oğuzlar

1 /
tutkuyakar
selçuklu hanedanlığının çıkış noktası olan kınık boyunu ekseninde barındıran boy..üçok ve bozok olarak iki ana dal ve 24 boydan oluşur ve bugünkü azerbaycan,ırak,iran ve türkmenistan'ın atası konumunu teşkil eder..
dünyayı kurtaran adam
oğuzlar tarih boyunca türk kimliğini koruyabilen nadir boylardandır. bunun arkasında kurdukları devletlerin iyi yönetilmesi, uzun yaşaması örnek verilebilir.

büyük hun imparatorluğu'nun yıkılması sonucu hunlar da dahil olmak üzere birçok türk kavmi, anavatan orta asya'yı bırakarak avrupa'ya doğru ilerlemişler, kavimler göçünün başlamasının ana nedeni olmuşlardır. bugunkü rusya steplerinde ve avrupa içlerinden birçok devlet de kurmalarına rağmen, bunların birçoğu göçler nedeniyle uzun ömürlü olamamış, kültürsel etkileşim, din değiştirme gibi nedenlerden dolayı slavlaşmışlardır. şüphesiz bunların en büyük örneği macarlar ve bulgarlardır. gagavuzlar* ise yaklaşık 1.500 yıldır aynı topraklarda yaşadıkları için asimile olmamışlar, ortodoks hristiyan inancını benimsemelerine rağmen, türkiye türkçesine yakın bir dil ile türkiye adet ve geleneklerine yakın davranışlar sergilemişlerdir.

ikinci büyük göç dalgası ise 10.yüzyıl ve 11.yüzyılda başlamıştır. bu göç dalgasının ana nedeni bazı tarihçiler tarafından iklim ve kuraklık gibi gösterilir. aynı yıllarda orta asya'da kuvvetli bir devlet olmadığı için kaos ortamı da mevcuttu. bu göç dalgasının sonucunda hazar kuzeyi'deki rota izlenmeyerek hazar denizi altından günümüz iran toprakları ile anadolu'ya ulaşılmıştır. burada da selçuklu devleti, anadolu selçuklu devleti gibi hükümdarlıklar kurulmuştur. bu sefer oğuz boylarının kurdukları devletler uzun ömürlü ve sistemli bir yapıda olduğu için asimilasyon gibi olaylar yaşanmamıştır.

üçüncü büyük göç dalgası beraberinde pek çok sorun getirdiği gibi, anadolu'nun da kültürel ve sanatsal açıdan gelişmesini sağlamıştır. cengiz han ve ardıllarının büyük bir imparatorluk kurması sonucu, birçok türk boyu özellikle oğuzlar orta asya'yı boşaltarak anadolu'ya gelmişlerdir. bugün anadolu topraklarındanki mevlana, hacı bektaşi veli gibi birçok düşünür incelenirse, orta asya kökenli olduğu anlaşılabilir. üstelik üçüncü göç dalgasında tarihin seyirini değiştirecek bir boy da vardı. kayıların bir çok kısmı da bu göç dalgası ile gelerek söğüt ve civarına yerleşmişlerdir. [yanlış anlaşılmasın osman gazi'nin büyükdedesi süleyman şah zaten anadolu selçukluları döneminde anadolu'da bulunuyordu. moğol istilasından sonra büyük bir kayı boyunun geldiği biliniyor]. neticede yine oğuzlar'ın katkısı ile osmanlı devleti kurulmuştur.

son tahlilde oğuzlar, göç ettikleri yerde güçlü devletler kurdukları için benliklerini yitirmemişler, asimile olmamışlardır, bu yüzden türk tarihi akla gelince büyük kısmının oğuzlar tarihi olduğunu görebiliriz.
hepten aykırı
oğuzlar özellikle yakın doğuyu, ön asyayı, ve güney doğu avrupayı kendine yurt edinmiş türk kavmidir. tarihte kurulmuş birçok türk devletinde ana unsur olmuşlardır. bugün türkçe olarak bilinen dil oğuzca'dır. dünya milletleri sadece oğuzlara türk demektedir. diğer tük kavimleri kendi kavim isimleriyle adlandırılır. bunun dışında halen orta asya'da yaşayan oğuzlara "türkmen" adı verilir. türkmenistan ve afganistanda yaşarlar. türkiye türkleri, azeri, iran, ırak, suriye, batı trakya türkleri oğuzdurlar.

oğuzlar'ın kökü efsanevi ataları oğuz han'a bağlanmıştır. oğuz kelimesinin "okuz" kelimesinden geldiği ve boylar anlamını karşıladığı söylenmektedir. yaramaz ve hoyrat anlamına geldiği de bilinmektedir. oğuz han destanında ise oğuz'a isminin anlamı sorulduğunda "adım oğuz han, bana bu isim sarayda doğduğum için verildi" diye cevap vermektedir. yine destana göre oğuzhan'ın iki karısı vardır. bu iki karısından üçer oğlu olmuştur.

gökyüzünden mavi bir ışık içinde inen kızla olan evliliğinden 3 oğlu oldu. onlara gökle bağlantılı isimler verildi: gök han, ay han, yıldız han. bu oğullara bozoklar denildi ve altın oku üçe bölüp paylaştılar. neredeyse bütün oğuz önderleri bozok soyundan gelmektedir. üç oğulun her birinin dört oğlu oldu. bu dört oğuldan türeyenler oğuz ordusunun sağ kanadını oluşturdu. oğuz meclisinde sağ tarafa oturdular. anadoluyu yurt edindiklerinde kuzeye çıktılar.

