üfleyerek çalınan bir türk müzik aleti. bu aletten ses çıkarmak oldukça zordur, her baba yiğidin harcı değildir. güzel çalındığında ise çok etkileyici bir sese sahiptir.
ney
bir rivayete göre sultan ikinci mahmud, padişah olduğu dönemde yaptırdığı un kapanı köprüsü civarında dolaşırken bir ses duyar ve olaylar gelişir...
-vezir, sen de duyuyon mu sesi? ne kadar da lâtif.
-evet, haşmetlim.
-ney lan bu?
-evet, haşmetlim. ney
-siktir git, asın bu pezevengi.
-vezir, sen de duyuyon mu sesi? ne kadar da lâtif.
-evet, haşmetlim.
-ney lan bu?
-evet, haşmetlim. ney
-siktir git, asın bu pezevengi.
(bkz: mesnevi) (ilk 18 beyit)
duy şikayet etmede her an bu ney,
anlatır, hep ayrılıklardan bu ney.
der ki feryadım kamışlıktan gelir.
duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
ayrılıktan parçalanmış, bir yürek,
isterim ben, derdimi dökmem gerek
kim ki aslından ayırmış canını,
öyle bekler, öyle vuslat anını.
ağladım her yerde hep ah eyledim.
gördüğüm her kul için dostum dedim.
herkesin zannında dost oldum ama,
kimse talip olmadı esrarıma.
hiç değil feryadıma sırrım uzak,
nerede bir göz, nerede bir can kulak.
aynadır ten can için, can ten için.
lakin olmaz can gözü her kimsenin.
ney sesi tekmil, hava oldu ateş,
hem yok olsun kimde yoksa bu ateş.
aşk ateş olmuş dökülmüştür neye,
cezbesi aşkın karışmıştır meye.
yerden ayrı dostu ney, dost kıldı hem.
perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
kanlı yoldan ney sunar hep arzuhal,
hem verir mecnunun aşkından misal.
ney zehir, hem panzehir ah nerede var?
böyle bir dost, böyle bir özlem var.
sırrı bu aklın, bilinmez akıl ile,
tek kulaktır müşteri, ancak dile.
gam dolu günler, zaman hep aynı hal.
gün tamam oldu yalan yanlış hayal.
gün geçer, yok korkumuz her şey masal.
ey temizlik örneği sen gitme kal.
kanar her şey tek balık kanmaz sudan.
gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.
olgunun halinden anlar mı ham?
söz uzar kesmek gerektir ves-selam
(bkz: mevlana)
duy şikayet etmede her an bu ney,
anlatır, hep ayrılıklardan bu ney.
der ki feryadım kamışlıktan gelir.
duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
ayrılıktan parçalanmış, bir yürek,
isterim ben, derdimi dökmem gerek
kim ki aslından ayırmış canını,
öyle bekler, öyle vuslat anını.
ağladım her yerde hep ah eyledim.
gördüğüm her kul için dostum dedim.
herkesin zannında dost oldum ama,
kimse talip olmadı esrarıma.
hiç değil feryadıma sırrım uzak,
nerede bir göz, nerede bir can kulak.
aynadır ten can için, can ten için.
lakin olmaz can gözü her kimsenin.
ney sesi tekmil, hava oldu ateş,
hem yok olsun kimde yoksa bu ateş.
aşk ateş olmuş dökülmüştür neye,
cezbesi aşkın karışmıştır meye.
yerden ayrı dostu ney, dost kıldı hem.
perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
kanlı yoldan ney sunar hep arzuhal,
hem verir mecnunun aşkından misal.
ney zehir, hem panzehir ah nerede var?
böyle bir dost, böyle bir özlem var.
sırrı bu aklın, bilinmez akıl ile,
tek kulaktır müşteri, ancak dile.
gam dolu günler, zaman hep aynı hal.
gün tamam oldu yalan yanlış hayal.
gün geçer, yok korkumuz her şey masal.
ey temizlik örneği sen gitme kal.
kanar her şey tek balık kanmaz sudan.
gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.
olgunun halinden anlar mı ham?
söz uzar kesmek gerektir ves-selam
(bkz: mevlana)

