nikolay vasilyeviç gogol

2 /
head trıp hero head trıp hero
lise yıllarında müzik ve tiyatro dahil birçok sanat dalıyla ilgilenmiş, o dönemlerde bile birkaç hiciv kaleme almış kendini farklı edebiyat türlerinde denemiş yazar. yazar olmaya dair hiçbir planı olmadan peterburg a bir devlet dairesinde çalışmak ümidiyle gelir, şanssızlıklarla dolu yıllar geçirir, burada ilk yazdığı romantik eseri çok kötü eleştiriler almasına rağmen yazarlığın peşini bırakmaz ve yerel dergilerle ukrayna yaşamını anlatan öyküleriyle başarılı kariyerine başlar. bu öyküler sayesinde tanına bilinen bir yazar olur ve edebiyat çevresine girer.
puşkin'in hayranıdır ve bu hayranlık kısa süre içinde dostluğa dönüşür, puşkin ona yeteneğinin hiciv yazarlığı yönünde olduğunu söyler ve o da bu tavsiyelere uyar.
(bkz: mirgorod)
(bkz: eski zaman toprak beyleri)
(bkz: ivan invanoviç ile ivan nikiforoviç'in nasıl tartıştıkları hakkında öykü) *bu satırda edebi ruh halimizi bırakıp 'böeah naptın usta yaa' diyip edebi edebi devam ediyoruz*

en iyi eserlerinden palto ve 'bir delinin güncesi' de bürokrasiyi, özellikle bürokrasinin küçük memur üzerindeki acımasızlığını anlatır/hicveder. (bkz: rus edebiyatında küçük adam)
yazdığı bir komedinin sansğre takılması ancak dönemin çarı ı.nikolay tarafından onaylanması koşuluyla sergilenebileceğini öğrenmesi üzerine yapıt ilk kez çarın huzurunda oynanır. eser başarılı olmasına rağmen bu güne kadar onu hep destekleyen aydınlar kadar halk tarafındanda eleştirilir ve bu moral bozukluğunun üzerinde çok büyük etkileri olur ve kendini toparlamak üzere 12yıllık yurtdışında geçireceği günler başlar.
rusya'ya gelişlerinden birinde fena halde hastalanır ve öleceğine inanır, bir süre sonra hastalığından kurtulmasına rağmen tam olarak iyileşemez ve dindar bir ailede büyüyen gogol'un mistisizme eğilimi gün geçtikçe artar. dostlarına yazdığı mektuplarda kendinin tanrı tarafından insanlara yüce gerçekleri anlatmakla yükümlü bir kişi olduğuna inandığı havası vardır. böylece sanatsal eğilimleri değişiklik gösteren gogol ölü canların ikinci cildinde, iyi niyetli, ideal ve olumlu karakterler yaratıp ciddi bir roman yazmayı hedefler ama amacına tam manasıyla ulaşamaz çünkü yeteneğinin özü hicividir, böylece bu yapıtın ilerleşiyi gün geçtikçe yavaşlar, bu eser üzerinde fazla yaratıcı olamaz.
iyiden iyiye dindar ve ahlaki yetkinliğe inanan gogol çağdaşlarını da bu yönde etkilemeye yönelir ve 'dostlarla yazışmalardan seçilmiş bölümler' adlı kendi makalelerinden oluşmuş eserini yayımlar. burada geçen sıradan halkın eğitim almasının hatta okuma yazma bilmemsinin zararlı olduğunu savunan, köleliği destekleyen tutucu bir gogolla karşılaşan ilerici kesim onu çok ağır bir biçimde suçlar ve eleştirir. bu eleştiriler yazarı çok etkiler ve günahkar bir yeteneksiz olduğu, yaşamdaki görevini yerine getiremediği, ölüm korkusu gibi düşünceler yazarı iyice ezmeye başlar.
bu düşüncelerden arınmak için kudüs'e hacı olmaya gider, dönüşünde annesini ziyaret eder, burada ölü canların ikinci cildi üzerinde çalışmaya devam eder. hastalığı nedeniyle geçirdiği krizlerden birinde romanın neredeyse yayına hazır olan ikinci bölümücü yakar ve birkaç gün sonra 1852'de ölür


