ortalama insan

recai pengül recai pengül
bazı yönlerden insanlığı süper temsil yeteneği vardır. nasıl yönler? ortalamanın anlam taşıdığı mesela insanlar üzerinden normal dağılıma sahip yönler. boy, kilo, ömür bunlardandır. arkadaş sayısı, yıllık gelir gibi özelliklerin normal dağılıma sahip olduğundan ise çok şüpheliyim. bu tür konularda ortalama insanın pek iyi temsil yeteneği olmamalı.
recai pengül recai pengül
çince konuşur, çinli karısı vardır, en çok tükettiği besin pirinçtir, boyu 1.60'ın altındadır ve hatta inanmazsınız ama çinlidir! çinli değilse çin yerine hint koyun, önceki cümleyi bir daha okuyun. gene uymazsa bana gelin.
başındakapitalisttacıylasosyalistprenses başındakapitalisttacıylasosyalistprenses
ortalama insan, ortalama bir yaşamda düşüp kalkan bir hayat... en ince farklılıklara bile ortalama olarak sahip olduğunu görmek, anlamak gibi birşeydir. somut anlamda; ortalama maddiyat, ortalama bir kilo ve bir boyun getirdiği ortalama bir güzellik... soyut olarak; bazen mutlu bazen üzgün ortlama hisler, ortalama bir zeka, kimi zaman çocuk gözlerle hayata en saf haliyle bakan bir zihin bazen de yorulmuş, hiç bir şey yaşamaya hali kalmamış bıkkın bir yürek, topla ikisini böl ikiye gene ortalama bir sen işte.

kaçmaya çalıştığında harakete geçemeyen, hatalarını toplayıp doğru kararlarıyla eşitleyen ardından ortalama bir vicdanla yoluna devam eden, asla tam olarak dibe vurmayan ama hiç bir zaman bulutlara dokunamayan insan.

sınırlarını yıkmadıkça ortalama kalacaktır yaşadığı herşey, zihninde hissettiği her lezzet. parmağını gökyüzüne kaldırıp bulutlardan birine dokuduğunu hayalettiğinde gerçeklik denen algının sınırlarını silecek, belki hayatında bir ilk yaşayarak ortalamanın üzerinde çılgın bir fikre kapılabilecektir.
trollvisa trollvisa
hiç kimsenin tam olarak olmadığı insandır. özgün olan her insanın (ki her insan özgündür) ortalaması alınarak hesaplanmıştır (kim hesaplıyorsa artık)
thoka thoka
ön bilgi: yüksek dozda genelleme içerdiğinden "hade lan ordan" deme,içten içe küfretme hakkınız mevcuttur(çok abartmayın ama) * zira bikaç yıllık tecrübeye dayanarak yumurtlanacaktır bu giri.son olarak ortalama bi insan olduğum inancıyla kesinlikle tepeden bakmadığımı belirtmek isterim...

ortalama insan ırkçı olur tarihi kendi kaynaklarından okumuştur farklı kaynaklara başvurmamıştır dolayısıyla tek noktadan bakmaktadır sentez yapmamıştır karşı tarafın haklı olduğu noktaları göremez. az okur araştırma ise neredeyse sıfıra yakındır genelde kulaktan dolma bilgilerle hareket eder fikrim diye öne sürdükleri başkalarınındır aslında. ben bilirim mantığıyla yaklaşır diğer düşünce sistemlerine hakettiği saygıyı göstermez. fikrini karşı tarafa ne pahasına olursa olsun kabul ettirmeye çalışır hatta bu uğurda anlamsız tartışmalara girebilir hakaret edebilir kavga bile edebilir(bildiğin ayarsız işte). çalışmaktan kaytarmaya bayılır hatta bunu marifet olarak görür. kendini çok değerli görür tüm dünyanın onun etrafında döndüğünü düşünür ki koca kumsalda 1 tane kum tanesi olduğunu unutur(ahanda ben mesela).başkalarının yerine koyamaz kendini koymak istemez aslında çünkü farklı pencerelerden bakabilmek sağlayacağı faydayı minimuma indirmektedir bu da kişinin işine gelmez.şanssız olduğunu düşünür hep talihsizliklerin kendini bulduğunu düşünür gerçekten düşmüşleri muhtaçları düşünmez.

son olarak şunu belirtmek isterim; her platformda dillendirdiğimiz türk kadını şöyledir türk erkeği böyledir türk insanı überdir ya da çok fenadır gibi yorumlar fiziksel özellikler ve yöresel kültür konuları hariç ister paki olsun ister ingiliz ister çinli genellikle benzerlik göstermektedir hatta çoğu noktada aynıdır.malzeme insan sonuçta duyguları dürtüleri ile hareket eden bi organizma senden benden ne kadar farklı olabilir.

(bkz: genellememi yaptım rahatladım)
de te fabula narratur de te fabula narratur
charles bukowski'nin şu sözlerle ağzına sıçtığıdır:

"ortalama insanda
herhangi bir gün de bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret,şiddet
ve saçmalık vardır.
ve cinayet konusunda en becerikliller
cinayet karşıtı vaaz verenlerdir.
ve nefreti en iyi becerenler
sevmeyi vaaz edenlerdir.
ve -son olarak-
savaşı en iyi becerenler
barış vaazı verenlerdir.

tanrıyı vaaz edenlerin
tanrıya ihtiyacı var
barış vaaz edenlerin
huzuru yok
sevgiyi vaaz edenler
sevgisizdir.
vaaz verenlerden sakının
bilmişlerden sakının.

durmadan
kitap
okuyanlardan
sakının
yoksulluktan nefret edenlerden
ya da gurur duyanlardan sakının.
övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının
karşılığında övgü beklerler.

sansürlemekte hızlı davrananlardan sakının
bilmedikleri şeylerden
korkarlar.

sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının;
tek başlarına
bir hiçtirler.

ortalama erkekten
ortalama kadından
sakının
sevgilerinden sakının

sevgileri vasattır,vasatı
aranır dururlar
ama nefretleri dahiyanedir
nefretleri seni beni
herkesi öldürebilecek kadar
dahiyanedir.

yalnızlığı istemezler
yalnızlığı anlamazlar
kendilerinden farklı
herşeyi
yok etmeye
çalışırlar

sanat
yaratamadıklarından
sanatı
anlayamazlar
yaratma başarısızlıklarını
dünyanın beceriksizliğine
yorarlar.

kendileri tam sevemedikleri için
senin sevginin
eksik olduğuna inanır
ve senden
nefret ederler.

ve nefretleri
parlak bir elmas
bir bıçak
bir dağ
bir kaplan
bir baldıran otu gibi
mükemmeldir.

en usta oldukları sanattır
nefret. "
mustafa mustafa
dünyadaki yaşam bu insanlar için tasarlanmış. yasalar, eğlence anlayışı, eğitim nereye bakılırsa bakılsın her şey öncelikle ortalama olana hitap edecek biçimdedir. ortalama altı ve üstü insanlar ise bu yaşam biçimiyle de mücadele etmek zorundadırlar.