oğuz han'ın ağaç kabuğunda rastladığı kızla olan evliliğinden 3 oğlu daha oldu. onlara yerle bağlantılı isimler verildi: gün han, dağ han, deniz han. bu oğullara üçoklar denildi ve gümüş oku üçe bölüp paylaştılar. bu üç oğulun her birinin dört oğul oldu. üçok soyundan olanlar oğuz ordusunun solu kanadını oluşturdular. oğuz meclisinde sol tarafa oturdular. anadoluyu yurt edindiklerinde güneye indiler.

gelenekçi ağabeylerin yani bozokların mecliste sağda oturması, yenilikçı küçük kardeşlerin ise solda oturması ilginç bir noktadır. 6 oğulun her birinin 4 oğlu olduğundan oğuzlar 24 boy olarak bilinirler. bunun dışında mesela göktürkler döneminde oğuzların 9 boy olarak yaşamaktaydı. bazen üç boy halinde bazen de 6 boy halinde yaşamışlardır. 24 boylu oğuz boy teşkilatı töresince ana altı boyun (oğuzhanın altı oğlunun) herbirinin bir damgası, bir uğurlu kuşu ve bir et parçası vardı.

oğuz imparatoruna yabgu denirdi ve bilgelerden oluşan bir danışma meclisi vardı. fakat yine de mutlakiyet yabgunundu. türk töresince ülkenin doğusu yabgu tarafından, batısı da amcası ya da kardeşi tarafından yöneltilirdi. yabgunun karısının devlet işlerinde hüküm verme hakkı vardı.

islamiyetten önce oğuzlar'ın diğer türk kavimlerinden farklı gelenekleri yoktu. ölülerini eşyaları ve atı ile gömerlerdi. yüzlerini keserek ve ağlayarak yas tutarlardı. yine islamiyetten önce oğuzlar doğan çocuklara geçici bir isim verirdi. buna göbek adı denirdi. daha sonra kahramanlık yapıp ismini kazanınca göbek isimlerini de terketmezlerdi. bugün bu gelenek türkiye'de hala yaşatılmaktadır. oğuzlar gökyüzüne ve yeryüzüne taparlardı. atalarının ruhlarına saygı gösterir töreyi bırakmazlardı

diğer türk boyları gibi oğuzlar da hayatlarında dini ikinci plana atmışlardı. hrisityanından zerdüştüne, budistinden yahudisine her dinden oğuz türkü vardı. 10 - 11 yüzyılda oğuzlar diğer türk boylarıyla aynı dönemde kitleler halinde müslüman oldular. ilk başta bir kısmı sünnet olmayı reddettiler. müslüman hatta bazı komutanlar arap ordusunda komutanlık görevleri üslendi, bazı devlet adamları ise islam devletinde üst kademelere geldi. oğuzlar zamanla islam bayrağını arapların ellerinden aldı. şüphesiz ki arap-islam kültüründen en çok etkilenen türk boyu oğuzlardır. zamanla dillerine arapça ve farsça sözcükler almaya başladılar. hükümdarları yabgu'yu ve hakan'ı bırakıp şah, padişah, sultan gibi ünvan aldılar. islamiyetin kabulüyle oğuz isimleri terkedildi. çocuklara arapça ve farsça isimler konuldu. daha sonra bu durum öyle bir seviyeye geldi ki, osmanlı devletinin duraklama dönemlerinde türk veya oğuz demek çapulcu, yoksul, köylü, avam anlamına gelmeye başladı. kimlğinden türklüğü silen osmanlı imparatorları olduğu gibi, soyunu oğuz han'a dayandıran fatih sultan mehmet gibi padişahlarda olmuştur. hatta istanbul fatih torununa oğuz han ismini vermiştir. yine de osmanlı devletinde kullanılan bayraklar kırmızı ve yeşil renkteydi. kırmızı türklüğü, yeşil islamı temsil etmekteydi. devletin devamı olan türkiye cumhuriyetinin ana unsuru bugün hala oğuzlardır.

oğuzlar kadınları yüzlerini ve saçlarını örtmez, erkeklerle spor yapar, güreşe bile tutuşurdu. oğuzlar ataerkil bir toplumdu fakat kadın erkek ile eşitti. din işlerine bakan çoğu şaman kadındı. hatun devlet işlerinde söz sahibiydi. oğuz kadınları oğullarını savaşırken ölsün diye büyütürlerdi. oğuzlarda yatarak ölmek yüz kızartıcı bir durumdu. bu annelerine karşı bir suçtu. islamiyetin kabulüyle oğuz kadını bugün anca toparlanabildiği bir sürece girdi ve yüzyıllarca geri planda yaşamaya mahkum oldu.

oğuz erkekleri sakal bırakmazlardı. saçlarını uzatır ve bazen örerlerdi. suyu kutsal saydıkları için sık yıkanmazlardı. herbiri asker olarak yetiştirilir, gereğinde orduda yerlerini alırlardı. erkek ailenin reisiydi. çok eşli evlilikler istisnalar dahilindeydi.

oğuz töresinde kopipeyst yoktur. alın teridir.
şapkalı e
sanarsın hepsi anadolu'ya göçmüş.

karadeniz'in kuzeyinden, akdeniz'in güneyine kadar geniş bir coğrafyaya dağılmış olan bir türk boyudur.
1 /