((copy paste değilim, internetten aşırma hiç değilim.. alın teriyim hülen))

sonsöz: yanlışlık varsa affola, ama ders notu destekli atıyorum.. seeveehee
buruk pess buruk pess
en yakınında bulunan insanların bile kendisinin, kırıcı bir dile sahip olduğunu söylediklerinden bunalıma girmiş, ölü canlar'a özür niteliğinde bir ek yazmış ancak karakterine aykırı olduğu için dayanamamış, yakmıştır sonradan yazdıklarını. son günlerini, insanlardan uzak bir şekilde geçirmiş, 43 yaşında ölmüştür.

ah be gogol; bildiğimiz doğruları söylemenin, insanları kırmaya değer olduğunu düşündüğümüz için, sevilmez ve birlikteyken mutluluğu yakaladığımız yalnızlığa itiliriz.
portakallı haribo mahmut portakallı haribo mahmut
rus edebiyatının ilk büyük roman, öykü ve tiyatro yazarıdır. realizmin etkisindedir ve rus realizminin kurucusudur. rusya'nın küçük kasabalarında yaşayan halkın sorunlarının başarıyla anlatmıştır bunu yaparken kullandığı kara mizahta da ustaca bir uslüp kullanmış sanatçıdır.
splendid splendid
rus edebiyatında ciddi bir özgünlük sorunu yaşanır. günümüzde hatırı sayılır bir üne kavuşmuş yazarlar bile beli başlı edebiyatçıların henüz kurmadıkları ama kurmaları muhtemel cümleleri kurarak eser oluştururlar. kuşkusuz bu eserler de oldukça beğenilir ve diğer edebiyat ürünleri arasından sıyrılır ancak özgün değildirler. satır aralarında hep bu büyük isimlerin izleri vardır.

gogol benzersizdir. çünkü özgündür.

kendisini beğenmemek dostoyevskiye küfretmektir.
löpürgül löpürcan löpürgül löpürcan
orta okul ve lise yıllarımda her hangi bir kitapta her hangi bir betimleme cümlemesi okusam dakikalarca gözlerimi kapatır, betimlenen şeyi hayal ederdim. bu bir cezaevi duvarı, bir bekçi köpeği, bir klise çatısı ya da ihtiyar bir kadın olabilirdi. ve beni tasvir dünyasında en çok oyalayan ise gogol olurdu.

denilebilir ki; kendisi tasvirin üstadıdır. sıradan bir sürahi bile onun kaleminde öyle bir hayat bulur ki tüm detaylarıyla zihninizdedir artık.
paşa bebesi paşa bebesi
ukrayna' nın temiz ve pak çocuğu. iç içe örme söküğü çorap misali çözülen öykülerinin, sahne üzerindeki izdüşümünü hayal etmiş olması gerek. yoksa nasıl olabilir ki; bir oyuncu gözüyle eleştiriye kalkıştığınız zaman, size ne kadar kolaylık tanıdığını görüyorsunuz. bunun dışında entelektüel faziletim gogol' un tartışmaya pek açık olmadığını söylüyor. yi gitsin. hamurunu sorma yani.
elastigirl elastigirl
şu anda okuduğum dünyanın en önemli edebiayat eserlerinden biri olan ölü canları önce yazıp sonra yarısını ateşe atarak insanlığı romanın sonunu öğrenme zevkinden bırakmak suretiyle sinir sahibi eden ben diyeyim dahi sen de deli insan.benzetmelerine hayran olunası tavirleri sevilesi varlık
zahidem gurbanımov zahidem gurbanımov
kendisinde ancak dahilere bahşedilmiş çok ince bir espiri anlayışı vardır. ve yine kendisinde ancak delilere bahşedilmiş benzersiz bir taşlama yeteneği vardır. her ikisi de hayranlık uyandırır.
eksiksizuyum eksiksizuyum
hani iyi yazar, gral yazar falan da o ne saç be aga? tamam ukrayna kökenlisin, ama rus sayılırsın işte. benim için rus yazar dediğin odasına kapanıp yarılırcasına yazan, yemeyi içmeyi unutan, saçı başı dağılmış, sakalı bir karış olmuş insandır. bir rus yazarın bir karıştan az sakalı olmamalıdır. ama gogol?



bu ne aga, nasıl rus yazar bu? saçı düzgün taranmış falan. sakalı günlük tıraşlı. neren rus yazarı senin? saçı da sezercik saçı. off.
2 /