nihat özdemir

1 /
paleface paleface
bir dönem efendiliğiyle kendisine hayran bırakan ancak son 1 sene içerisinde mutasyon geçirip tuhaflaşan fenerbahçe inşaat ve turizm ltd şti. başkan vekili...

ayrıca her ne hikmetse; bir yandan delikanlılık yapmaya çalışırken diğer taraftan da yusuf yusuf nidaları ortalığı kasıp kavurmaktadır. kendisinin konuşmalarından birkaç örnek vermek gerekirse;

"lig tv'de yayınlanan maraton programının yorumcusu erman toroğlu tarafından dün akşam bjk çaykur rizespor maçı ile ilgili yapılan yorum da konunun hangi boyuta geldiğinin anlaşılması açısından son derece önemlidir."

ey nihat özdemir, 2 hafta önce değil miydi, murat özaydınlı isimli amigo yöneticinizin lig tv'de yayınlanan maraton programına bağlanıp erman toroğlu'nu yerden yer vuran, "siz görevinizi yapın, sadece pozisyonları yorumlayın" diye, şimdi çıkıp nasıl olur da aynı erman toroğlu'nu referans gösterirsiniz? işte bu zihniyet "beni seç, beni seç" zihniyetidir... sizi haksız da olsa kayırsa -ki; bjk-rize maçının hakemi hakikaten rezaletti, beşiktaş'a müsamaha gösterdi, ancak bobo'nun pozisyonunu da baki'nin pozisyonundan önce kesti, yerden yere vurduğunuz vedat yüksel de fb-bjk maçını fb lehine katletmişti- referans alın, haklı bile olsa eleştirisinde "sen işine bak erman" hakikaten çok delikanlısınız... aynı şekilde sizin referans verdiğiniz erman toroğlu 2003-2004 sezonunun son programında canlı yayında şu sözü etti; "evet fenerbahçe itilmedi ancak, beşiktaş'ın önü ciddi şekilde kesildi, 13 puanı hakemler tarafından çalındı" bunu da referans göstersene ey nihat özdemir?

"sayın yıldırım demirören ve sayın levent erdoğan yaklaşık 3 haftadan beri ısrarla kendilerinin şampiyon olacaklarını söylemektedir. sayın demirören'in bu açıklamaları yaptığı tarihe, onun öncesindeki görüşme ve temaslarına bakacak olursak bu mesajların masumane motivasyon mesajları olmadığı açıkça görülebilmektedir."

ey nihat özdemir, 2003-2004 sezonunda 8 puan gerideyken aziz yıldırım "biz şampiyon olacağız" dediğinde "başkan sen ne diyosun ya?" niye diyemedin, aziz yıldırım'ın o dönemki açıklaması nasıl yanlış sa yıldırım demirören'in açıklaması da yanlıştır ancak; 3 sene önce aynı açıklamayı siz yaptınız, yıldırım demirören de, çıktı "ben aziz yıldırım hangi duygularla aynı konuşmayı yapmışsa, ben de aynı duygularla yaptım, takımıma güveniyorum" dedi. şimdi demek ki; aziz yıldırım hamaset içinde, gaflet içinde "bir şeyleri bildiği için" açıklama yapmış... aynı şekilde aziz yıldırım'ın açıklamasından sonra, samsunspor maçı -ki; 5 kırmızının 4'ünün arkasındayım ancak cem papila denen hakem müsveddesi o maçtan sonra hiçbir zaman o standardta muhteşem maç yönetmedi, o sezonki fb-gs derbisi dahil- ankaragücü maçı, elazığspor maçı, diyarbakırspor maçı... bu süreci de yargılasana ey nihat özdemir?

"anlaşılıyor ki geçen sezon denizlispor maçı ile sonuçlanan süreç bu sezon yeniden farklı bir kurgu ile bir kez daha sahnelenmektedir."

ey nihat özdemir, altıpastan appiah o golü kaçırmasaydı ne olacaktı?

