o ne lan

tarçınlı ıhlamur huzuru tarçınlı ıhlamur huzuru
geçen gün ankara güvenparktan 111 bilkent otobüsüne bindim ve önüme çok şaşırtıcı görsellikte bir kadın oturdu.siyah ince kadın çorabı,siyah bir elbise,leopar desenli halıya benzer uzun bir palto,leopar fötür şapka,leopar pamuk benzeri küpeler,leopar koca kalıp gibi bir çanta ve leopar kısa, topuklu(ciddi uzunlukta) bir çizme giymişti. makyajı ve kızıl saçları da tamamdı ta ki telefonu çalıp konuştuklarını otobüsçe dinlemeye başladığımız ana kadar.telefon çaldı ve "aaaa merhaba dünyacım nasılsın" diye lafa girdi. buraya kadarda herşey normaldi fakat "eveeet canıım eveeet bu hafta sonu işyerinin terasında veriyoruz partiyi sen de gel canımm, hıı altmışdört bitti altmışbeşe giriyorum işte caaannıım evet sen de benden bir yaş küçüksünn nolacak ahahahaha ( altmışbeş mi???!!! bu kadın altmışbeşse ben otuz falan gösteriyorum heralde olamaazz!!)(dünya isminde altmışdört yaşında mıı??? türkiye gittikçe değişti evet.) işte canım aynı zamanda veda partisi mecbur yaştan emekli oluyorum napayım artık, bana kalsa giderim ama altmışbeş yaş geç yaşmış çalışmak için falan artık o durumlarada düşmek istemiyorum, canıım sende al gençleri gelin partiye çok eğleneceğiz vallahi hahaha (gençleri partiye alın gelinn mi?? teyzem altmışbeşinci doğum gününü gençlerle kutluyor beyler dağılalım.)(ha yaşı gelmese emekli olmayacak kadar çalışkan diyorsunuz değil mi? orasını bilemem ama kadın kırk gösteriyordu.görsem altmışbeş demem vallahi.) neyse canıım ben artık kapatıyım partide görüşürüzz öppttümmm. dedi ve telefonu kapattı otobüste ki bütün yolcuların suratları o an görülmeye değerdi. kadına bir daha baktım ve lağıyıyla "o ne lan öyle, vay anasını" dedim. işte böyle bir durumda kullanılabilecek durumun ve olayın hakkını veren kelime grubudur "o ne lan".