nihavend

love metal love metal
oğlak burcudur. satürn, jüpiter bağlantılıdır. toprak,ateş tabiatlıdır. sıcak-kuru yapıdadır. öğleden sonra* zamanı etkisi fazladır. sarı safra, gündüz ve erkek bağlantılıdır. kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalıdır. kuvvet ve barış duygusu verir. akıl hastalıklarına etkili olduğu konusunda önemli bilgiler vardır. en eski makamlardandır. ebu selik kelimesinden geldiği söylenmektedir.
mümtaz mümtaz
nihavend makamındaki bazı şarkılar:

"süzüp süzüp de ey melek/o çeşm-i nim-habını" (rahmi bey)
"hatırla mazi-yi mesudu sen de ben gibi yan" (münir nurettin selçuk)
"kalamış" (münir nurettin selçuk)
"sahilde o hoş buseleri aldığım akşam" (yesari asım arsoy)
"çamlarda şafak rengi gibi gönlüme aktın" (yesari asım arsoy)
"bir gün o güzel şad edecek ruhumu sandım" (musa süreyya bey)
"ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor" (sadi hoşses)
"yaz günleri en tatlı hayaller gibi geçti" (ismail baha sürelsan)
"koklasam saçlarını bu gece ta fecre kadar" (artaki candan)
"bir ihtimal daha var" (osman nihat akın)
"yine bu yıl ada sensiz" (osman nihat akın)
"hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir/gönlümün kıyısına vurur" (selahattin içli)
"kız sen ne güzelsin sana gençler tapacaklar" (alaeddin yavaşça)
drgırnatacı drgırnatacı
karar sesi sol (rast), güçlü sesleri sol (rast ve reneva) dir.arıza sesleri si bemol(k.müneccep) ve mi bemoldür (k.müneccep).türk müziğinde batı müziğine en yakın makam olarak da bilinir.buselik beşlisine, kürdi dörtlüsünün eklenmesiyle oluşur.
an alone man an alone man
matematiksel yapı olarak, dügah perdesi (la) kararlı buselik makam dizisinin rast perdesi (sol) üzerine transpozisyonu şeklinde görünse de, seyir ve makam tavrı itibarıyla buselik makamından farklı özellikler sergileyen bir makamdır; nihavend longa'nın buselik longa olmayışının sebebi budur.
lorenzen lorenzen
etilerde bulunan alaturka mekan.
saat 20:00 gibi gidersiniz, sahnede türk sanat müziği söyleyen birisi vardır. şarkıları da fena seslendirmez, sonra önünüze mezeler gelir. mezeleri tabi ki tat olarak yeterli düzeyde değildir. bu arada içkinizi de istersiniz. -ki burada içilecek en güzel içki rakıdır-
daha sonra ise klasik ara sıcak oalrak sigara böreği, ana yemekte de tavuk sote ve pilav gelir.
tabi bu arada sahnedeki eleman değişir ve bizi kopartacak olan -büyük ihtimalle eşcinsel, ben en son gittiğimde kanky nuri çıkmıştı- eleman sahneye gelmiştir. bu elemanla da koparsınız, sonra sahneye bir anda dansöz gelir -alaturka demiştim- işte dansözle de ne yapılırsa yaparsınız, para takacaksanız takarsınız falan. daha sonra görevini yerine getiren dansöz sahneden iner ve sizi kopartan eleman sahneye geri döner.
böyle 1-1 buçuk saat daha takılıp evinize gidersiniz.
tüm bunların bedeli ise 50-60 lira arasında değişir.
ne kadar kalabalık giderseniz o kadar az ödersiniz.
işte böyle bir mekandır nihavend; ama gidin eğlencelidir, fiyatı da oldukça makuldür.
manha de carnival manha de carnival
batı enstrümanları ile icrası en kolay olan makamlardan biri olmasını bir dip not olarak düşüyorum ve bir tekne sahibi olursam adını da nihavend koyacağıma ant içiyorum. bu da tarihe not düşmek olsun.
suskungeveze suskungeveze
nihavend

telefonda sesi çın çın ötüyordu:
- seninle mutlaka görüşmeliyim, mutlaka, çok önemli bir şey söyleyeceğim.
kendisi eski bir dostumdu. hayatı, devrinin sanatçılarıyla içki içerek, şiir yazarak, avukatlık ederek, âşık olarak bin bir macera ile geçmişti. tanımadığı insanlarla ahbaplık etmesini sevmez, rakı sofrasına oturuncaya kadar da, dilinin kantarını pek ayarlı tutardı. fakat ikinci, hele üçüncü kadehte kantarın topuzu iyice kaçar; kuşkulu kuşkulu etrafına bakmaktan vazgeçerek, kızdıklarına bağıra çağıra ana avrat söverdi.
karamsar, hassas, fırtınalı ve içinde daima gizli bir boşluk, gizli bir doyumsuzluk, gizli bir özlem taşıyan insanlardandı. son zamanlarda işi filozofluğa vurmuş görünüyordu, her şeye boş veriyordu.
***
"mutlaka görüşmeliyim seninle, çok önemli bir şey söyleyeceğim" deyince kalktım gittim.
kuytu bir lokantanın kuytu bir masasına oturduk. o boyuna sigara içiyor, dişlerini gıcırdata gıcırdata:
- allah kahretsin, diyordu.
- neyi allah kahretsin?


allah'ın neyi, yahut neleri kahretmesi gerektiğini benim de pekâlâ bildiğimden emin; sol elini yanağına dayamış, ısırır gibi mırıldanmaya devam ediyordu:
- allah kahretsin!