"mhk derhal harekete geçerek üzerlerinde genel bir şüphe oluşan vedat yüksel ve aytekin durmaz'ın hakemlik müessesesi ile ilişiğini kesmeli ve bu suretle ligin geri kalan bölümünde görev alacak hakemlere uygun duruş konusunda mesaj vermelidir."

ey nihat özdemir; sen kimsin ki; bir hakemi, o hakem hatalı da olsa, haklı da olsanız, hakemlikten atılmasını emredebilirsin?
aytekin durmaz baki'ye kırmızıyı çıkaramadığı için mi atılmalı? peki, ligin ilk yarısında karate filmlerinin 9 milimetrelik metrajından fırlayıp, ibrahim üzülmez'e uçan tekme atan lugano'yu gözünün önünde atmayan vedat yüksel'in o dönem atılması gerektiğini zikretmedin? neymiş, tümer'in penaltısı verilmemiş, vedat yüksel o yüzden gitmeliymiş... ligin başından beri lugano'yu defalarca atmayan hakemler de bıraksınlar, appiah'ı atmayan hakemler de bıraksınlar, onlar kolladı mı fenerbahçe'yi?

"bir kısım tff yönetim kurulu üyelerinin kişisel meselelerini görevlerinin önüne geçirmiş olması yukarıdaki örnekte de olduğu gibi tuhaf hakem atamalarına ve atanan hakemlerin şampiyonluk ve küme düşmeye tesir eden nitelikte kararlar vermesine kadar varabilmiştir."

ey nihat özdemir; madem o kadar delikanlısın, bu "bir kısım" yönetim kurulu üyelerinin ismini ver, hem tff bir şey yapsın diyorsun, hem de kendin isim vermiyorsun... sen bir kulübün 2. adamıysan öyle suyu bulandırıp, bulanıklıktan medet ummayacaksın, bir şey biliyorsan çık söyle, bilmiyorsan ötme...

ey nihat özdemir, senin artık futbol kamuoyu önünde pul kadar değerin kalmamıştır... o kadar yuvarlak cümleler kurmuşsun ki; batağın içine giriyorsun... ikisi de yanlış o çok ayrı bir konu ama sen yapınca takıma inanma, öteki yapınca "bir operasyon var bu işte" şekip mosturoğlu denen zat da çok iyi biliyor ya bazı şeyleri o hazırlamıştır sen de okudun tabi... ama yanlış yaptığınız bir şey var, sizin görmezden geldiğiniz şeyleri halk bilmiyor zannediyorsunuz... artık fenerbahçe panik sürecine girmiştir, tıpkı, 2003-2004 sezonunda beşiktaş'ın girdiği gibi, inancını yitirmiştir, beşiktaş'ın da bazı maçlarında bariz hakem hataları olduğunda camiada "bizi şampiyon yapmayacaklar" korkusu baş göstermiş ve takım inanılmaz düşüş göstermiştir... şimdi de fenerbahçe öyle, volkan ballı kadroyu onayladığı için imza atar, şekip mosturoğlu'nun haberi olmaz artist artist iş yapmak için sivas maçının tekrarını isterler komik bir şekilde, kayseri futbol olarak ezer, tıpkı rize'nin beşiktaş'ı ezdiği gibi, ondan sonra vedat yüksel bıraksın, aytekin durmaz bıraksın... işte bu ecelin nefesi ey nihat özdemir... yusuf yusuf nidaları artık çok net duyulmakta... korku başladı... nabız artıyor, tansiyon yükseliyor... sen 100. yıl kadrosu kuruyorum diyerek sirk yarat, takımın top oynayamasın, taraftarını kahretsin, sonra çık bizim önümüz kesiliyor... eğer bu ligde bir kesme olduysa bunun en acısı ve kanlısı 2003-2004 sezonunda oldu... o kanı da siz içtiniz ey nihat özdemir... fenerbahçe camiasının antipatik olmasını sağladığınız ve herkesi fenerbahçe'ye düşman edip, fenerbahçe'nin altını oyduğunuz için kendinizden utanmalısınız... yazıklar olsun ey nihat özdemir... öyle ki; artık sayın ifadesini bile kullanamıyoruz...
paleface paleface
yıldırım demirören denen -maalesef- beşiktaş başkanı tarafından iddialarını ispatlamaya davet edilen, ayrıca da mhk başkanı mustafa çulcu tarafından da yalanlanan kişidir.

not: yalanlanması şu yöndedir, nihat özdemir atamalardan önce mustafa çulcu'yu aradığklarını iddia etmiştir, mustafa çulcu ise atamalar olduktan sonra arandığını belirtmiştir.
8844455 8844455
3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçı sonrası basın açıklamasında "şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkan ilk türk takımı olma" iddiası için kendisine tavsiyem yıldız transferleri roberto carlos'a gidip bir sorsun bakalım 2000-2001 futbol sezonunda real madrid forması giyerken çeyrek finalde kimle oynamışlar ve rakip sahada oynadıkları ve 2-0 öne geçip 3-2 kaybettikleri ilk maçta kendisini şebek eden rakip sağ bek oyuncusu kimmiş?

