nurettin sözen

2 /
ofansif sol bek ofansif sol bek
kendisini götüren iski skandalı olmuştu, ki o skandalda kendisinin doğrudan dahli bile yokken hem de. uçkuruna düşkün bir belediye bürokratının yüzünden adamın politik kariyeri bitti. kendisini iski skandalından vuran siyasal islamcıların ise yıllardır türkiye'ye yaşatmadığı rezillik kalmadı.

bu arada, kendisini iski skandalından vuranların, iski skandalının başrolü ergun göknel'le havuz medyasında "25 yılda chp ne yaptı" diye röportaj yaptıklarını da anımsatalım. siyasal islamcılık tam da budur işte.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
artık tecrübesizlik mi diyelim vizyonsuzluk mu bilemem ama macro projeler peşinde iken asli belediye hizmetlerini yapmamış veya yaptıramamış bir belediye başkanıydı. i̇stanbul, öncesinde de pek parlak durumda değildi ama sözen döneminde artık patlama noktasına gelmişti.

akla çöp dağları, çöplük patlamaları falan geliyor, insanlar bunun bir aksaklık olduğunu düşünüyor. sanki belediyenin bir çöp toplama sistemi varmış da grevler yüzünden sallantıya uğramış gibi. maalesef benim çocukluğumda istanbulda çöp yönetimi yoktu arkadaşlar. o kemal sunal filmlerinde gördüğümüz sahneler gerçekti. mahallelerde "çöp konteynerı" denen bir nesne icat edilmemiş gibiydi. bizim evin bahçe duvarı çöp toplama alanıydı ki merkezi bir caddede ikamet ediyorduk. bir hafta, iki hafta artık allah ne verdiyse mahalleli çöpleri oraya yığar, şansa bir çöp kamyonu geçerse alırdı.

yeşil alan, park falan öyle gereksiz işlerle uğraşılmazdı. semtte kaderine terkedilmiş 2=3 park vardı. park dediysek öyle çim, yeşil falan falan düşünmeyin. topraklı kumlu, içinde hasbelkader yaşayan bir iki ağaç bulunan boş bir alan işte. bunlardan bayrampaşa stadının yanında bulunan parkta büyük bir atatürk heykeli vardı. çocukken o tarafa yaklaşamazdık kokudan. heykelin arkasindaki boşluğa ve etrafına sıçarlardı çünkü. sıcak havalarda kuruyan o bokların kokusu parkın içine dağılırdı. bunda sözen'in ne suçu olabilir diyebilirsiniz ama insanlar tarafindan farkedilen kaderine terkedilmişlik havası vardı. göç alan bir şehirde parklar da bundan nasibini alır. gerçi ibb binasına 500 metre uzakta saraçhanede tarihi tekfur sarayı kalıntılarına gündüz gözü sıçılan bir şehirde bizim semt parkına sıçılması sıradan bir olaydı. burda mecazi anlamda bir sıçmadan bahsetmiyorum. bildiğin sıçarlardı, belediye yoktu.

çöpten bahsedilen yerde temiz suyun temiz olması da mümkün değildi. çeşmeden akan suyun evin içine kanalizasyon kokusu verdiğine istanbula sonradan gelenler şahit olmamıştır, şehir efsanesi gibi gelebilir ama maalesef gerçekti. "çamur akma" olayı denilse de bu çamur değil kanalizasyondu. şehir şebekesinde temiz su ve kanalizasyon borusu yanyana döşenir, temiz su borusundaki bir çatlak basınç etkisiyle kanalizasyon sızıntısını direkt vakumlar. heryerde benzin istasyonu gibi su istasyonları açılmaya başlamıştı. bizim caddede iki tane vardı. bildiğin benzin pompası tarzında içme suyu doldururduk bidonlara.

peki bu adam hiç mi iyi birşey yapmadı? aslında istanbulda geniş çaplı bir dönüşüme gitmeye çalıştı. ya yarım kaldı ya da istediği gibi olmadı, beceremedi. mesela sanayinin ve tarihi suriçindeki imalat ve ticaretin şehir dışına taşınmasını istiyordu. bu amaçla mahmutpaşa esnafı icin "istoç", karaköy esnafı için "perpa" yapıldı. topkapı otogarı içinse malum "esenler otogarı" yapıldı. "ikitelli organize sanayi" nin temelleri atıldı ve hatta içinde ceşitli ilçelerin sanayisini taşımak için o ilçe isimleriyle sanayi siteleri yapıldı. "esenler, gungören, bağcılar" gibi. o dönem için büyük planlardı bunlar. istoç ve perpa yapildı ama ne karakoy ne mahmutpaşa esnafını kaldırmak mümkün olmadı. bunu başarabilseydi tarihi yarımada belki bugün çok daha başka olacaktı.

doğalgaz geldi ve ilk metro hattı yapıldı. o zamanlar metro dedigimiz aslında hafif tramvaydı ve ilk aksaray=otogar arasında yapıldı. o kısacık hat bile müthiş rağbet gördü ve devamı geldi. henüz inşaatı devam ederken hollandalı mühendislerle almanca pratiği yapardık.

kısacası büyük işler yapmaya çalışırken insana dokunan altyapı hizmetlerini batırması sonunu getirdi.
2 /