odysseus

1 /
lemuria lemuria
truva savaşı sonrası tanrılar tarafından cezalandırılıp uzun mu uzun bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan,karşısına binbir türlü bela çıkan, aynı zamanda karşısına yolculuk sırasında çıkan avradları da mesut etmeyi ihmal etmemiş mitoloji kahramanıdır.odeseus kelimesi de ayrıca ingilizcede uzun yolculuk, sonsuz yolculuk anlamına gelir.
petrucciante petrucciante
arcesius ve autolycusun torunu, laertes ve anticleianın oğlu, penelopenin kocası, telemachusun babası, ithaca ve çevresindeki adaların kralı. daha çok cin veya kurnaz odysseus ismiyle anılır...hikayesi okunduğunda ne kadar fazla kurnaz olduğu görülebilir...maceracıdır, ne zaman bir şey görse ev hasretiyle yanıp tutuştuğundan "ey dostlar gelin bakalım şu ateşin orda ne varmış..." diyerekten çoğu kez kendini maceranın ortasına atar. annesiyle ölüler ülkesinde yaptığı konuşma, babasına ve karısına kavuşma anları gerçekten çok duygusal sahnelerdir. kim bilir belki bir gün bir yönetmen çıkar da şu taş gibi hikayeye taş gibi bir film çeker...hatta bir değil bir film yetmez yüce odysseusun hikayesine, her kitap için ayrı film yapılmalıdır zannımca. yaşasın kral odysseus.
gudu bet gudu bet
meşhur yunan kahramanı. ithaka kralı. laertes ile antikleia'nın oğlu dedesi autolykus, ona, "herkesten ve her şeyden korkan" manasına gelen odysseus adını koydu. çünkü babası, düşmanları çok ve korkak bir adamdı. odysseus düşmanlarını maddi kuvvetle değil, kurnazlıkla zeka ile yenmesini bildi. homeros, onun zeus kadar akıllı olduğunu söyler. güzel penelope ile daha yeni evlendiği sırada, bütün yunanlılar troia'ya harbe gitmeye hazırlanıyorlardı. genç karısına karşı duyduğu aşk yüzünden birçok bahaneler ileri sürerek harbe gitmek istemedi. önce yalandan delirdi. sabanını aldı deniz kenarına gitti, kumları; tarla imiş gibi sürmeye ve tohum yerine de tuz saçmaya başladı. sabanına koştuğu hayvanlar da ayrı ayrı cinslerden, biri eşek, biri öküzdü. fakat palamedus, deliliğin gerçek olup olmadığını anlamak için henüz bir bebek olan oğlu telemakhos'u sapanın geçeceği yere koydu. deli baba, oğlunu ezmemek için sabanını kaldırdı, başından aşırdı. böylece onun sahte deli olduğu anlaşıldı. harbe gitmeye mecbur oldu. troia'yı kuvvetle elde edemeyeceklerini anlayan yunanlılar, odysseus'un tavsiyesiyle, bilinen kocaman tahta atı yapmışlardı. zeki olduğu için zeka tanrıçası tarafından sevilen kahraman, poseidon'un kinini kazandığından troia dönüşü, başına bir çok belalar gelmişti.**
kalypso kalypso
poseidon tarafından cezalandırıldıktan sonra gemisi batan ve dokuz gün sonra kalypso adasına varan mitolojik kahraman..kalypso adası zaman ve mekanın dışına atılmıştır.her gün bir öncekine benzer ve odysseus kalypso ile birlikte sürekli bir aşkı yaşar fakat odysseus penolopeiayı özlemektedir.

bu sırada athenada fırsat bulup zeusu odysseusun dönmesi konusunda ikna etmiştir fakat bunu bir nympha olan kalypsoya kim söyleyecektir bu sorunun cevabı da hermestir. zeus hermesi kalypso adasına gönderir ve odysseusu göndermesi konusunda zeusun kesin emri olduğunu iletir.

kalypso odysseusa tanrı olmayı vaad etmiştir. fakat gitmeyi isteyen odysseus gidecektir ona sonsuz ve şartsız bir aşk ve ölümsüzlük sunan kalypso da ardından bakacaktır..

