night of the living dead

dengesiz çay tabağı dengesiz çay tabağı
korku,komedi tadında izlediğim zombi filmleri arasında en dikkat çekeni.finali güzel olmuş,değişik bir tad bırakmış dedirten.zombiye dönüşmelerinin ardından uygulanan makyaj acayip ilgi çekicidir,kötü desen kötü değil,iyi desen o hiç değil.o zamanın şartlarını düşünecek olursak oldukça başarılı olduğunu düşünmek elbette mümkün.filmin sonunda sosyal mesajın da iliştirilmesi ve bir zombi filminin içinde hiç göze batmamasıda ayrı bir ilginç yönü olmuştur bana göre.
balıkçı balıkçı
üçlemenin bence en iyi filmidir. her ne kadar dawn of the dead de bu film kadar ilgi görse ve sevilse de, night of the living dead hem gerilim hem de sosyal mesaj açışından başarılı. aslında bu film bence "korkunç zombi"lerden ziyade kapalı alanda kalmış birbirini tanımayan insanların oluşturduğu küçük sosyal bir gruptaki uyumsuzluklardan oluşan gerilimi anlatıyor. güç savaşı, karı koca çatışması, kim hakli kim haksiz tartışması, sevdiğini ve çocuk öldürme, vs...

kapalı bir alanda dışarıdaki yaratık/zombi/vs'lerden korunmaya çalışırken tahtalar arasından içeri girmen zombi klişesi (en güzel örneklerinden bir tanesi kanımca 28 weeks later filminin açılış sahnesidir), sevdiğini ve çocuk öldürme klişesi (onları artık sevdiğin insan değil, sen öldürmesen onlar seni öldürecek, vs gibi alt klişeleri de var) gibi olayları film literatürüne kazandıran bir eser. ayrıca sanırım zombi filmerinin referans noktası da bu filmdir. zombi tanımı yine bu filme göre yapılmıştır.

onun dışında filmi ve yapıldığı seneyi incelersek. 1968 senesi amerikadaki çiçek çocukların senesi, vietnam savaşı var, komünist ve nükleer bomba korkusu var. bu bağlamlarda bakıldığı zaman filmi çözümlemek çok zor değil. zombiler radyasyondan dolayı canlanıyorlar. aynı zamanda aptal, öldürmesi kolay, insanları yemek için öldüren bir topluluk var karşımızda.

ilk izlediğim anda "ahanda amerikaliların korktukları komünistler ve radyasyonun kötü etkileri" dedim. aynı zamanda evi düşünürsek: kapalı bir ortam (özellikle evin bodrum kati) aynı nükleer bombadan korunma sığınakları gibi. ayrıca ırkçılık da filmde konu olan amerikan olgularından bir tanesi.

filmde kadınların pasiftir. grubun "lideri (lider kelimesi ne kadar doğru bilemeyeceğim) gruptaki tek siyahıdır ve nispeten daha mantıklı konuşur (ki aslında belki o panik haldeki baba figürünü dinleselerdi kurtulabileceklerdi). zencilerin grubun mantıklısı olmaları daha sonraki iki filmde de karşımıza çıkacak bir olgu ve her filmde grupta tek bir zenci vardır.

neyse yorumlar tamamen kişisel, kaçırdığım ve belki yanlış olan noktalar olabilir.

bir de üçlemedeki bütün filmlerin yeniden çekimi mevcuddur.

ayrica 3. film:
(bkz: day of the dead)
tat mahal tat mahal
george romero nun zombiler üzerine yaptığı üçlemesinin 1968 yapımı ilk filmi. zombilerden kaçan orta sınıf yapının bir çiftli evine saklanmasıyla başlayan filmde genç kızın zombi haline gelerek aile yaşantısında ne kadar yıkıcı bir etki yarattığı gösterilir. bu olayın evin bodrumunda olması bilinçaltının metaforu olarak görülür. filmin en ilginç yönü beyaz bir erkeğin etik ve cemaat dışı davranışlarından dolayı siyahi birisi tarafından vurulmasıdır. bu neredeyse sinemsal bir devrim olarak görülür zira o zamana kadar bir siyahın beyazı mazur gösterilecek bir nedenden dolayı vurması gösterilmemiştir. burada zombilerin nixon gibi muhafazakar liderlerin peşinden körü körüne giden sessiz çoğunluğun simgesi olduğu da belirtilmektedir.
futurelavirs futurelavirs
george a. romero'nun zombi üçlemesinin ilk halkası. film 1968 yılında çekilmiş olmasına rağmen siyah beyaz oluşu ve kontrastı nedeniyle 1800'lerde çekilmiş zannı yaratacak kadar orjinal tabi hemen filmin başında yer alan arabaları saymazsak.

80'ler boku çıkan seri zombi filmlerinden bıkan ve farklılık arayanlar için güzel bir siyah beyaz deneyseli.


ınvocacionydanza ınvocacionydanza
piyasadaki neredeyse tüm zombi filmlerini izlemiş biri olarak ilk sıraya yazdığımı belirtmek isterim. üzerine daha film yapılmadı. george romero sen de olmasan. bu arada yine romero'dan dawn of the dead'i (78) öneririm. zombi severler siz romero'dan ilerleyin direkt.