öpücük balığı

smelllllyy cat smelllllyy cat
nadir bilinen kıyıda köşede kalmış enfes bir atilla atalay hikayesidir.

.. bir gün bana "gitme" dedi.. ama hep öyle derdi.. "yelkovan dokuzun üstüne gelinceye dek.. bu şarkıdan iki şarkı sonra.." hiçbir keresinde bırakmazdı beni. iyi, tamam, oynadık, bitti. dönüşte yine oynarız.. dinlemezdi.." bak şimdi bu çerez tabağını dökücez; leblebiler saatmiş, üzümler dakika, fındıklar günmüş ama.. sayalım, o kadar sonra git.." pazarlık ederdim. " fındık dün diilmiş, leblebi saat.. ona tamam." " peki " derdi. sonra aniden nereden olduğunu bilmediğim tek şamfıstığını çıkarıp " peki bu yılmış, yıl olsun" derdi. " yüzyılmış tamam mı, ölüm gelinceye kadarmış.." üzümleri leblebileri falan sayardık sonra. tek şamfıstık, o yüzyıldı.. o ölümün geldiği zamandı. onu pek tartışmazdık. onu açar, yarısını yer, yarısını bana yedirirdi. sonra, sonra o öpücük balığı ve ayrılık..
bu başlıktaki 14 giriyi daha gör