- yahu allah neyi kahretsin?
birden avucunu yanağından çekip dikildi, elinin körünü, der gibi:
- nihavent, dedi.
- ne nihavendi, nihavent de kim?
- nihavent, alaturkada alafranga taklidi bir makamdır, allah kahretsin bu nihavendi.
***
boş boş yüzüne baktım.
- asıl yazılacak mesele bu, bunu yazmalısın, allah kahretsin bu nihavendi.
allah nihavendi kahretmesin diye, kırk yıllık dostumla kavga edecek değildim ya. ben de:
- kahretsin, dedim, allah kahretsin bu nihavendi.
- radyoda eskiden yüzde 5'ti, şimdi yüzde 95'e çıkardılar; biri seviyor bu nihavendi ama kim, bilmiyorum, tahkik etmek lazım.


o sırada garson parmaklarıyla içinden tuttuğu bardakları karşıdaki boş masaya götürüyor ve peçeteleri süslü şekilde katlayarak bardaklara yerleştiriyordu. dostum:
- bak gördün mü, nasıl getirdi bardakları, dedi; şimdi onun parmaklarını soktuğu bardaklarla müşteriler su içecekler. hep nihavent yüzünden bu hep. allah kahretsin bu nihavendi.
ben de tekrarladım:
- allah kahretsin bu nihavendi.
- memleket bu nihavent yüzünden batacak. şu nihavendi bir kaldırsak ortadan. ah bu nihavent, ah...
***
bir adam geldi, gürültülü şekilde burnunu sildi, mendiline tükürdü. karides söyledi.
- nihavent, dedim, allah kahretsin, nihavent...

dostum da:
- allah kahretsin, dedi, nihavent...
- ne düşünüyorsun demokrasimiz hakkında?
- allah kahretsin nihavent...
- başım ev kirasıyla dertte...
- nihavent yüzünden...
- çocuk da çaktı sınıfta.
- gayet tabii, nihavent biliyorsun.
- bir doğru dürüst hizmetçi bulamıyoruz.
- sebebi nihavent.
- gitgide de konuşacak insan kalmıyor. her gün bir garip yalnızlık çöküyor içime.
nihavent, hep.
- allah kahretsin bu nihavendi, dedim.
***
yandaki masada oturanlardan birinin tuttuğu takım yenilmişti. arkadaşım:
- nihavent yüzünden, diyordu.
patlıcan salatasının içinden kıl çıktı.
- nihavent yüzünden, dedim.
- allah kahretsin bu nihavendi, dedi.
- allah kahretsin nihavendi, dedim.
***
yolda ayağa takılan taş nihavent, bozuk asansör nihavent, çekmeyen sigara nihavent, şuradaki buradaki dırdır nihavent, siyaset nihavent, demsiz çay nihavent, çirkin kadın nihavent, dangalak erkek nihavent...
***
dostum güzel bir şey öğretti bana. artık hiç suçlu, kabahatli aramıyorum. dişlerimi gıcırdata gıcırdata:
- allah kahretsin nihavendi, diyorum, gene nihavent, gene nihavent. hepsi nihavent, her şey nihavent...

çetin altan
geçmiş zaman yolcusu geçmiş zaman yolcusu
(bkz: unutturamaz seni hiçbir şey unutulsam da ben)
(bkz: güzel bir göz beni attı bu derin sevdaya)
(bkz: kimseye etmem şikayet)
(bkz: bekledim de gelmedin)
(bkz: daldan dala uçarım) (`çalıkuşu)
(bkz: yıldızların altında)
(bkz: bakmıyor çeşm i siyah feryade)
(bkz: koklasam saçlarını bu gece ta fecre kadar)
(bkz: dün kahkahalar yükseliyorken evinizden)
(bkz: kandilli yüzerken uykularda)
(bkz: gel güzelim çamlıca ya bu gece)
(bkz: körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin)
(bkz: yine bu yıl ada sensiz)
(bkz: göze mi geldim sen mi unuttun)
(bkz: ne bildim kıymetin ne bildin kıymetim)
(bkz: sarahaten acaba söylesem darılmaz mı) (`tereddüt)
(bkz: mümkün mü unutmak güzelim neydi o akşam)
(bkz: kaçsam bırakıp senden uzak yollara gitsem)
(bkz: şarkılar seni söyler)
(bkz: ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor)
(bkz: inan ki kimse bana senin gibi bakmadı)
(bkz: gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar)
(bkz: ahımı hicranımı sakladım gizli tuttum)
(bkz: gözlerinin içine başka hayal girmesin)
(bkz: bir dert gibi akşam suların koynuna indi)
(bkz: aklımda sen fikrimde sen kalbimde ruhumda sen)
(bkz: bin gül çıkarırdım sana kalbimdeki külden)
(bkz: mihrabım diyerek sana yüz vurdum)
(bkz: bir demet yasemen )
(bkz: kız sen geldin çerkeş ten)
(bkz: hatırla sevgili o mesut geceyi)
(bkz: inleyen nağmeler)
(bkz: sevil neşelen sevme yanarsın)
(bkz: aşka gönül vermem aşka inanmam)
(bkz: son mektup)
(bkz: bir ihtimal daha var)
(bkz: gizli aşk bu)
(bkz: gözleri aşka gülen)
(bkz: ah istanbul)
(bkz: ay gız)
(bkz: aman avcı vurma beni)