(bkz: fatih akyel)

ayrıca nihat özdemir gibi türk futbol tarihi bilgisi eksikliği çekenler için bilgi tazeleyelim:

galatasaray futbol takımı, "şampiyonlar ligi" olarak adlandırılan kupada;

- 1993-1994 sezonunda, o zamanki formatıyla çift maç usulü eleme olarak oynanan birinci turda (evet, "ön eleme" değil) "corc city" takımını, aynı formatla oynanan 2. turda "manchester united" takımını eleyerek, 4'erli 2 grup halinde oynanan 3. tura kalma başarısını göstermiştir. bu da son 8 takıma kalmak demektir ve son 8 takım arasındaki tura da bugün futbol literatüründe "çeyrek final" denir... (son 8)

- 2000-2001 sezonunda 32 takım arasında 4'erli gruplar halinde oynanan ilk turda strum graz'ın ardından rangers ve monaco'nun önünde, 8 puanla ikinci olarak yine 4'erli 4 grup halinde oynanan 2. tura katılma hakkı yakalamıştır. 2. turda deportivo'nun ardından 10 puanla milan ve psg'nin önünde 2. olarak çeyrek finale katılma hakkı kazanmıştır. iki maçlı eleme usulü oynanan çeyrek finalde ise real madrid ile eşleşmiş, en yukarıda da bahsettiğim ilk maçta kendi sahasında ilk yarıyı 2-0 geride kapattığı maçı 3-2 kazanmış, deplasmanda ise 3-0 kaybederek elenmiştir... (son 8)

- 2001-2002 sezonunda yukarıda açıkladığım bir önceki sezonla aynı formatta oynanan kupada 1. tur gruplarında nantes'ın arkasından 10 puanla psv ve lazio'nun önünde ikinci olarak 2. tura çıkmıştır. 2. turda grupta barcelona, liverpool, ve roma'nın ardından 5 beraberlik ve 1 yenilgi ile 5 puanla son sırayı alarak elenmiştir... (son 16)

bunu dışında türk takımlarının "şampiyonlar ligi" olarak adlandıralan kupada ön elemelerden sonra gelen ilk turu geçtiği görülmemiştir. ancak format gereği birinci turların önemi farklılaşmıştır. şöyle ki, fenerbahçe bu sezon (2007-2008) gruplardan ikinci tura çıkarsa son 16 takım arasında girecektir. fakat fenerbahçe, 1996-1997 sezonunda ön elemelerden sonraki 1. turu 4'erli 4 grup halinde oynanırken şampiyonlar ligi'ne katıldığında son 16 takım arasında zaten girmiştir. aynı şekilde 1994-1995 sezonunda da galatasaray son 16 arasına girmiştir. ayrıca 1997-1998 sezonunda galatasaray ve beşiktaş, 1998-1999 yılında ise sadece galatasaray 4'er takımlı 6 grup halinde oynanan şampiyonlar ligi 1. tur gruplarına katılarak ilk 24 takım arasında girmiştir...

ayrıca bilindiği gibi şampiyonlar ligi ismi ilk kez 1992-1993 sezonunda kullanılmıştır, aslında 1955-1956 sezonunda başlayan "şampiyon kulüpler kupası" olarak adlandırılan uefa organizasyonunun devamıdır (1955'den önce oynanan avrupa kupası'nı uefa kabul etmemektedir.) ve bu isim bir önceki sezonda "denemesi" yapılan grupların kupa formatına eklenmesi nedeniyle koyulmuş bir isimdir. yani, aslında teknik olarak "şampiyonlar ligi", "şampiyon kulüpler kupası" isimli organizasyonun grup halinde oynanan turlar eklenmiş halidir. zaten uefa resmi sitesinde de "şampiyon kulüpler kupası" istatistikleri "şampiyonlar ligi" bölümünün tarih kısmında verilmiştir. bu açıdan düşünerek bakarsak:

galatasaray futbol takımı şampiyon kulüpler kupası'nda;

