okumak

2 /
galiba galiba
bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş. öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış. ardakai hfraliren srısaı krıaışk oslada ouknyuorumş.
de te fabula narratur de te fabula narratur
günde 1 sayfa okumak sizi insan, 10 sayfa okumak şair ya da yazar, 100 sayfa okumak tanrı yapar.

ve hayat, tanrıların ağzıdan çıkan sözlerdir. misal:

bazen kelime gibi bir tek 'hayat'tır, söylenen;
bazen ise tek bir 'kelime'dir, 'hayat' gibi söylenmek istenen.
imkanatutuldum imkanatutuldum
"okumak, en başta sistemin ürettiği onca sahte haz vaadine kanmamak-kanamamak demek. dışarıda teşebbüs ve tecrübe edilebilecek yığınla irili ufaklı haz ihtimali varken bir odaya kapanıp okumak; bu bana bir tür kahramanlık gibi geliyor. bir tür külyutmazlık da demek isterdim, ama kelimenin biraz soğuk bir tınısı var ve demek istediğimi tam ifade etmeyecek gibi. ayrıca bir de şu var: akademisyenler ve bir avuç kalem erbabı haricinde okuduğu için cebine para konan insan görmedim ben. bununla birlikte, biraz iddialı olacak ama, iyi bir kitap okumanın hazzını başka hiçbir şey vermez." murat uyurkulak
peri masalı peri masalı
çoook uzak zamanların sevgilisi, çocukluğumun en güzel, en alımlı genç kızı...kocaman ve güzel ve gülen gözleriyle hafızama nakşolmuş biricik yadigarım...acem güzeli...senden daha neler dinlemek, neler öğrenmek isterim...kim olduğumuzu ve yavruma neler aktardığımı bilmek, köklerime kavuşmak, onları bilmek, tanımak isterdim. burada benim büyük çaresizliğim başlıyor... neleri kabul neleri red ederim? bilmek hakkım değil mi? mesela bu okuma "bozukluğu"...var mı genlerimizde? niçin okumayı hayatın kendisinden daha çok seviyoruz?
2 /