nükleer enerji

1 /
zeus zeus
ilk denemesi, yani dünyanın ilk nükleer reaksiyonu 1942 yılının ocak ayında gerçekleştirilmiş idi..sonrasında ise savaş sanayisinde kullanılan bir olgu olmuştu..
diarum diarum
üretilen enerjilerin boyutu göz önüne alındığında, ve hala daha gelinen noktanın nükleer sistemler için henuz çok erken safhalarda olduğu unutulmazsa gelcekte bazı alternatif enerji kaynaklarıyla birlikte enerji kaynağımız. şu an kullanılmıyo mu? kullanılıyo ama gelecektekinin yanında solda sıfır. (diarum dedi dersiniz) kömür ve hidroelektirk gibi çağdışı ve başka kaynaklara akarsu rejimlerine bağlı sismik açıdan tehlikeli enerji üretimlerinin yerine temiz ve ucuz enerjiyi sonsuz yakıtıyla üretecektir. medyadaki yanlış aksettirme çalışmaları sebebiyle işlerliği yavaşlatılmaya çalışılsa bile kaynakların yetersizleşmesiyle elzem olacak enerji üretim sistemi.
azwepsa azwepsa
sanıldığının aksine son derece temiz ve verimli bir enerjidir. kurulum maliyetinin yüksek olmasına rağmen işletme maliyetleri oldukça düşüktür. çevrecimsiler avrupa bundan vazgeçiyor diye iddialarda bulunurlar. evet son altı yılda iptidai kalan veya 30-40 yılını geçen verimliliği düşen 17 nükleer santral devreden çıkarılmıştır. bunlardan 10 adedine sahip olan ingiltere en genci 35 yaşında olan bu reaktörlere veda ederken yeni reaktörler üzerine çalışmalarını devam ettirmektedir. fransa 2000 ve 2002 yıllarında ikişer tane devreye almıştır. 2004 yılında 31 yaşındaki bir reaktörünü kapatan almanya epr tipi reaktörleri geliştirmektedir. çevre dostu olmasına rağmen kimileri bozuk papağan gibi "çernobil çernobil" derler.
zeus zeus
şimdi efendim eğri oturup doğru konuşmak lazım..

baştan peşin peşin söyleyeyim; nükleer enerji süpper düpper bir elektrik enerjisi kaynağıdır..ama yuvarlak değildir, keskindir..köşelidir, herkes kolay kolay yutamaz onu..sindirilmesi kolay değildir, hızlı hızlı yenirse hazımsızlık yapar, falan filan..

şimdi efendiler, şöyle küçük bir detayla sözlerime başlamak isterim;

nükleer yakıt, içerdiği yüksek enerji yoğunluğu sebebi ile enerji üretiminde çok avantajlı bir madde olarak biliniyor..çok değerli, bulunmaz bir hint kumaşı deniyor..şöyle ki;
1 kg odun 1 kwsaat,
1 kg kömür 3 kwsaat,
1 kg petrol 4 kwsaat,
1 kg uranyum 500.000 kwsaat,
1 kg plütonyum 6 milyon (sayı ile; 6.000.000) kwsaat enerji çıkarıyor..

anlaşılmıştır herhalde ne demek istediğim, görülüyor bu ortada..ülkemizde (rezervlerde) her ne kadar bunu çıkarmamıza izin vermeyecek olsalar da uranyum ve bonus olarak da yine yakıt olarak kullanılabilen toryum bolca bulunuyor..

ama madalyonun öbür yüzü bize şunları gösterir..

bu nükleer enerji kalkınmadaki devletler için çok çok avantajlı bir kaynaktır..nitekim çok da dikkatli olmak gerekir bu enerjiyi kullanırken..öte yandan bırakın santralin kurulduğu bölgeyi, tüm ülke çapında bir kaosa sürüklenebilir herşey..ilk beton atılımından, son reaktör atığının gömülmesine kadar herşeyin yüzlerce kez kontrol edilip yapılması gerekmektedir..

ve yine, gözlemlediğim kadarıylar, türkler bu işi başarabilecek gibi durmuyorlar..

her ne kadar türkiyenin kurulu gücü, kullanılan gücünden fazla olsa da (bkz: enerji fazlası), her ne kadar ülkemizin doğal kaynakları (bkz: hidroelektrik kaynak) mevcut baraj sayısını 4'e katlamaya yetecek olsa da, her ne kadar puant güce cevap olacak santrallerimiz yakıtı çok pahalı olduğundan (kazıklandığımızdan) dolayı çalıştırılamayacak olsa da, bu nükleer santral bu ülkede dikilmeye çalışılıyor..

insanlar ne yaptığı bilmiyorlar, iyice daha da boktan bir duruma geleceğiz..insanlar enerji üretim sektöründe büyük paralar gördüklerinden bu sektöre resmen koşuşturuyorlar..yer kapmaya çalışıyorlar..ama bir allahın kulu çıkıp da "beyler deliler gibi elektrik üretiyoruz, peki kim kullanacak bu kadar enerjiyi??" demiyor, diyemiyor..yazık oluyor, olmaya da devam edecek..

