objet petit a

lousalome68 lousalome68
jacques lacan'ın bilinmeyen üzerinden açıkladığı arzu nesnesi.

fink yorumunda çok net bir şekilde bu nesnenin çocuk anne arasındaki yakin dialoğa babanın müdahale etmesi ya da araya girmesi sonucu çıkan boşluğun ürünü olduğu yazar.

bu boşluk kafayı bozduğumuz öteki'nin, çocukluk durumunda anne çocuk ilişkisinde görülmesidir. annem neyi ister? annem neden tüm ilgiyi bana gösteremez? derdi ne bu kadının?

noktasından hareket eder.

bu durum çocukta doldurulamaz bir boşluk açar ve bu boşluğun temeli annenin çocuktan çok baba ile daha bir yakından ilgileniyor olmasıdır.

çocuktaki bu arzunun baba tarafından kesintiye uğratılması, anne-çocuk arasında bir yarık oluşmasına ve buradan objet petit a dediğimiz arzu nesnesinin oluşmasını sağlar.

iste bu başkasının ne arzuladığı üzerinden kendi arzularımızı şekillendirmemiz durumu bir nesneyi arzulamamızın nedeni, ta kendisi haline gelir.

anne çocuk oedipus kompleksinde oluşan bu durum metafor ve metonimler aracılığıyla sonraya taşınır gelecek arzu nesnelerimizi şekillendirir.
kaneılos kaneılos
arzu nesnesi anlamına gelmektedir ancak yalnızca bu tanım ile anlaşılması imkansızdır. lacan bilinçdışı ile bilinç arasındaki bağlantılarda "aktarım" konusu üzerine çalışırken bilinçdışına ait aktarılan en somut şeyin libido olduğunu, geri kalan her şeyin bilinç tarafından çok daha fazla soyutlaştırıldığını anlatır. peki bu ne demek? şu demek; bilinçdışına ait her hangi bir şeyin kendini göstermesi bilincin süzgecinden geçtikten sonra mümkündür. buradaki somutluğun karşılığı bilinçdışına ait olan ve bilinç süzgecinden geçerken "en az" değişen şey olarak yorumlanabilir. objet petit a denilen arzu nesnesi de bu en az değişen aktarımı oluşturan parçalardır.
neverendingblueroad neverendingblueroad
en en en basit haliyle ulaşılmaz olana duyulan dramatik haz. bu ulaşılmaz olan şeyin küçüklüğünden bağımsız verdiği haz, ulaşılanların büyüklüğüne gölge düşürüyorsa tamamdır, olmuşsunuz siz.
ayrıca;
(bkz: hable con ella) lalalalalaaaaa...
vlad vlad
metanın kendisinden ziyade temsil ettiğine yönelik duyulan arzu, ya da arzunun kendisine duyulan arzuyla da ilişkilidir. yani arzulanan şeylere ulaşarak elde edilen kısa tatmin sonrası o nesne bir nevi ölmekte, arayış devam etmektedir. kısaca vaadedilen haz nesnenin kendisinden önemlidir, nesne çoğunlukla çözüm değildir, arzulamaya devam edilmelidir.