ölü canlar

sorunsal sorunsal
itü sahnesi tarfından sahneye taşınmış ve gerek oyuncularıyla olsun gerek ses efektleriyle olsun inanılmaz güzel olan oyun
arcian arcian
gogol'un edebi başyapıtı. ülkemizdeki kumsallardan kum çekip bina yapan iş adamları ile aynı ahlaki değerlere sahip çiçikov'un başından geçen olaylar konu alınır. yoğun betimleme bazen "yeter amk" tepkilerine yol açabilir ama zamanla sevmeyi öğrenirsiniz. epey de komik kitaptır belli bi' açıdan

şöyle de güzel bi' anekdot vardır: "rus olmak, masadan kalkmadan önce tıka basa doymuş olmayı gerektirir."

ha bir de, "vedaları hiç sevemedim" veya "kitapların sonunu okumam, çünkü onlar hayal gücünü öldürür" gibi yavşaklıklarınız varsa bu kitabın sonu yoktur, okuduktan sonra raad raad demagojinizi devam ettirebilirsiniz.
keskinsirkee keskinsirkee
okumayı düşündüğüm ama yazılış hikayesini öğrenince kuşkuya kapıldığım kitap.
kitabın ikinci cildinin yazarın ölümünden sonra derlenmiş olması akıcılığı bozar diye düşünmüştüm ki bunu doğrulayan bir yorum okudum.
karakızıl karakızıl
maalesef yarıda bıraktığım klasiktir. sıkıcılık, edebi yoksunluk, mantıksızlık vs.. değil kesinlikle yarıda bırakmamın sebebi. çok akıcı ve mükemmel bir rus klasiği. hatırladığım kadarıyla betimlemeleri de, özellikle eviçi betimlemeleri, çok iyi idi. ne sebeple yarım bıraktığımı hatırlamıyorum ama. kitabın süresi gelmişti de uzatmamıştım galiba.
tıbbıedebi tıbbıedebi
kitabın hemen girişinde "yazardan okura" başlığı altında kahramanı çiçikov'la ilgili bir cümle, gogol'ün romanı kaleme alırken aklında dönüp duran niyeti olanca çıplaklığıyla yansıtacak güçtedir: "rus insanının eksiklerini, ayıplarını göstermek için yazdım onu; yoksa üstünlüklerini, erdemlerini göstermek için değil."

kitapta tek sevdiğim şey çiçikov ismiydi.