nihansın dideden

1 /
entropik entropik
hacı faik bey'in rast makamındaki eseridir.sözleri aşağıdaki gibidir...

nihansın dideden ey mest-i nazım
bana sensiz cihanda can ne lazım
benim sensin felekde çaresazım
bana sensiz cihanda can ne lazım

sezadır matemim tutsa felekler
bana insan değil ağlar melekler
hevaya gitti hep bunca emekler
bana sensiz cihanda can ne lazım
madbrother madbrother
adnan menderes'in en sevdiği şarkı.

"şarkının derin manasını idraki içinde mazi perde perde sanki açılıyor ve her şey önüme seriliyordu. evet menderes'in en sevdiği şarkı bu idi. ne garip , sanki merhumun kader çizgisinin hülasası bu şarkının içinde!"

(av. orhan cemal fersoy-adnan menderes ve fatin rüştü zorlu'nun avukatı)
kayser sozer kayser sozer
her ne kadar nostaljik, masum, uhrevi ve bi yanıyla bize o eski bayramları, sevgileri, dostlukları, nasıl desek vefa, edep, haya gibi kavramları hatırlatan samimi bi dilek gibi görünse de, günümüzdeki postmodern versiyonuyla bambaşka noktaları işaret eden bi günah açacağı, kışkırtıcı bi etek altı traşı, daha doğru bi ifadeyle söylecek olursak yemek kitabı arasına saklanan seks romanı çığırtkanlığı.

kaşıktan jokej pozisyonuna geçerken ara name olarak dinlediğim bi müzik. partnerimle birebir uyum sağladığımızdan postalar arasındaki evreleri traditonal bi havada geçeriz. bu tahrik düzeyimizi artırır, ezginin ve melodinin verdiği iç huzur, manevi duygular, dinginlik, ikimizin de tekrardan şeytani havaya girmesini, seks, şiddet, ahlaksızlık gibi zıt kavramların böyle bi atmosferde çok daha canlı kalarak uyarılma süremizi uzatmasını "ohhh işte bu. asians. adults. heyy give me five" gibi anlamsız orgazm sesleriyle kutlar, boşaldıkça büyür, büyüdükçe çoğalır, çoğaldıkça terleriz. sonra birbirimizin terlerini göbek deliklerimizde lifle toplayarak yalarız. timur selçuk da dinleriz bazen.
nina nina
makam : rast
usul : curcuna
müzik : hacı faik bey

nihansin dideden ey mest-i nazim
bana sensiz cihanda can ne lazim
benim sensin felekde çaresazim
bana sensiz cihanda can ne lazim

sezadir matemim tutsa felekler
bana insan değil ağlar melekler
hevaya gitti hep bunca emekler
bana sensiz cihanda can ne lazim
speedy gonzales speedy gonzales
giden sevgilinin değil yitirilen bir evladın ardından yazılmış.

sezadır matemim tutsa felekler
bana insan değil ağlar melekler

abidik gubidik bir düzenlemeyle, pabucumun solistlerinden değil de ehil bir icracıdan denk gelir de dinlerseniz fena sarsıyor.
akılfikirdükkanı akılfikirdükkanı
fasıl yapılan yerlerlerde peçeteye en çok yazılan şarkıdır. diğerleri, bu akşam bütün meyhanelerini, huysuz ve tatlı kadın, agora meyhanesi, lale devri çocuklarıyız biz, tuti mucizeyi guyem. nedeni bilmemekten kaynaklanır bu şarkıların istenmesi başka hiç bir şeyin bilinmemesinden yahut hatırlanmamasından kaynaklanır. bir kısmı eski bile değildir.
renkler renkler
erkin koray ve yeraltı dörtlüsünün 1970 yılında çıkardığı 45'lik. plağın diğer yüzünde belki birgün anlarsın var. enteresanlıkta sınır tanımayan erkin koray, 1970'te de olsa "ben farklıyım!" der, nihansın dideden gibi ağır bir türk sanat musikisi eserini süper eğlenceli bir rock şarkısı haline getirmiş, tabii şarkının başındaki diyaloglar anılmadan geçilmemelidir.:

yeraltı dörtlüsü hep bir ağızdan sarhoşlar gibi nihansın dideden'i söylemektedir:

yeraltı dörtlüsü: nihaaansıııııın diiidedeeeeen.... ey deeeestiiii naaaazııııım! (aradan temposuzca çalınan davul ve zil sesleri gelmektedir: dup dup dup tıs! tıssssss!)

erkin koray (sinirli bir şekilde, onları susturmaya çalışır): yeter! yeter! yeter! yeteeer! yeteeeeeeeeer!.... yeter! aydın ses ver!
aydın: dan dan dan dan dan dan dan! (bas gitar sesi, komiktir.)
erkin koray: (gülerek) çok mersi canım, sedat ses ver!
sedat: dup tı tı dup tısss!
erkin koray: allah bateristlere bak! ataman,
ataman: dın dın dın dın dın
erkin koray: çoook harika! (sonra elektro gitarıyla bir riff verir.)
erkin koray: en güzeli benimki başlayabiliriz!

başlarlar. oturun dinleyin gari.
löpürgül löpürcan löpürgül löpürcan
bir annenin ağzından savaşta kaybettiği evladına yakılmış ağıttır aslında. sözleri bu düşünce ile okunursa daha da anlam kazanmaktadır.

sezadır matemim tutsa felekler
bana insan değil ağlar melekler
hevaya gitti hep bunca emekler
bana sensiz cihanda can ne lazım..
pırlanta pırlanta
son derece melankolik bir eser olmasına rağmen, biricik sevdiceğin ismini hatırlatmasıyla gönülde hoş bir seda bırakıyor. onun hayatıma kattığı güzelliklerden küçük bir kuple sadece..




dinleyince rakı da istiyor canım yahu.. ama bir yandan da..

''bana sensiz masada rakı ne lazım..''*
1 /