neoliberalizm

telecaster telecaster
koca bir ülkenin neredeyse tamamiyle oligarşinin hizmetinde ve emrinde olması demektir.nasıl mı? doğal koruma alanları,sit alanları,parklar,ormanlar,kamu binaları,kamu şirketleri,kamu işletmelerinin özel teşebbüslere açık hale getirilmesidir bu politika.özellikle türkiye gibi hukuki altyapısı oturmamış, hukukun oligarşinin elinde yap-boz haline getirildiği emperyalist sömürgesi ülkelerde neoliberal izleri daha net hissedersiniz.kapitalizmden daha gerici bir nitelik taşır.ülkemizde bunun kıvılcımını çakan aslında özal'ın aksine menderes olmuştur,olmaya çalışmıştır,özal ise 1980 darbesinden sonra bunu kaldığı yerden devam ettirmiştir.tayyip erdoğan ise neoliberal politikaların amansız son uygulayıcısı olmuştur.fakat erdoğan yönetimindeki türkiye bu neoliberal politikaları öylesine son hız uygulamaya çalışmıştır ki en sonunda gezi parkı'na toslamıştır.
mozambikbasbakani mozambikbasbakani
buraya binlerce vuruşluk giri girmeye hiç de gerek yok. ama şunu iyi bilin ki margaret thatcher, helmut kohl ve turgut özal olmasaydı şuan daha güzel bir dünyada yaşıyor olacaktık.
üçü de mezarına işenilesi tiplerden.
kafauçarfikirkalır kafauçarfikirkalır
yeni ekonomi politikasıdır
ulusal pazar ile zıt politikadır
türkiyede demokratik konfederalizmin yanına yerel ekonomi serpiştirildiğinde ekmeğine yağ sürülecek ekonomik düzendir
taşeronlaşmaya bayılan düzendir
iş saatlerini alt üst eden düzendir
dünya komünist hareketinin çare bulmakta zorlandığı düzendir
çözümü işçi sınıfı hareketini örgütlemek olan düzendir
fyodolev fyodolev
24 ocak kararları ile ülkemize sokulmuş, anayasanın da değişmesi gerektiği için darbe yapılmış en son aşama için ülkenin krize sokulup kemal derviş eliyle 15 günde çıkarılan 15 yasa ile piyasaları tüm ülkenin politikasında tek söz sahibi kılmış yapıdır.
chaosinthebox chaosinthebox
hayatın akışının ikinci dönemidir.
ilk güç, kas gücüdür. ikinci dönemde güç paradır.
üçüncü dönemin komünizm olacağını düşünüyorum.
utku2014 utku2014
neoliberalizm=vahşi kapitalizm=dünyanın parasal/finansal+siyasal kanseri=çok az ve düşük orandaki insana ütopya fakat geri kalan fazlasıyla kocaman orandaki insana devasa kalabalığa distopya
tenet x tenet x
solun ateşli hastalıklar içinde kalmisçasina her türlü melaneti bağladığı bu terim, tarih içinde birkaç kez anlam değişimi yaşamıştır.

ilk olarak 1920 lerde neoliberalusmus adıyla ortaya çıkıyor terim. bu terim marksist emek deger kurami savunuculari tarafindan, marjinal değer kuramını savunan viyana çevresi ekolüne mensup ekonomistleri tanımlamak için kullanılmıştır.

terim ikinci kez ise 1938 de pariste yapılan walter lipmann kolokyumunda ortaya çıkıyor. ancak bu sefer 1920 lerdeki anlamından farklı olarak. walter lipmann kolokyumu, bilimsel anlamda neoliberalizm teriminin doğuşu olarak kabul edilir

kolokyumun katılımcılarından olan louis rouiger ve alexander rüstow'un önerisiyle gerektiğinde piyasaya müdahale eden devlet yöntemi olarak önerildi.

büyük buhran sonrası sorgulanan klasik liberalizmin " müdahale etmeme" prensibini -ekonomik dalgalanmalarla- sınırlı olmak kaydıyla terk etmeyi öneren bu yeni yaklaşım, mises ve onu destekleyen ekonomistlerce benimsenmedi.mises ve destekçilerinin piyasa ekonomisine güveni tamdı.

1920 lerde emek değer kuramına karşı olan ekonomistleri ifade etmek için kullanılan neo-liberalizm, 1930 ların sonunda ise belli durumlarda müdahaleci devlet modeli için kullanılır olmustu . 10-15 yıl içinde farklı anlamlara gelen iki neoliberalizm kavramı ortaya çıkmış oldu.

1990 lardan günümüze kadar ise neo-liberalizm eleştirileri iki farklı " neoliberalizm" kavramı üzerinden bir takım çelişkiler barındırarak suregeliyor . bazı neo-liberalizm eleştirilermenleri karsilarina hedef olarak 1920 lerdeki klasik liberal modeli koyarken, yine bazı eleştirmenler alman ordoliberalizmi tarzı " müdahaleci devlet" modelini, tüm kötülüklerin kaynağı saymak gibi tuhaf komplolarla süsleyip, neo-liberalizm eleştirisi yapmaya devam ediyor.

hakkında eleştirmenleri tarafından çok şey söylenip ama aslında hicbir şey söylenmeyen ender terimlerden biridir dersek sanırım abartmış olmayız.