1988-1989 sezonunda yarı final (son 4),
1962-1963, 1969-1970 sezonlarında çeyrek final (son 8)

oynama başarısını göstermiştir. beşiktaş futbol takımı da 1986-1987 sezonunda aynı kupada çeyrek final oynayarak son 8'e kalmıştır. ayrıca 4 büyük takımımızda bu kupada son 16'ya kalma başarısını göstermişlerdir...

tüm bu istatistikleri gördükten sonra nihat özdemir'in açıklamasının neresinden tutarsanız tutun elinizde kaldığını görüyorsunuz. demek ki, kimse bilip bilmeden bazı konularda ağzını açmamalı. hele bir kulüp yöneticisi hiç açmamalı. elbette yukarıdakilerin hepsini ben de ezbere bilmiyordum. bazı turların hangi sezon oynandığını hatırlamak için uefa resmi web sitesini kullandım. özellikle eski tarihlerde oynanan bazılarını ise hiç bilmiyordum ve siteden incelerken keşfettim. ancak nihat özdemir yanlışlığı o kadar bariz bir şey söyledi ki "bilmiyordum" gibi bir özür kabul edilir gibi değil. zaten, nihat özdemir'in bu açıklamaları yaparken yukarıda sözü geçen bilgilerin hiçbirinden haberi olmadığını düşünmek aşırı iyimserliktir. bence bu son bilmemkaç senedir aziz yıldırım başkanlığındaki fenerbahçe kulübü yöneticilerinin rakiplerinin başarılarını yok sayarak veya küçülterek kendilerini yüceltme çabasının örneklerinden biridir. aziz yıldırım çıkar "galatasaray'ın uefa kupası'nı alması tesadüftür." der. herhalde yarın öbür gün uefa kupası'nda fenerbahçe final oynayacak olsa maçtan önce "fenerbahçe kupayı alırsa bu kupayı alan ilk türk takımı olacak." da der. ne demişler? balık baştan kokar. başkan aziz yıldırım bunu derse galatasaray'ın onca başarısı hep tesadüftür. fenerbahçe aynı başarıyı yakalarsa bunu ilk kez başaran türk takımı olacaktır falan filan...

not: kendisi zaten aynı açıklasında yaptığı bu beşiktaş maçında çok iyi oynayarak maçı kazandıkları yorumuyla da futboldan anlamadığını göstermiştir...

not2: "bu başlığa bu kadar detaylı futbol bilgisi yakışmamış." diye içinden geçirenler için eklemek istiyorum. nihat özdemir bizzat veya bir tanıdığı aracılığı ile, yakın veya uzak gelecekte, bir şekilde itusozluk'te kendisi hakkında yazılanlara bakarken bu yazıyı okur da belki biraz bilgi sahibi olarak söylediklerinden utanır diye özellikle detaylı bilgi vererek yazdım biraz da...
hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim
dün itibariyle fenerbahçe'nin evinde kazandığı derbi sonrası basın karşısına çıkıp açıklama yaparken şöyle demiştir sayın özdemir:

"dikkat ederseniz fenerbahçe yönetimi son 3-4 yılda hiçbir şekilde ortamı gerecek açıklama yapmamıştır.."

yani çok afedersiniz sayın özdemir ama ?muzuk zunusroyikis imik

kasım ayında oynanan beşiktaş müsabakasından evvel çıkıp da "ismet arzuman kasten bu müsabakaya verildi" diyerek ortamı geren fenerbahçe yönetimi değil miydi?
fenerbahçe'den ismet arzuman tepkisi turkcell süper lig'de yarınki derbide beşiktaş ile karşılaşacak fenerbahçe'de, kulüp yönetimi, dev maçta hakem ismet arzuman'ı görevlendiren futbol... haberler.com

geçen sezon oynanan beşiktaş-fenerbahçe türkiye kupası müsabakası çıkışı türkiye'nin o güne dek en saygın işadamlarından biri olarak anılan ali koç "şerefsizler emeğimizi çaldılar" demedi mi?
http://www.sabah.com.tr/2007/04/27/haber,162E061C2D45484197D4B8AF176F2EE5.html