hadi ihracat yapalım, para kazanalım, amacımız bu olsun diyorum kendi kendime, onu da yapamayacağımız belli..sınır komşusu ülkeler zaten almış başlarını gitmişler..kıçı kırık ermenistan'a mı satacaz biz bu enerji fazlalarını..adamlar zaten burunlarından soluyor (ki biz de farklı değiliz) ama bu satış konusunda da yıldızımızın parlayacağına inanmıyorum..

en baştan dediğim gibi bu nükleer enerji işi ve sinop'ta kurulması istenilen santral işi pek de parlak bir iş değil türkiye için..nitekim tek korkum, güvensizliktir..günümüzde dünyada 440 nükleer santral çalışıyor..inşa halinde 26 nükleer reaktör var..planlanan nükleer santral sayısı ise 32..amerika'da elektrik üretiminin % 20'si (ki oranlara bakılacak olursak çok yüksek bir değer çıkar karşımıza), almanya'da % 28'i, belçika'da %
56'sı, bulgaristan'da % 38'i, fransa'da % 78'i, litvanya'da % 80'i, isveç'te % 50'si, isviçre'de % 40'ı, macaristan'da % 33'ü, slovakya'da % 57'si, ukrayna'da % 46'sı, slovenya'da % 46'sı nükleer santrallar yoluyla elde ediliyor..ama sonuçta adamların bir tekniği var..bu işi ciddiye alıyorlar..yakıtın atığının depolanması için de bir santral kadar maliyet gerektiğini bilmesi gerek bu projeye başlayanların..orada burada zehirli varilleri yerden pörtleyen -daha onu bile adam akıllı gömemeyen- bir ülkeye afadersiniz ben hiiiiç güvenemem..yapmasınlar, kendimizi yakmayalım, ülkemizin geleceğini yakmayalım..

sonuçta bir nükleer santral ile tüm türkiye'yi besleyebilirsiniz ama önce bende o güveni yaratmanız gerek saygıdeğer milletvekilleri, saygıdeğer bilimadamlarımız, saygıdeğer teknisyenlerimiz..ancak ondan sonra (belki) daha önceleri onlarca yatırımlar yaptığınız, emek sarfettiğiniz, kara para aklamış olsanız bile kurduğunuz hidroelektrik santrallerini, termik santrallerini, yenilebilir enerji santrallerini göz ardı edebilirim..

(etmem de, blöf yapıyorum)
subaquatic subaquatic
nükleer enerji atom çekirdeklerinin parçalanması/birleştirilmesi ile oluşan enerji türüdür.
şimdi az bilinen bir gerçeği ifşa etmenin vakti gelmiştir.
sadece bir an için düşünün ve nükleer enerjinin nasıl elektrik enerjisine dönüştüğünü bulmaya çalışın.
--
nükleer enerji bu amaca uygun olan elektrik santrallerinde su kaynatmak için kullanılır.
kaynayan suyun buhar fazına geçmesi ile de * elektrik enerjisi üretiminde kullanılan büyük türbinler döndürülür ve elektrik elde edilir.
yani insanoğlu atomun çekirdeğini en basit makina sistemini çalıştırmak için parçalamaktadır.
(bkz: ironi)

edit: nükleer enerji sadece atom çekirdeğinin parçalanması ile değil aynı zamanda birleştirilmesi ile de üretilebilir. uyarı sahibine * teşekkürler.
ayziek birton ayziek birton
ekonomik maliyeti ne olursa olsun, kritik bir coğrafyada bulunan türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltması için sahip olması gereken varlıktır. gelecekte doğal gazımız kesildiğinde, petrol fiyatları alıp başını gittiğinde, hidroelektrik santralleri yetersiz kaldığında, bir yedek gücün devrede olması lazımdır. herşeyi geçtim, sadece bu teknolojiyi bilmek ve know how'ına sahip olmak için bile elde bulundurulması gerekir.

yeşil ve yenilenebilir kaynaklarına tabi ki yatırım yapılacaktır. ama gerçekler onu göstermektedir ki bu kaynaklar henüz geniş kesimlerin enerji ihtiyacını karşılayacak kapasiteden uzaktır.

