...
2 /