oktavlar kanunu

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
ben olan ben
herhangi bir olaylar dizisinin sonunda, gücünü ya da yönünü kaybettiği bir yolun tanımı. yedi kanunu olarak da bilinir.

gurdjieff'in enneagram'ında ve majör müzik ölçüsünde somutlaşmıştır. müzik ölçülerinde, her nota dizisindeki bir olaya karşılık gelir; mi-fa ve si-do arasında yarım-adımlar aralıkları temsil eder.

bu aralıklarda, oktavın dışından bir şok alınmadığı takdirde, bir olaydan bir sonraki olaya ilerleme süreci yavaşlar, ve sapma ya da kesinti olur.

(bkz: mi diyez)
(bkz: si diyez)
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
atom ağırlıkları sekizin katı kadar olan elementlerin özellikleri birbirine benzer. 1864 yılında yazılan bir yazıda newlands bunu oktav kanunu (law of octaves) olarak tanımladı.

bu kanuna göre herhangi bir element tablodaki sekizinci elementle benzerlikler gösterir.

(bkz: müzik notaları)
(bkz: renkler)
(bkz: döngü)
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
"evrenin bundan sonraki temel kanunu, yedi kanunu veya oktavlar kanunudur.”

“ bu kanunun anlamını kavramak için, evreni titreşimlerden meydana gelmiş olarak kabul etmek gerekir. bu titreşimler, evreni oluşturan maddenin, en incesinden en kabasına kadar, bütün çeşit, safha ve yoğunluklarında, faaliyet göstermektedirler; çeşitli kaynaklardan çıkmakta ve birbirleriyle kesişerek, çarpışarak, birbirlerini güçlendirerek, zayıflatarak, durdurarak vs. çeşitli yönlerde ilerlemektedirler.”
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
“ batıda kabul edilen görüşlere göre bu bağıntı içerisinde titreşimler, süreklidir. bu, titreşimlerin doğmasına neden olan ve titreşimlerin yer aldığı ortamın direncini yenen orijinal dürtünün kuvveti, faaliyet göstermeye devam ettiği sürece, titreşimlerin, çıkarak ya da inerek genellikle kesiksiz olarak ilerlediğinin kabul edildiği anlamına gelir. dürtünün tükendiğinde ve ortamın direnci arttığında, titreşimler, doğal olarak, zayıflar ve dururlar. fakat bu ana gelinceye kadar titreşimler, muntazam bir biçimde ve tedricen gelişirler ve direncin yokluğu söz konusu ise sonsuza kadar da devam edebilirler. bundan böyle, hiç karşı çıkılmamış olması nedeniyle açık bir biçimde formüle edilmemekle beraber fiziğin temel görüşlerinden birisi, titreşimlerin sürekliliğidir. en yeni teorilerin bazılarında bu görüş, sallanmaya başlamıştır. bununla beraber, fizik, titreşimlerin tabiatı hakkında doğru bir görüşten veya gerçek dünyadaki titreşimler kavramımıza uyan bir görüşten halen çok uzaktadır.”
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
“ bu konuda, kadim bilginin görüşü, şimdiki bilimin görüşü ile çelişki halindedir; zira kadim bilgi, titreşimler anlayışının temeline titreşimlerin süreksizliği ilkesini yerleştirmiştir.”

“ titreşimlerin süreksizliği prensibi, yükselen ya da alçalan bütün titreşimlerin, belirli ve gerekli özellikleri gereği, muntazam olarak değil ( yani düzenli olmayan şekilde, tek şekilde değil), fakat periyodik hızlanma ve gecikmelerle geliştiklerini ifade etmektedir. titreşimlerdeki orijinal dürtü kuvvetinin muntazam bir biçimde hareket etmediğini, fakat sırasıyla, kuvvetlendiğini ve de zayıfladığını söylersek bu prensip daha da açık bir biçimde ortaya konmuş olur. dürtünün kuvveti, tabiatını değiştirmeden faaliyet gösterir ve titreşimler, dürtünün, ortamın ve koşulların vs. tabiatı tarafından tayin edilen sadece belli bir zaman için muntazam bir biçimde gelişirler. fakat belli bir anda, dürtüde bir çeşit değişiklik ortaya çıkar ve titreşimler, tabir caizse, ona itaat etmekten vazgeçerler, kısa bir süre için yavaşlarlar, belli bir ölçü dahilinde tabiatlarını ve istikametlerini değiştirirler; örneğin yükselen titreşimler, belli bir anda daha yavaş yükselmeye ve alçalan titreşimler, daha yavaş alçalmaya başlarlar. bu geçici gecikmeden sonra, gerek yükselmede gerekse alçalmada titreşimler, tekrar eski kanala girerler ve belli bir süre için, gelişmelerine yeniden bir engelin çıkacağı belli bir ana kadar muntazam bir biçimde yükselir ve alçalırlar. bu bağlantı içerisinde, momentin muntazam hareket devrelerinin eşit olmamaları büyük anlam taşır. bir devre daha kısa, diğeri ise daha uzundur.”
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
“ bu gecikme periyotlarını, ya da daha ziyade titreşimlerin yükseliş ve alçalışındaki engelleri tayin etmek için, titreşimlerin gelişim çizgileri, belli bir zaman süresi içerisindeki titreşimler sayısının iki kere büyük olmasına ya da yarılanmasına uyan devrelere bölünmüştür.”

