one flew over the cuckoo s nest

1 /
petrucciante petrucciante
---***aşağıdaki yazı spoiler içermektedir.***---

aslında deli olmayan fakat hapishaneden kaçamadığı için deli taklidi yaparak kendini akıl hastanesine nakil ettiren mcmurphynin* hastanede nasıl delirtildiğini(!) anlatırken aslında mevcut sistemin -ki romanında "makine" olarak adlandırılmıştır- insanları ne denli koyuna dönüştürdüğünü anlatan, bazen güldüren, bazen iç ezen sahnelere sahip olan filmdir/romandır. hikaye o kadar güzel kopuş sahnelerine sahiptir ki, örnek verecek olursak ilk cinsel ilişkisini yaşayan billy -hikayedeki kekeme karakter- sabahleyin hemşireyle olan diyaloğuna kekelemeden devam ederken, hemşirenin onu annesine şikayet edeceğini söylemesiyle yeniden kekelemeye başlaması aslında eserin vermek istediği mesajın direk özeti sayılabilir. hikayeyi anlatan ve hikayenin finaline damga koyan şef bromdeni de unutmamak gerekir tabi ki. çünkü o bir guguk kuşudur ve her guguk kuşunun yaptığı gibi yuvadan ayrılmadan önce kardeşlerini öldürmelidir.

çok enfes, çok şahane bir film. bir çok oyuncuya hollywood kapılarını aralamış, bir çok kişiye de cesaret vermiştir. kesinlikle her arşivde bulunması gereken, tek başına izlenilmesi tavsiye edilmeyen filmlerden. analar ne oyuncular ne yönetmenler doğurmuş demeden duramayacağım. *

---***yukarıdaki yazı spoiler içermektedir.***---

romanı tam manasıyla okuduktan sonra gelen düzeltme: film ve roman kesinlikle ayrı düşünülmeli. çünkü film ağırlıklı olarak sadece birkaç karakteri ve anafikri romandan almış gibi bir görüntü çiziyor. ek olarak da bir kaç repliği kitaptakinin aynısı olarak almış. hatta öyle ki canımız abimiz mcmurphy kitapta kızıl olarak tanıtılmakta idi. ha jack abimizi kızıla boyamak o kadar zor muydu? hiç sanmıyorum...o nedenle filmden aldığınız hazzın yüzlerce kat fazlasını almak istiyorsanız mutlaka romanı okuyun efenim. öyle ki okumaya kıyamacak, her sayfasını beş kez okuyacaksınız, bitmesin diye yalvaracaksınız belki de...muazzam bir eser...
whisper whisper
one flew over the cockoo's nest "kafesten bir kuş uçtu" yazar ken kesey'in ilk romanıdır. kitap 1962 yılında amerika'da ilk baskısını yaptığında eleştirmenlerden son derece olumlu tepkiler aldı ve altmışlı yıllarda amerika'da çıkan en iyi yapıt ünvanına sahip oldu.

daha sonra dale wasseman tarafından oyunlaştırıldı.

ülkemizde "guguk kuşu" adı ile bilinen sinema filmi, ilk defa bir dans-drama şeklinde ankara'da sahneye konan devlet opera ve balesi genel müdürlüğü'nün özgün bir prodüksüyonu.....

2005-2006 sezonunda istanbul devlet opera ve balesi tarafından repertuara alınan guguk kuşu 'nun müziklerini ilteriş sun, librettosunu ilham yazar, dekorunu behçet malikler yaptı. kostümleri gizem betil, ışık tasarımı ahmet defne gerçekleştiriyor.

guguk kuşu'ndan... otoritelerin sağır ve dilsiz olduğunu düşündükleri yarı amerikalı yarı kızılderili reis bromden, makina adına büyük hemşire tarafından yönetilen bir akıl hastanesinin hikayesini anlatıyor. reis'e göre makina özgür iradenizi elinizden almaya çaluşan, sizi bir koyun gibi çalışmak zorunda bırakan sistemi temsil etmektedir. daha çocukken makina tarafından ele geçirildiği için yapabildiği tek şey, korkuyla emirleri yerine getirmek ve kurallara uymaktır. bu korkunç gri dünyaya mc. murpy gelir ve bir sürü gibi güdülen bu adamlar adına makinaya savaş açar. bunu takip edenlerse eğlenceli, kahramanca ama aynı zamanda trajik ve özgürleştiricidir.

www.idobale.com

ps: eğer bu filmi gerçekten beğendiyseniz ve vazgeçilmezleriniz arasındaysa farklı bir yorumla izlemek ayrı bir zevk veriyor, ayrı bir anlam katıyor. tavsiye edilir.
pushitonmeshitonme pushitonmeshitonme
harika senaryosu ve dünya üzerindeki en iyi oyunculuk performanslarından birkaçı ile beni benden almış bir film. sonuyla da ayrıca dumur etmiştir. kanımca sinema tarihinin kilometre taşlarındandır.
van den budenmayer van den budenmayer
*** spoiler ***

randle p. mcmurphy*, devasa büyüklükte ki musluk zımbırtısını kaldıracağına dair koğus elemanlarıyla iddiaya girer, birkaç başarısız denemeden sonra vazgeçer, yüzünde başarısızlığın ve aynı zamanda da zafere ulaşamamış hırsının yansıması vardır... ve ağzından sadece bir cümle çıkar; "en azından denedim..."

*** spoiler ***
ornitrin ornitrin
aslında, tiyatro oyununu izlerseniz daha iyi anlayacağınız filmdir. gerçi ben unutmuşum ama siz daha iyi anlarsınız, güveniyorum size.
portakallı lazarus portakallı lazarus
ken kesey'in 1962'de yazdığı, 1975'te çek yönetmen milos forman tarafından filme alınan klasikleşmiş romanı...filmdeki oyunculuklardan bahsetmeme gerek yok zaten... danny de vito ve christopher lloyd gibi oyuncuları keşfetmemizi sağlayan film izlenmeli, gülmekle ağlamak arasında gidip gelinmeli,hayran olunmalı...
ludmilla ludmilla
izlerken tezer özlü'nün çocukluğun soğuk geceleri kitabını anımsatan, oyuncu kadrosunda tek eksik bulunmayan, jack nicholson'ın oyunculuğuna tekrar tekrar hayran olmanızı sağlayan film.
1 /