odyssus tercihini yapmıştır kalypso ile beraber adada sonsuza dek ve kimliksiz yaşamaktansa, ölümlü ve penelopiayla beraber olmayı tercih eder. kalypsoya düşen ise odysseusa gidebilmesi için bir sal yapmak ve ardından bakmaktır....
kusagami san kusagami san
sevgili penelope, sana bu mektubu troya'nın yıldızlı semalarının altındaki kumsal açıklarından yazıyorum. halen savaş çıkmadığını ve seni aldatmak için evden ayrıldığımı düşündüğünü biliyorum. ama inan geldiğimde yaralarımı sana gösterip böyle bir şey olmadığını sana kanıtlayacağım. erken doğan gül parmaklı şafak üzerine and içerim ki ne kirke ne de kalypso ile münasebetim olmadı. hepsi kuru iftira bunların. inanıyorsun bana değil mi sevgili penelopem? hepsi seni kıskandıkları için seni çekemiyorlar, sadakatini ölçmeye çalışıyorlar. en kısa zamanda eline bir kumaş al onu doku, bak bitmeden yanında olacağım. cinsel yaşantımızda her şey yolunda gitmedi farkındayım. ne olmuş bir kere beni kırbaçlamanı istediysem, meme uçlarımı çekiştirmeni istediysem. hem aynısını bende sana yapıyorum, ama vicdanım el vermiyor çok acı çektiriyorum sana sende bana acı çektir diye istedim böyle şeyleri. ama sen istemedin, senden uzaklaştım ve beni hiç tanımadığım kadınlarla itham ediyorsun. uzaktan sarışın bukleli menalos yaklaşıyor sanırım hektor yine orduya saldırmış. bu adamda önüne çıkana saldırıyor anlamış değilim. neyse çok yazmasın mektubu burada bitirmem gerek. senin odişin.
kusagami san kusagami san
sevgili odysseus

boreas ve zephyros un düşünceleri kanatlarından tez ayaklı tanrı hermes az önce mektubunu getirdi. seni suçladığımı da nereden çıkardım kuzum. hem milletin ağzı poşet değil ki büzesin. ben sana inanıyorum leartesin oğlu tanrıların beslediği kurnaz kocam odysseus. savaşın sizin için iyi gitmediğini biliyorum bir tanem. ama sen yine de truvalı kadınlardan uzak dur. oğlun telemakhos 6.(!) yaş gününe bastı dün. baban ona tahtadan çok güzel bir oyuncak at yaptı ne kadar sevindi bilemezssin. sürekli binecem üstüne vuracam kırbacı diyor. acaba bizim yatak odasındaki kırbaçları görmüş olmasın. hem kırbaç üzerine söylediklerin için çok alındım. sen gel ben senin memeni yine çekiştirir yine kırbaçlarım bir tanem. baban sabahları ithaka'nın en kuytu yerlerine koyunları otlatmaya götürüyor ne zaman senin adın geçse gözleri nemleniyor. bu arada dokuma tezgahı için sipariş verdim, dokumacı telefon numaramı istedi vermedim nerden eline geçirmişse herkese yaymış, şimdi evin önünde bir sürü izbandut adam volta atıyor. ama merak etme sen kalbim hep seninle hiç birine yüz vermedim. sadece bazen çamaşırları asmak için aralarından geçmek zorunda kalıyorum o kadar. kaç yıl olursa olsun seni her zaman bekleyen penelopen.
kusagami san kusagami san
sevgili penelope

bu sefer mektubun çok geç geldi, tez ayaklı tanrının ayakları, senin sözlerinin güzelliğini taşıyamayacak kadar tez olmasa gerek. mektubunda bir kaç yerde ıslaklık vardı badem gözlüm, ağladın mı yoksa? gözyaşların o kadar yoğundu ki zarfın her tarafı yapış yapıştı. telemakhos'u çok özledim. ama ben buraya geleli 9 yıl olmuş, lakin mektubunda telamkhos'un 6 yaşında olduğunu yazmışsın. aklım takıldı fikrim takıldı yeşil gözlerine gönlüm takıldı, bir yanlışlık yaptın demedim ama şeytana uydun mu aklım takıldı. canım benim ne olur dikkat et aklımı bu şüphe kırıntılarıyla doldurma. geçen gün porno siteleri gezerken bizim agamemnon'un karısı klytaimmnestra ile aigisthos'un sevişme videolarını gördüm, gizli çekim yapmışlar. ama agamemnon'un haberi yok. lütfen sende kendine mukayyet ol sık dişini, az kaldı büyük bir plan tasarlıyoruz şu anda. hektor yine bizim ordulara dalmış, uzaktan agamemnon geliyor. öptüm mucks.

p.s: kırbacın yanında kelepçeleri unutma bebişim. ;)
1 /