onaylanma ihtiyacı

simon muhasebeci gemide gelir simon muhasebeci gemide gelir
kadimliğinden sual olmaz muhtaciyet. tüm çatallı yolların sahte feneri. kendilik duygusunun tek eli belinde silahlı tecavüzcüsü. ete batan kusur örtücü yaka iğnesi. başarı hissinin örtücü kalkanı. bitmeyen seremoni. tükenmez karnaval.

kaz. 20'li, 30'lu yaşlarının tüm davranış biçimlerini, tüm idrak yollarını kaz. kaz ki muhtaç olduğun kudretli hissiyatın kollarına düşesin. kaz ki sağlamlaştırdığını düşündüğün benliğini hangi onay duygusunun yüzeye yakın köklerine parazitlediğini göresin.

+ baba, işte bu sana uzattığım olduğum kadarımdır.
- ret! not enough! fatal error!

+ anne, işte bu sana uzattığım olduğum kadarımdır.
- ret! not enough! fatal error!

+ sevgilim, işte bu sana uzattığım olduğum kadarımdır.
- ret!

+ tamam.

ilk aldığın karneyle eve gittiğinde baban her şeyden önce şunu mu dedi:
- matematik neden 4?

merhaba! şizofrenik dünyamıza hoş geldin.
şimdi önce iyiyi takdir etmemekle başlıyoruz. pesimist mi o?
ve bir ve iki ve üç.
çok güzel.
şimdi de başarının ne olduğunu yavaş yavaş unutuyoruz.
evet.
çok güzel.
şimdi olduğumuz kadarını unutuyoruz.
onay nerdeyse ordayız.
haydi. yürüyün.

kabul kadimdir. çünkü iktidarca onaylanmayan hiçbir varoluş, çoğunlukça meşru değildir. meşru olmayan her varoluş, çoğunlukça kabul gören bir kopyasını yaratmaya mahkumdur. bu mecburiyet, kontrolsüzce çoğalır, bölünür, her bölünme ilkin diğer parçalarca coşkuyla kutlanır. bölünmüş, parçalanmış bir varoluş, hiçbir zaman kendi iktidarını yaratamaz.
çokluk acıdır.

halbuki onayı veren iktidarlarım, ilkin mükemmele giden yolun gurur taşlarını fırlatmak yerine, dudaklarının kenarında beliren mesnevi'yi okusaydı.
idrak balonlarımızı parlatıp, göğsümüzü onay uçlarınıza dayamadan gezinseydik.
crimson crimson
hali hazırdaki sistemin bir getirisidir.

özellikle son yıllarda daha da artmış olan, markaların insanların egolarına seslenip "siz her şeyin en iyisine layıksınız" güdülemesi ile diğer insanlardan daha özel olduğunu anlamak ya da hissetmek üzerine bir pazarlama stratejileri var. zira buna göre diğerlerinden daha özel hissetmek için o markalara ihtiyacınız var: " daha güzel görünmek için x marka rimele, daha sağlıklı görünmek için y marka mısır gevreğine, daha çekici olabilmek için z marka deodaranta, daha cool görünmek için a marka telefona" ihtiyacınız var. böyle diğerlerinden ayrılan sana özel hissettiren tarzınla büyüleyebilirsin. böylece başkaları tarafından daha fazla kabul görüleceğine inandırılıyor insan.

buna sosyal medya da dahil; instagram ya da twitter'daki takipçi sayıları insanlara kendini celebrity gibi hissettirip, anları orada paylaşmak için en güzel ve özel görünmek için motivasyon sağlıyor, adeta fotoğraf paylaşmak için yaşanıyor. ya da insanlar facebook'ta en mutlu kendileriymiş, hayatları şahaneymiş gibi göstermeye çalışıyor, hayatlarının başları tarafından takip edildiğine inanıyorlar çünkü. ne kadar iyi görünğrsen o kadar "like" ve "takipçi" alırsın. onaylanmaya takdire o kadar ihtiyaç duyuyorlar ki bir noktadan sonra, binlerce kişi tarafından izlenip onaylanmak adına hayattan zevk almaktan vazgeçiyorlar.

insanın doğası gereği; önemli hissetmek istemesi doğal bir dürtü; lakin bu herkesten daha iyi, özel ve farklı olma ve onaylanma dürtüsü bir noktadan sonra koca bir yalanla yaşamaya ya da kendinizle hayatınızla ilgili beklentilerinizi o kadar yükseltir ki en sonunda daha da büyük bir hayal kırıklığı içinde bulabilir insan kendini.
kimse kendine bunu yapmasın; "çünkü siz buna değersiniz."
harmonai harmonai
öz güven eksikliği ile doğru orantılı olarak eksikliği hissedilen ihtiyaçtır. eğer ki hayatınızda yeterince takdir ve sevgi görmediyseniz hep birileri size doğrusun, harikasın, mükemmel bir şekilde adilsin, len ne kadan da zekisin gibi şeyler söylesin istersiniz. bu bir noktaya kadar insani ve anlaşılabilir bir istek ve ihtiyaçtır; lâkin bunun için çırpınmak, takmıyor gibi görünüp bazı şeyler için çıldırmak gibi absürtlükleriniz yüz metre öteden fark edilir.

bu tarz ihtiyaçları için deli divane olan fanilere acil şifalar dileyerek deliliğin sizi özgür kılacağı tavsiyesi ile satırlarıma son veriyorum.