“ bir yükselen titreşimler çizgisi düşünelim. bu titreşimleri, saniyede bin defa titreştikleri bir anda ele alalım. belli bir süre sonra, titreşimlerin sayısı iki misli olur, yani iki bine varır.”



yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
“ titreşimlerin bu zaman aralığı içerisinde, ilk verilen titreşimler sayısı ile iki defa daha büyük olan titreşimler sayısı arasında, titreşimlerin artmasında gecikmenin yer aldığı iki yer vardır. biri, başlangıca yakındır ama başlangıçta değildir. diğeri, hemen hemen sonda meydana gelir.”

“ yaklaşık olarak durum şudur:



yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
“ titreşimlerin gecikmesini ya da ilk yönlerinden sapmasını yöneten kanunlar, kadim bilimce biliniyordu. bu kanunlar, zamanımıza kadar korunmuş özel bir formüle ya da diyagrama uygun biçimde yerleştirilmişlerdir. bu formülde, titreşimlerin iki defa daha arttığı devre, titreşimlerdeki artış oranına uygun sekiz eşit olmayan basamağa bölünmüştür. sekizinci basamak iki defa daha fazla sayıda titreşimle ilk basamağın yinelenmesidir. belli bir sayıdaki titreşimler ile, bu sayının iki misline ulaşması arasındaki titreşimlerin iki misli olduğu bu devre ya da titreşimlerin gelişme çizgisine oktav yani sekizden oluşmuş denir.”

“ titreşimlerin iki misli olduğu devreyi, birbirine eşit olmayan sekiz kısma bölme ilkesi, bütün oktavda titreşimlerin gayri muntazam bir biçimde artışının ve oktavın ayrı ayrı ‘basamaklarının’, oktavın gelişmesinin farklı anlarında hızlanma ve gecikme göstermelerinin müşahedesine dayanmaktadır.”

“ bu formül içerisindeki oktavla ilgili fikir, öğretmenden öğrenciye, bir okuldan diğerine geçmiştir. çok eski zamanlarda, okullardan birisi, bu formülü müziğe uygulamanın mümkün olduğunu keşfetmiştir. bu şekilde, yedi tonlu müzik skalası elde edilmiştir ki, en uzak geçmişte bu bilinmekle beraber sonradan unutulmuş ve daha sonra yeniden ‘bulunmuş’ ya da keşfedilmiştir.”
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ben olan ben
“ yedi tonlu skala, kadim okullar tarafından ortaya konmuş ve müziğe uygulanmış kozmik bir kanunun formülüdür. aynı zamanda, oktavlar kanununun tezahürlerini, başka çeşit titreşimlerde incelersek kanunların, her yerde aynı olduklarını; ışıksal, ısısal, kimyasal ve manyetik ve diğer titreşimlerin, ses titreşimleri ile aynı kanunlara bağlı bulunduklarını görürüz. örneğin, ışık skalası fizik tarafından bilinmektedir; kimyada, elementlerin periyodik sistemi, kuşkusuz, oktavlar ilkesi ile yakından ilişkilidir; ancak bu ilişki, bilim açısından tam bir açıklığa kavuşmuş değildir.”

“ yedi tonlu müzik skalasının yapısının incelenmesi, oktavlar kozmik kanununun anlaşılmasında çok iyi bir kaynak oluşturur.”

“ yine yükselen oktavı, yani titreşimlerin frekansının yükseldiği oktavı ele alalım. bu oktavın, saniyede bin titreşim ile başladığını düşünelim. bu titreşimi do noktası ile gösterelim. titreşimler, büyümektedir; yani frekansları yükselmektedir. saniyede iki bin titreşime vardıkları noktada, ikinci bir do, yani müteakip oktavın do’su bulunacaktır.”



yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın