noise

zeus zeus
ing : gürültülü ses
terimsel olarak istenmeyen sinyal, sistemin performansını etkileyecek gürültü veya fonksiyon dalgaları (elektrik ve elektronikte)..
pruebelle pruebelle
başrolünde tim robbinsin oynadığı, gürültüye tahammülü olmayan -özellikle yok yere çalan araba ve hırsız alarmlarına- ve new york ta yaşama gafletinde bulunan bir adamın yavaş yavaş saykolaşmasını ve kendine rectifier diyerek arabalara girişmesini anlatan film demek isterdim ki feci derecede yüzeysel bir yorum yapmış olurdum. adamın saykolaştığı falan yok aslında, toplumun ota boka alarm takıp güya kendilerini korumaya almaları aldatmacası ve aslında bunu yaptıklarında çevreye yaydıkları gürültünün boyutlarını düşünemeyerek bir adamı sabrının sınırına getirmek toplumun saykolaştığının göstergesi olabilir ancak. en ufak sürtünmede bangır bangır ötmeye başlayan ve -tanık olmuşumdur- saatlerce susmak bilmeyen alarmlar, vakitli vakitsiz geçen reklam yapan arabalar, çöp arabaları, yerinden çıkmış rögar kapakları, telefonda bağıra çağıra konuşan insanlar, bahçede biriken kuru yaprakları bir süpürge ile süpürmek varken, bu iş için benzinle çalışan ve hayvan gibi ses çıkararak hem kulaklara hem de çevreye zarar veren insanlar... bu liste uzayıp gider. eminim bunu okuyan herkes çevresinde gereksizce gürültü yapan insanları farkedecektir. asıl garip olansa, buna nasıl tahammül edebildiğimiz. şahsen filmi izlerken sesi kıstığım çok sahne oldu. kendi hayatımda ya pencereleri kapadım ya da ben de müziği sonuna kadar açıp kendimce meydan okudum. bir çözüm oldu mu hayır? bilakis gürültü kirliliği denen olaya büyük katkılarda bulundum.