nevzat aydın

1 /
alameti farika alameti farika
dragons den türkiye yarışmasında biraz kıl bir tip gibi dursada adamın biri geliyor senden acayip bir iş için eşek yüküyle para istiyor güle oynaya hareket etmemek doğrudur kanımca. trabzonsporlu olması bende bu giri oluşurken duygusal bir yumuşatma yarattı mı? bişe diyemem.
dalyarrock dalyarrock
çok bomba adam. nevzat aydın'ın 1.ağızdan anlattığına göre günün birinde siteye bir pizza siparişi düşer ve siparişin altında küçük bir not vardır. kız ismine sahip mailden gelen 2 kızın ismi bulunan notta şunlar yazar. ''daha yeni uçaktan indik çok yorgunuz. pizza gelmeden banyoya gireceğiz. o yüzden pizza geç gelirse seviniriz'' diye. artık pizzayı hazırlayan arkadaşlar nasıl motive olmuşlarsa normalde 29.dakika da gelen pizza 10 dakikada hazırlanıp siparişin adresine ulaştırılmış. kapıyı açan 2 erkek veletten de inci dökülmüş.''pardon abi çok acıkmıştık ve aklımıza sadece bu yol geldi''.
1
tacsizkralpele tacsizkralpele
ukala gibi görünen fakat öyle olmayan, girişimden son derece iyi anlayan bir adam.

kendisini yarışma vasıtasıyla değil, galata business angel's etkinliği sayesinde tanıdım. ufak bir şakama gülümsemesi dışında bir muhabbetimiz olmadı fakat etkinlikte ara ara ne yaptığını gözlemledim:

bi kere adam bu işi abd'de babalar gibi öğrenmiş, üstüne sürekli olarak kendini geliştirerek bugünlere gelmiş. şimdi sen basit bir fikirle gidip adamın da bundan inanılmaz etkileneceğini düşünürsen elbette adam seni mat eder, sende adama kıl olursun. bu aynen duayen bir müzisyene gidip bende söyle bi beşte var diyerek 2 akorlu şarkını çalmaya benziyor. bence işin ehli olan insanların böyle tavırları anormal değil. neyse nevzat aydın o gün yaklaşık 6-7 proje dinledi (bi tanesi de benim patronumdu) ve içlerinden çok azı ilgisini çekti. mesela birisi kapıda yakalayıp adamı ikna etmeye çalıştı (ki adamın acele olmasına rağmen bayağı konuştular) ama adam öyle sorular sordu ki girişimci çocuk verecek cevap bulamadı. şimdi burada eleştiri yapmak için söylemiyorum ama en temel, basit sorulara bile cevabın yoksa sen neyin projesini adama anlatıyorsun? proje de çok saçmaydı bu arada ama neyse.
supergirlmoon supergirlmoon
ayşe arman 'ın hürriyet gazetesinde bugün yayınlanan röportajında yer alan , yaratıcı ,keyifli, iyi patron olmayı iyi insan olmakla birleştiren eğlenceli kişilik .
ne diyelim daha çok olur umarız böyle işverenler . çalışanlarla empati kuran patron bulmak samanlıkta iğne aramaktan zor hale geldi bu günlerde ...

yazıdan alıntı

...

" birkaç kere, "nasıl yani?" dedim... "nasıl yani... nasıl yani..."
bir türlü kafam basmadı.
i̇drak edemedim.
anlayamadım.
kavrayamadım.
şirketi 15 yıl önce kurmuşlar, başarıya ulaştırmışlar, 589 milyon dolara almanlara satmışlar...
ve vee....
hiçbir sözleri, yükümlülükleri olmamasına rağmen, kazandıkları 27 milyon doları, 114 çalışana paylaştırmışlar... 
öyle mi??? prim yani...
alın, bu para sizin olsun yani...
aynen öyle!!!
biliyorsunuz bir süre önce, bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük internet şirketi satışlarından biri gerçekleşti. yemeksepeti.com, delivery hero'ya tam 589 milyon dolara satıldı. biz orada 
kalmıştık.
şimdi, kurucularından nevzat aydın'dan öğreniyorum ki, satıştan sonra, 114 çalışanına böyle bir güzellik yapmışlar.
ağlar be insan! 
kendini mutluluktan yere atar!
zaten öyle tepkiler de olmuş.
millet çığlıklar atmış.
mektuplar yazmış, duygusal anlar yaşanmış. nevzat aydın'a, "niye böyle bir şey yaptınız? çalışanlarınızı motive etmek için mi?" dedim.
hayat boyu duyduğum en güzel cevaplardan birini verdi: "hayır, hak ettikleri için!" dedi.
ve ekledi, "i̇nsanların 3-5 bin lira maaşla, ev-mev alabilmeleri hikâye... en azından bu para hayatlarında bir değişiklik yaratabilir..." hakkında pek çok haber yapıldı, ama nevzat aydın'ın verdiği ilk röportaj.
bu çekimleri de, o çok eğlenceli ve oyuncaklı ve her köşesinden sürpriz fırlayan (pin-pon masası, langırt, masaj yatakları vs. vs.) şirketlerinin garajında yaptık.
ben işte böyle adamları 
seviyorum. sıfır kompleks.
uyumlu, neşeli, enerjik, komik. "

devamını mutlaka okuyun .

(bkz: pazar okuması )
(bkz: ayşe arman )
(bkz: yemek sepeti )
semazentavsan semazentavsan
"-çünkü ortada bir başarı varsa, bunu hep beraber gerçekleştirdik."

27 milyon doları 114 çalışana dağıtmasının altında yatan sebebi açıkladığı şu cümleden sonra diğer tüm patronları onun, öö, şey, elini öpsün.
stairwaytojames stairwaytojames
özel hayatında gayet tatlı dilli biri iken iş hayatında esip gürleyen sinirli patron rolünü oynadığı söylenmektedir kendisini yakından tanıyan kişiler tarafından.
ofansif sol bek ofansif sol bek
tescilli ırkçı, faşist rıza kayaalp'e olimpiyatlarda bayrak taşıtılmasına oldukça sert bir tepki göstererek takdirimi kazanan trabzonspor başkan yardımcısı. son yıllarda böyle bir tepkiye alışmamıştık. biz "ermeni takımı mıyız, rum takımı mıyız? bu ayrımcılık neden" diyen ibrahim hacıosmanoğlu'ların, "darbeci p..lerin karıları milletin ganimetidir" diyen veysel taşkın'ların utançtan yerin dibine soktuğu insanlardık. trabzonspor camiasından böyle bir tepkinin gelmesi o yüzden beni sevindirdi.

ofansif sol bek ofansif sol bek
bugünkü alanyaspor maçı ile ilgili teknik ekibe, futbolculara, başkana, yönetime herkese ama herkese çok şey söylenebilir. ama ben esas nevzat bey'e bir kaç söz söylemek istiyorum. sezon öncesinde "çok muhteşem scout ekibimiz var, her oyuncuyu didik didik ediyoruz" falan diyordu. o çok muhteşem (!) scout ekibinin bulduğu oyuncular sahada rakibi izliyorlar. dört maçta yenen altı gole karşılık, atılan sadece iki gol var. dört maçta sadece bir galibiyet ve üç mağlubiyet var. ligin dibine demir atan bir takım var. ve hepsinden kötüsü, hırssız, vurdumduymaz, beceriksiz, gamsız bir futbolcu topluluğu var.hakikaten muhteşem bir scoutinge sahipmiş trabzonspor. bravo.
1 /