"3-4 yıldır ortamı germiyoruz" diyorsunuz, üzgünüm, ya kçınızdan haberiniz yok, ya popomundo yılıyla yaşıyorsunuz.. onlar malum 3-5 güne bir yeni bir yılı kutluyorlar.. "it's pop" okumayı bırakın da verdiğiniz basın bültenlerini takip edin arada, komik oluyorsunuz..
rafaello rafaello
nihat özdemir, fenerbahçe ve adalet

bir maç oynandı; galatasaray kazandı. siz bunu fenerbahçe'nin kötü oyununa veya hakemin kötü yönetimine bağlayabilirsiniz.
fenerbahçe yönetimi olarak hakeme ateş püskürebilirsiniz.
bu hakkınız.
ama itirazınızı seslendirmek için nihat özdemir'i öne çıkaramazsınız.
çünkü o bir sanık.
sıradan bir sanık da değil.
29 yıl hapsi istenen bir sanık hakkındaki suçlama o kadar ağır ki, dolar milyarderi listesine giren ortağı türkiye'ye gelemiyor, firari.
yani, fenerbahçe hakkındaki adaletsizliğe itiraz eden yönetici, ihalelerdeki adaletsizlikle ilgili soruşturmanın ciddi bir sanığı.
türkiye komik bir ülke olduğu için herkes bunu normal kabul ediyor.
eğer, fenerbahçe yönetimi galatasaray maçıyla ilgili olarak hakem hatası suçlamasında bulunacaksa, bunu dillendirecek insan nihat özdemir olamaz.
olursa ben inanmam.
eğer fenerbahçe hakkı, hukuku arayan bir kulüp olmak iddiasındaysa, hakkında 29 yıl hapis istenen bir insanı asbaşkan mı, başkan yardımcısı mı neyse, o konumda tutamaz.
ben, koyu bir fenerbahçe taraftarıyım.
ama cüneyt çakır'ın yönetimine isyan eden isim, hakkında rüşvet iddiasıyla dava açılmış bir fenerbahçe yöneticisi ise hakem sonuna kadar haklı diyorum.
çünkü ben fenerbahçeli olmakla, yolsuzluğa karışmayı ayrı tutuy

böyle bir iddia ile yargı önünü çıkan biriyle aynı yönetim kurulu üyeliğini kabul eden herkesi kınıyorum.
onların, hakemin haksız olduğunu iddia eden nihat özdemir'e, "kardeşim senin ortağın niye firari. niye türkiye'ye gelemiyor?" diye sormasını istiyorum.
ben yargı kararı ile aklanmamış, ortağı firari bir insanın kalkıp fenerbahçe adına konuşmasını kabul edemiyorum, etmiyorum.
ben hâlâ nihat özdemir'in dava sonuçlanana kadar yönetimden çekilmesi gerektiğine inanıyorum ve özdemir'i yönetimde tutan bir kulübün hakem hatasından yakınmaya hakkı olmadığına inanıyorum.
özdemir aklanmadan önce yönetimden ayrılmazsa, her fırsatta bu konuyu gündemde tutacağımı da buradan ilan ediyorum. ve buradan diyorum ki, özdemir'in kulüp yönetiminde kalmasına destek verenler de onun kadar sorumludur.

ergun babahan (sabah gazetesi-29 şubat 2008)
8844455 8844455
20 aralık 2009 trabzonspor fenerbahçe maçı'ndan sonra verdiği röportajda bir soru üzerine tüm futbol kamuoyu ile dalga geçer gibi, yüzsüz bir şekilde. "hiçbir zaman hakem konuşmuyoruz, bugün de konuşmayacağız" deme cüretini göstermiştir. anlamıyorum yahu, küfretse daha iyi. ulan daha 2 hafta önce başkanınız maçtan sonra çıkıp hakem, federasyon, mhk, kurullar murullar ne varsa sayıp sövmedi mi? bundan ötesi açık açık tehdit etmedi mi? göz göre göre bu kadar pişkin konuşmak için nasıl bir karakter sahibi olmak lazım. yahu benim camiamdan birileri seneler önce "hakem" diye açıklama yapmış olsa bile böyle bir laf etmeden önce düşünürüm, bu adam balık hafızalı mıdır, sinek hafızalı mıdır, neyin nesidir anlamak mümkün değil...

utanın birader artık utanın...
devrim devrim
28 şubat 2010 ibb. fenerbahçe maçı sonrası yaptığı açıklamalar ile çılgınlığı tavan yapmıştır; "alex in rakibine yaptığı hareket çoğumuzca sarı kart bile değilken hakem kırmızı kart ile cezalandırmıştır" açıklaması fanatikliğin doruk noktasıdır. ayrıca deniz barış ın attığı golde de ofside yok açıklaması yapmış ve beni şaşkınlığa sevk etmiştir.

(bkz: takımı yenilen fenerlinin gündem değiştirme çabası)
1 /