nick vermeden laf sokan korkaklar ordusu

1 /
a sami bayraklı a sami bayraklı
bu korku dağlarının esirleri veya patronları, patroniçeleri olan yüreksiz insanlar. her an her dakika yazdıkları her kelimede ve her hecede birilerini hedef almayı seçen ve seven fakat bir türlü yiğitçe kılıçlarını çekip de sana söylüyorum diyemeyen hamuruna cesaretin c'si katılmamış varlıklar.

size sesleniyorum size, sorsak mangalda kül bırakmazsınız, asıp keser, uçar kaçarsınız. aynen eminim hepiniz bir gram bile hakkınızı yedirmezsiniz xd ee nedir bu korku dağlarının ardına gizlenip de yazı yazma hali. kimden ve neden çekiniyorsunuz? yaşınız el vermiyor da bu yaştan sonra uğraşamam mı diyorsunuz yoksa yüreğiniz mi yetmiyor? kime ne diyorsanız açık açık söyleyin ve ağız tadıyla bi nickaltı savaşı çıksın artık. herkes eteğindeki taşları döksün ve adil bir kapışma olsun.

ben burayı yeniden eskiden olduğu gibi mert insanların diyarı haline getirme çabamdan bir gün bile şaşmayacağım. ülkümüz budur. mücadelemiz son nefes, son nefer, son damla kana kadardır. mücadelemiz milliyetçi türkiyeye turana kadardır.
the red queen the red queen
asıl korkaklık chat odalarında, mesaj gruplarında insanların arkasından sallamaktır. mertlik kelimesi cümlede kullanılınca gerçekten mert olunmuyor.

ek: zekasi cocuk a sami teyze diyebilir. teyze lafina itiraz ettigimde 5 yas zekasinda oldugundan haberim yoktu, yetiskin saniyordum. kulislerde mesajlarda insanlara gaz verip kosede cekirdekle bekleyenler cesaret diyor ya.
a sami bayraklı a sami bayraklı
püüü koskoca ordunun ismini sormuşlar bir de omurgasız denmiş. sözlüğün %70inin ismini nasıl veriyim ben. yine de mertçe isim verilmiş ama. takdir edilesi bir olay, kabul ediyorum.

haa bir isim ver denirse de bana alınmayacağını bildiğim, eli öpülesi insan, saygı duyduğum şahsiyet, sözlüğümüzün biricik teyzesi the red queen derim. nerede girisini görsem bi gerginlik, bi laf sokma hali, isimsiz laf yetiştirme telaşı. dediğim gibi bana alınmayacağını bildiğim için ve bana olan sevgisine güvenim tam olduğu için onun ismin verdim yoksa başka yapan da vardır illa.
plupin plupin
ben bu noktada rapçi dostlarımızdan esinlenerek oluşturulacak bir modelin işlevselliğini savunuyorum.







misal şu şarkı; "burdan yarak desem hamza, şimdi validen domalır." diye çarpıcı bir girişle başlıyor. nick değil isim verilmiş, peki ne verilmemiş? hiçbir soru işaretine yer verilmemiş. dinleyen yarak deyince kimin validesi domalıyor? bu laf bana mı? gibi tedirginlikler içinde şarkıdan kopmuyor, tüm dikkatini verilmek istenen mesaja kanalize ediyor. peki verilmek istenen mesaj nedir? "mesafeler aşka engel değildir."

bana diss atmak isteyenler için de mekanım urfanın süleymaniye semti. kısaca teksas da diyebilirsiniz. okkkkey?
frijit bardot frijit bardot
(bkz: a sami bayraklı)

tek kişilik bir ordu sayılır mı? avaneleriyle belki evet. isim vermeden belli bir kesime veya kişiye, çok incitmeden, belli de etmeden, kelime cambazlıklarıyla süslediği girileriyle mesajlar vermekten geri kalmıyor. bir de isim vermeyerek, eleştirdiği şeyi kendi yapıyor.

aman ali rıza bey düsturuyla hareket etmeyi bırak, sonra başkasına gereken iğnelemeyi yaparsın sami. senden gerçekten utanıyorum.
lorquet lorquet
akalın reyiz yıllar önce bu konuyu hegelci bakış açısıyla ele almıştı.
buyrun;


alışır sandın olanlara,
yüreğe geçmez aşkın korkusu.
ne denir sona kalanlara,
seni bekler bak yalnız ordusu.
mua-zzam...
1 /