neşet ertaş

1 /
hell guardian hell guardian
niye överek yetersiz kelimlerle seviyesini aşağılarda gösteriyoruz ki.büyük değerler kelimelere sığdırılmamalı ki insanların içinde o hep "büyük" şekliyle kalsın.ancak bu kadar insancıl,müzik üstadı ve hala alçak gönüllü olunabilir derim ve noktayı koyarım.
aziz aziz
1938 cihana kırşehirin kırtallar köyünde geldin dediler
babama muharrem anama döne demdim sen atayı bildin dediler
dizimde sızıydı anamın derdi tokacı saz yaptı elime verdi
yeni bitirdiydim üç inen dördü baba gibin sazcı oldun dediler.
o zaman babamdan öğrendim sazı engin gönüllen hakka niyazı
10 yaşında yaktı bir ahu gözü mecnun gibin çölde kaldı dediler.
zalim kader dervanımı dönderdi duttu bizi çiçek dağının ibikli köyüne gönderdi.
babam saz çalarken bana zil verdi oynadım meydanda köçek dediler.
anam döne ibikli köyünde ölünce beş tane öksüz yetim kalınca
hepimiz de hep perişan olunca babam gile burdan göçek dediler.
yörüdü göçümüz çiçek dağının tezek köyüne doğru bu halı görenin yandı bağrı.
üç çocuğun çekilmez kahrı bunlara bi ana bulun dediler.
evimizinen yozgatın kırıksoku köyüne vardık bize ana varmı diye sorduk
adı arzu derler bir ana blduk işte bu anadır buldun dediler.
en küçük kardeşi kayıp eyledik onun için gizli gizli ağladık
üstelik babamı asker eyledik gine uğursuz yetim kaldın dediler
zalim kader hep birimizi şarşırttı hade verdi dalımıza deşirtti
yardım etti yozgatın yer köyüne göçürttü biraz da burda kalın dediler.
yer köyünden kırıkkaleye geldik babam saz çalarken biz cümbüş aldık.
kırşehrine varınca kemanı çaldık aferim arkadaş çaldın dediler.
yarin aşkıylan attı hep derdin babamı bir yare dünür gönderdim.
başlığı çok istemişler haberini aldım istemiyo seni yarin dediler.
kırşehrinde 7 sene kalınca düğün düzgün hepsi bize gelince
ne yapsın çalgıcı arkadaşlar yer daralınca ankara gelder yolun dediler.
geldim ankaraya bizim sünetçi veysel ustayı buldum epeyce ağleştım yanında kaldım
bana 100 lira verdi bi panbık yatak aldım etti isen böyle buldun dediler.
bir ev kiraladım münasip biyerde kaldı kan kardaş hep kırşehirde
bu aşk hançerini vurdu derinde çaresini bulamazsan ölüm dediler
yarin aşkıynan döndüm şaşkına arada içerdim yarin aşkına
canan acımaz mı garip dostuna bunu da içeriye alın dediler.

şeklinde hayatını anlatan bi daha zor gelebilecek ama şu sıralarda ölümle pençeleşen ve devletin umarsamadığı az bulunur az çıkar bi daha da zor çıkar ozan....
palantir palantir
öyle bir saz çalışı vardır ki, muhakkak ahanda bu neşet emmi dedirtir bana -ki kardeş türkülerin bahar albümünü dinlettirdiklerinde aradaki girişinde hemen tanımışımdır...saza öyle bir vuruşu vardır ki, alır götürür memleket'e ana'ya yar'a..
-allah'tan korkum olmasa saza kendim için allah dedirtirim demiştir, ki ben de inanırım dedirteceğine...
o "yörü yörü" deyişi, "yahtın beni" deyişi...böyüksün neşet emmi valla ne diyem...
sycrone one sycrone one
kendisi almanya'da ikamet eder. bu nedenledir ki nadiren ülkemize gelir. neyse efendim bu ziyaretlerden birinde bir programa katılır kendisi. yanılmıyorsam ibo showdur bu program( beyaz show diye gördüm şimdi de). kendisinden bir türkü çığırması istenir ve sazını alır sahneye çıkar. gayet oynak ritimli bir türküyü çalmaya başlar.

oynak ritimli bu türküyü duyan seyirciler hemen ayaklanır oynamak için. herkes o ritmin gazıyla göbek atmaktadır sevinçle. birden sazı çalmayı bırakır üstad oynayanlara bir bakar " bu türkü eğlenceli bir türkü değil, oynanmaz bununla" gibisinden bir cümle kurar. tüm seyirciler bozularak yerlerine otururlar. üstad türküyü çalmaya ve söylemeye devam eder. hakikaten de içli bir türküdür. hak verilir kendisine.

bazen tassavufi aşkıyla oluşturduğu cümleleri izleyenleri afallatır. süper bir insandır.
1 /