#96197 ·
· 89
insanı özüne döndüren kusursuz çalgı, yaşamın sırrını sölediğine inanılır.
`http://www.turkmusikisi.com/calgilar/ney/ney.ht1.jpg`
`http://www.turkmusikisi.com/calgilar/ney/ney.ht1.jpg`
onüç adet çeşidi olan ve ilk başlayanlar için 'ya sen çatlarsın yada neyi çatlatırsın' denilen akıl almaz musıki çalgısı.ayrıca ney çalınmaz üflenir.
onüç çeşidin sekizi ana ses beşi ara sestir.
bolâhenk nısfiye (ana âhenk)510-525 mm
bolâhenk-sipürde mâbeyni (ara âhenk)
545-560 mm
sipürde (ana âhenk)
580-595 mm
müstahsen (ara âhenk)
615-630 mm
yıldız (ana âhenk)
645-665 mm
kız (ana âhenk)
685-705 mm
kız-mansur mâbeyni (ara âhenk)
740-760 mm
mansur (ana âhenk)
775-800 mm
mansur-şah mâbeyni (ara âhenk)
825-850 mm
şah (ana âhenk)
865-890 mm
dâvud (ana âhenk)
900-930 mm
dâvud-bolâhenk mâbeyni (ara âhenk)
960-990 mm
bolâhenk (ana âhenk
onüç çeşidin sekizi ana ses beşi ara sestir.
bolâhenk nısfiye (ana âhenk)510-525 mm
bolâhenk-sipürde mâbeyni (ara âhenk)
545-560 mm
sipürde (ana âhenk)
580-595 mm
müstahsen (ara âhenk)
615-630 mm
yıldız (ana âhenk)
645-665 mm
kız (ana âhenk)
685-705 mm
kız-mansur mâbeyni (ara âhenk)
740-760 mm
mansur (ana âhenk)
775-800 mm
mansur-şah mâbeyni (ara âhenk)
825-850 mm
şah (ana âhenk)
865-890 mm
dâvud (ana âhenk)
900-930 mm
dâvud-bolâhenk mâbeyni (ara âhenk)
960-990 mm
bolâhenk (ana âhenk

#144566 ·
· 87
ruhunu okşayan sesiyle ürpertir insanı.

#144576 ·
· 86
şahsen pek dinlemesem de bir üstad, ömer faruk tekbilek çalarken pekala dinlenilebilir.
sazdan yapılan ney hikayeye göre diğer sazlardan, rüzgardan, özgürlüğünden ayrıldığı için sesi öyle acı, buğulu çıkarmış.

#161470 ·
· 88
1-1,5 sene içinde hayatımın vazgeçilmezlerinden olmuş muhteşem müzik aleti
ilk olarak kimin yaptığını ve yapıtından nasıl sabırla ses çıkarmaya çalıştığını merak ettiğim enstrüman
hz.muhammed insanlık için önemli olan bir sureyi kimsenin bilmemesi gerektiği halde yalnızca hz.ali'ye söyler. hz. ali bu sureyi uzun bir sureden kimseye bahsetmez. ancak bu büyük yük onu ezmaktedir. birine söylese biraz da olsa rahatlayacaktır. sonunda bir çölün ortasındaki kör bir kuyuya bağırarak bu sureyi okur. surenin etkisiyle kuyu cana gelir. coşkun akışa geçer. etrafı sulak bir arazi olur. burada kamışlar yetişir. bu kamışlar toplanır. uygun olanlarının içi boşaltılır. 7 tane delik açılır. aralıklarına çok dikkat edilir. bu sazın etkileyici sesinin de ilahi kaynaklara dayandığı söylenmektedir.
(bkz: ilhan barutçu)
arkın allen'ı ilk tanıdığım zamanlar elinde görüp tanıdığım, sonrasında ise cahilliğimden dolayı kendimi kınamama sebep olan insansı enstrüman..
sesi insan sesine en yakın olarak kabul edilen müzik aleti
sümer toplumunda mö 5000 yıllarından itibaren kullanıldığı sanılan bu çalgı.çalgının o dönemlerde de dinsel törenlerde kullanıldığı sanılmaktadır. assomption rahiplerinden thibaut un esrârengiz, cezbedici, tatlı ve âhenkli bir ses diye tanımladığı ve şu şekilde şiirleştirdiği ney sadâsı, her dönemde insanları derinden etkilemiş, özellikle dinsel duyguları çağrıştırmıştır.
kamışların üzerinden geçerken,
kuşları uyandırmaya korkan tatlı bir meltemin kanat çırpınışları.
sadâsından gelen bu özellik neyi, ilişkide bulunduğu her toplumda önemli bir çalgı haline getirmiştir. türklerin islâmiyeti kabûl ile birlikte kullanmaya başladıkları ney, xlll. yüzyıldan itibaren islâm tasavvufunun sembolü haline gelmiştir. bunda bu yüzyılda yaşamış büyük mutasavvıf, filozof , şâir ve velî mevlânâ celâleddin-i rûmî nin rolü büyüktür.
kamışların üzerinden geçerken,
kuşları uyandırmaya korkan tatlı bir meltemin kanat çırpınışları.
sadâsından gelen bu özellik neyi, ilişkide bulunduğu her toplumda önemli bir çalgı haline getirmiştir. türklerin islâmiyeti kabûl ile birlikte kullanmaya başladıkları ney, xlll. yüzyıldan itibaren islâm tasavvufunun sembolü haline gelmiştir. bunda bu yüzyılda yaşamış büyük mutasavvıf, filozof , şâir ve velî mevlânâ celâleddin-i rûmî nin rolü büyüktür.