herşeyin ötesinde; insanın biraz da kendisine güveni olması lazımdır. kendimizle dalga geçmeye çok alıştık ama sanki herkes öyle inanmaya başladı ki türkler beceriksiz, akılsız adamlardır. hayır; elin polonyalısı, doğu avrupalısı senelerdir nasıl kazasız işletiyorsa o kaynakları, biz de bunun için gerekli insan kaynağına sahibiz.
dexterity dexterity
hoş gözükmese de dünya enerji savaşları içinde kullanmamız gerekecek enerji türü. bu güne kadar pek enerji kullanan yada üreten bir ülke değildik, son 20 yılda büyük ilerleme kaydettik. ancak teknoloji ilerlemesi ve daha çok elektrik üretmek zorunda kalmamız ve fosil yakıtlarındaki azalma sonucu bir gün mutlaka kullanmak zorunda kalacağımız enerjidir.
ayrıca tüm enerji türleri - hidroelektrik hariç - su kaynatıp türbin dödürüyor, gerçekten enerji üretiminde insanlık james watt tan daha fazla ileri gidemedi, içten yanmalı motorlar bulundu ekstradan. başka bir enerji üretim yolu bulunması lazım yoksa sonumuz 300-500 yıl sonra gelebilir, 6 milyarlık dünya yaşını düşünürsek kötü bir durum.
zaht zaht
sadece enerjide kaynak çeşitliliği için bile başvurulması gereken enerji çeşididir. fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, dünya yeni nesil nükleer reaktörlere geçerken bizim eski teknolojiden başlamamamızdır. yeterli güvenlik tedbirleri alındığı takdirde doğa için asla tehlike yaratmayacaktır. yıllardır nükleer enerji kullanan almanyada yapılan ölçümler ne havada ne de suda nükleer atıkların doğadaki radyasyon oranına fazlalık katmadığını ortaya koymuştur.(kaynak:bilim teknik 2008/5)
nükleere karşı çıkan çevreciler ise bu konuda hiçbirşey bilmedikleri için ciddiye alınmaya değmez. çünkü bu konu tamamen bilimseldir halaysal değil. en basidinden, nükleer bozunmanın diferansiyel denklemini bile bilmezler ve bu konuda konuştukları herşey hava cıvadan ibarettir.
legendhakan legendhakan
türkiyenin ne olursa olsun uzak durması gereken asla bulaşmaması gereken bir konudur . şu an avrupaya bakarsanız tüm avrupa nükleerden vazgeçiyor . yeni santral inşaa eden ülke yok norveç milyarlarca dolar yatırdığı ve hiç kullanmadığı santrali söktü italya kendini temizliyor . ama nükleer sanrtal için gerekli ekipman üreten ve satan avrupa ekonomisi bu ürünlerini nereye satacak tabiki enayi türkiyeye , bu yüzden teşvik edildiğimizi ilkokul çocukları bile biliyor artık . abd iran a uranyum zenginleştirme diyor . nükleer santral yakıtı olan uranyum saf halde yakıt olarak kullanılmaz labaratuvar ortamında zenginleştirilerek uranyum çubuğu haline gelip nükleer santrallerde kullanılır iranın yaptığı bu , adamlar silah ya da bomba üretmiyor ama tekelci batı buna bile izin vermiyor .
çernobilden ders alınmadı . santral kurulması planlanan sinoptaki bölge dünyanın en güzel yerlerinden biri ve binlerce hektar orman katledilecek içlerinden biri bu ülke yoprağına bir fidan dikmişmi .
santralin yapıldığı yerin ve denizin ebesini zikecekler santral kurmak kolay bir iş değil .
yıllarca kurulması sürüyor çok maliyetli ve belli bir ömrü var ondan sonra da sökülmesi gerekiyor o da maliyetli ayrıca atıkların depolanması gerekiyor o daha da maliyetli . ve tehlikelki çevre bakanı bir yıllık atığı santralin bir su bardağı dedi o bir su bardağı atık milyonlarca insanı zehirlemeye yetiyor bu neden söylenmiyor .
bu alanda yetişmiş elemanımız yok bu işte uzman japonlarda bile her yıl türlü kazalar oluyor . bizim türk insanının sakarlıktaki uzmanlığını bilmeyen yok .
dışardan uzman ithal edeceğiz astarı yüzünden pahalıya gelecek böyle hassas bir iş yabancıların insafına kalacak deprem ülkesi türkiyede santral kurmak bir intihar . sadece hiçbir çaba sarfetmeden mevcut hidroelektrik ve termik santrallari tam kapasite çalıştırsak enerji ihtiyacımız kalmıyor .
kemerköy , gökova termik santrali kurulması planlanan nükleer santralden daha verinli çalışıyor ve nükleer santralden 10 kat daha ucuza maloluyor . daha yeni afşin elbistan yöresinde 100 yıllık kömür bulundu .
rüzgar enerjisinden hiç yararlanmıyoruz . mevcut sıcak su kaynaklarımız boşa akıyor . avrupa gaza getiriyor biz atlıyoruz başına bela almaktan başka birşey değil çevreye verdiği zarar cabası . nükleer yakıtların verimliliğinden bahsediliyor zehirli etkisinden hiç kimse bahsetmiyor . çömez mühendisler bu maceraya pek hevesliler ama biraz gerçekçi olmakta fayda var . nükleer enerji uzak durulması gereken bir konudur .
keyif pezevengi keyif pezevengi
(bkz: nuclear power economics | nuclear energy costs nuclear power is cost competitive with other forms of electricity generation, except where there is direct access to low-cost fossil fuels. fuel co... world-nuclear )

rüzgar ile ucuzluk açısından kapışan enerji çeşidi.
maalesef çoğu insanın kafasına çernobil kazasını kullanarak anti-propagandası yapılan enerji çeşidi.
verilere göre sağlam rüzgarın yoksa nükleer en iyi çözüm.
ha bi de bonus olarak nükleer silah geliştirebiliyorsunuz reaktörünüz olduğunda, opsiyonel tabii. yoksa ben vx taraftarıyım, hümaniterim.
1 /