nergis

1 /
viola viola
"rivayet olunur ki, narcissus bir gün dere tepe gezerken susamış. bir su birikintisi bulup da içmek için eğilince ne görsün! suda güzel mi güzel bir yüz kendisine bakıyormuş. narcissus o güzel yüze âşık olmuş. ama aslında gördüğü yüz kendi yüzünün sudaki yansımasıymış. ve aradan uzun zaman geçmiş. günlerden bir gün, sigmund freud diye bir doktor çıkmış ve ferman buyurmuş: “kim ki bundan sonra kendisine sevdalana, ona narcissus’un takipçisi dene!” o gün bugündür, kendisini pek sevenlere ‘narsisist’ denilir olmuş."
kaynak: karakalem.net*
prometheus 83 prometheus 83
farsça kökenli bir sözcük olup, çiçekleri ayrı ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, beyaz veya sarı renkte soğanlı bir süs bitkisidir.
zeus zeus
narcissus'un öldüğü gölün kenarında, akan kanı ile sulanmış ve hayat bulmuş tanrısal bir floradır..ego teması ile yüklü bir hikayeden gelmesine rağmen, pek de o anlam ile örtüşmez, güzel kokar..
neverlander neverlander
bir yağmur öncesi şarkısı, duman almış yaylayı kasetinden..kasette favorimdir, müzikleri çok güzeldir..

nergisim dağlarda yalnız
sensiz gecelerim ıssız
seviyorum seni aygız
sen sev meni dön gel bana

nice seneler geçirdim
baharı gışa ekledim
i̇nan hep seni bekledim
sesimi duy dön gel bana

zemheride yağan karlar
geçit vermez yüce dağlar
üşür nergis hergün ağlar
gözyaşım sil dön gel bana
micu micu
narcissus'u bilirsiniz:

öyle heybetli ve güzelmiş ki, bakmaya doyamazmış kendine... gün boyu ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu, dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran hayran... bir gün ır­mak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü... uzanıp, iyice bak­mak istemiş. tam gördüğünde kendini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa, kapılıp gitmiş suya...

yeryüzünün en güzel insanının öldüğü­nü duyan tanrı, unutulmaması için o'nu her bahar açan güzel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş.

narcissus, nergis olmuş.

(bkz.can dündar ..nergis)
la vie en rose la vie en rose
soğuk, buğulu ve buzlu ankara sokaklarında sevgilinizle el ele dolaşırken ilk gördüğünüz çiçekçiden alıp hediye edebileceğiniz çiçek. o olağanüstü koku beyin hücrelerine bir daha çıkmamak üzere yerleşirken, ellerin aşk ve sevgiyle birbirine daha bir kenetlendiğini duyumsamak mümkündür. nergisin böyle bir çoğaltan etkisi görülmüştür. sonraki yıllarda proustvari bir çağrışımlar zinciri her nergis kokusu duyulduğunda harekete geçer.
taştozu taştozu
birgün bir nergis çiçeği ölmüş. çayırdaki çiçekler, ırmaktan birkaç damla su istemişler, ona gözyaşı dökmek için.
“bendeki tüm su damlaları gözyaşı olsa, nergis için dökeceğim yaşlara yetmez. onu çok severdim” demiş ırmak.
“nergisi kim sevmezdi ki? o kadar güzeldi ki…” diye yanıt vermiş çayırdaki çiçekler.
“gerçekten güzel miydi?” diye sorunca ırmak, “senden iyi kim bilir bunu? kıyında eğilip suyunda kendi güzelliğine bakardı her gün” demişler. ırmağın yanıtı şöyle olmuş:
“onu sevmemin nedeni, bana eğilip baktığında, suyumun yansımasını görmemdi gözlerinde…”
jassmine jassmine
anlık mutluluk nedeni olabilecek bir kokuya sahip. bana göre mutlulukla ruhunuzu ele geçirecek kokular sıralamasında üçüncü sırada.

*bebeğinizin kokusu
*sevdiğinizin kokusu
*nergis kokusu.
mar adentro mar adentro
mitolojiye göre narsis ( narkisos) çok güzel ve aşktan anlamaz bir delikanlıymış. onu sevip de derdinden perişan olan kızlar bu genci tanrılara şikayet etmişler. tanrıların verdiği ceza sonucu narsis bir gün derede kendi aksini görüp aşık olur. kendine seyrederken suya atlar ve boğulur. vücudu çürüyüp yerinde göze benzer bir çiçek açar biter ve bütün güzellere hayran hayran, baygın şekilde bakar.
1 /