nilgün marmara

1 /
marihubaba marihubaba
her bir parçası bir yerde olan 80 sonrası türk şiirinin başka bir parçası. görünmeyen ve kitapları pasajlardaki kitapçı raflarında çürüyen marjinalerden bir nebze daha şanslı intihar saplantılı şaire.
türk şiiri ne zaman selamate çıkar o da müthiş ayrı bir soru açın okuyun edebiyat dergilerini efendim adamlar cevabını bulmak için kudurup duruyo
hayatberbat hayatberbat
paniğini kukla yapmış hasta bir çocuktu o kendi deyişiyle..kırmızı kahverengi defter ve daktiloya çekilmiş şiirler adlı iki kitabı olduğunu biliyorum başka da varsa bilemem..ben hep nilgün marmarayı istanbula tezer özlüyü ankaraya benzetmişimdir..tezer özlü her zaman bağırmış kişilerle içiçe olmuş ben karanlığım diye vurgulamıştır heryerde..nilgün ablamızsa sakin ve sabit olarak bırakmıştır kendini denize tüm o keşmekeşliğini içine gömerek..
hayatberbat hayatberbat
"hayatın dibini görmek
balığı tutsak etmek, kendini kafese koymak...
çocuğun doğrudur masanın altında
bunun üzerine bir kırmızı çapraz çizin
karanlığın alnını karışlamaktır zaman."
asabi mandalina asabi mandalina
kadiköy maarif koleji’nden mezun oldu. yüksek ögrenimini bogaziçi üniversitesi ingiliz dili ve edebiyati bölümü’nde tamamladi. "ey iki adimlik yerküre senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!" diyerek 13 ekim 1987’de henüz 29 yaşında iken intihar etti.
gunship gunship
"geliyorlar, bu evde doğan yeni bir ölümü görmeye, koşarak, düşe kalka yuvarlanarak, sürünerek...nasıl olursa olsun; görmek için bu eski dostların yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kıvılcımlarını geliyorlar! uyuyan arzunun düşün imgelemenin anlağın belleğin leş kokularını duymaya geliyorlar. ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden ayrıldıklarında seviniyorlar canlıyız diye."

henüz 29 yaşında "hayatın ne tarafından dönülse kardır diye düşünerek" hayatına son vermiş hüzün yüzlü değeri sonradan anlaşılmış kadın şair, ölü evini yukardaki yazısı ile anlatmıştır. özellikle sylvia plath üzerine yaptığı inceleme araştırmaları ve insanın düşsel ve realitedeki gel gitlerinin izlerini kendi şiirlerinde kullandı.
mabel mabel
"bütün yalnızlıkların ilenci
korusun çoğulluklarınızı
cinnet koyun erdemin adını
maskeleriniz kuşanıp,yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin."

diyerek olaya son noktayı koymuş,yaşamına erken veda etmiş şair,yazar,güzel insan.
tohum tohum
canım sıkıntı sınırı
aydınlıkta köhneliği belirginleşen ve kentte ve konutta hiçbir şey neyse ben oyum. öylesine
bağsız ve yeğniyim ki bu hafifliğin şiddetinin bedelini bir gün öderim diye düşünüyorum.
sanki varoluş beni cezalandırmak ister gibi; yoğunluğundan bana düşen payını benden geri
alarak bu yoğunluğa, olur olmadık herkese ve her şeye fazlasıyla katlayarak sunuyor.
ülkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunlara mal ettirici biricik güç, inancım
yok. hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben yalnızca buna inanabilirim, ben. yere göğe
zamana denize kayalara ve kuşlara da dokunan aynı tanrı değil mi? bu kutla tanrının
yönetkenliğinde, olmayan ellerimle bir yok-tanrı'yı tutuyor ve ölçüyorum yokluğun ağırlığını.
kefe'lerinden birine onun oylumu pekâlâ sığıyor, diğerine duygular, duyumlar ve düşünceler
yığılıyor, işte yetkin eşitlik...her gün her gece bu eşitliğin bilgisiyle geçiyor. bir eskiciden
satın alınmış bu teraziyi birgün başka bir eskiciye vereceğim, o gün, tozanlarım her bir yana
dağılıp toprağın suyun ölümsüzlüğüne eklemlenecekler ve ben özgürleşeceğim.
1 /