nilüfer göle

sevinç dölleyen adam sevinç dölleyen adam
" kadının konumu ise bu tartışmanın merkezinde yer almaktadır. zira, müslüman ülkelerde toplumun gidişatını ve modernleşme hareketlerinin sınırlarını belirleyen, kadının toplum içindeki yeridir. bu nedenle, " kadın meselesi " sadece kadınların yaşam koşullarına ilişkin olarak tanımlanmamakta, bir " kültür meselesi " , " medeniyet meselesi " haline gelmektedir... batılılaşma düşüncesinin mihenk taşı olan kadının toplumsal yaşamdaki görünürlüğü ve kadın-erkek eşitliği fikri, müslüman bir ülkede kültürel modelin yeniden tanımlanmasına yol açmıştır... cinsler arası iktidar ilişkileri ile siyasi iktidar ilişkilerinin iç içeliği irdelenmiş, kadının konumu iki toplum ya da iki kültür seçeneği arasında bir çatışma konusu olarak ele alınmıştır. i̇slam ve modernlik arasındaki uzlaşmaz görünen karşıtlığın simgesi olarak kadın konusu karşımıza çıkmaktadır. nitekim i̇ran devrimi, i̇slam ve batı modernliği arasındaki uzlaşamaz başkalık fikrini pekiştirmiştir... zira, türkiye bir yanıyla köklü bir batı modernleşmesi geleneğine sahiptir ve birçok müslüman ülke türkiye'yi örnek almıştır. diğer yandan, türkiye bugün diğer müslüman ülkelerde olduğu gibi, modernleşme sürecinin kazanımlarını sorgulayan i̇slamcı hareketlerin doğuşuna tanık olmaktadır...

..tanzimat'tan meşrutiyet'e kadar olan dönem boyunca, kadının konumu bu çerçevede tartışıldı. batı uygarlığının evrenselliğine dikkat çekenler, özellikle edebiyat yapıtlarında, görücü usulü evlilik yapısını, çok karılığı, cinsiyet ayrımı eleştirdiler; kadınların eğitim özgürlüğünü ve romantik aşkı savundular. batı'dan esinlenen bu reformların sonuçlarını hakim kültürel kimliğe yönelik bir tehdit olarak algılayanlar ise kadının konumunu muhafaza etmek gerekliliği üzerinde durmuşlardır. birinci tasarı geleceği geçmişle birlikte kurmak ister; geçmişin kültürel ve ahlaki mirasının muhafazasını gerekli gören ve sonuç olarak batı uyguarlığının etkisini teknik, idari ve maddi yönleriyle sınırlamak isteyen görüştür bu. i̇kinci görüş ise uygarlığın bir bütün olduğunu savunan, çağdaşlığa ayak uydurmak için geleneği değiştirmek isteyen görüştür. nasıl ki devrimciler için kadının eğitimi ve özgürleştirilmesi medeniyete ulaşmak için bir önşartsa, gelenekçiler için de, manevi değerlerin ve ahlakın korunması için kadın-erkek ilişkilerinin şeriat yasalarına uygunluğu sağlanmalıdır."

modern mahrem medeniyet ve örtünme adlı emeğinde dile getirdiği düşünce ve olgulardan bazıları.
bu başlıktaki 19 giriyi daha gör