oruç çakmaklı

1 /
guanoapes guanoapes
itu mimarlik fakültesi öğretim üyelerinden biri.temel tasarım derslerine girer.7 yıl amerikada ressamlık eğitimi almış gerçek bir tasarım dahisidir.onunla mimarlık okumak ayrı bi zevktir.gecenin 4 ün de ders yapıcak kadar çılgın bir insandır.bi de genç hatunlara apayrı bir ilgisi vardır.22 yaşında ytü'de okuyan bi sevgilisi vardı en son.o yaşlarda da bi kızı var ayrıca.ama taşkışla'da ondan ders almadan mezun olan bir öğrenci mimar olamaz dedirticek kadar süper bir hocadır.
mazzo mazzo
derslerini asla kaçırmak istemeyecek ve bittiğinde boşluğa düşmenize sebep olacak kadar çok sevebileceğiniz, öğrencilere aşılamak istediği değerler takdir edilesi insan.
infoma infoma
ilk kez dersine girersiniz, hasta olursunuz: bu nasıl adam, herşeyi beğeniyo, dahi, çok sevecen diye.
sonra kızmaya başlarsınız: sınıfın ağzına sıçmaya başlar, hiç bişeyi beğenmez, çok çalıştırır..
ders biter, notlar süperdir *, yine seversiniz çok şey öğretmiştir.yalnız bişey vardır: çok yapmacıktır tavırları, yalandır aslında. sizi bi daha tanımaz bile ama herşeye rağmen ondan ders alamamak büyük bir eksikliktir.
bınar bınar
ilk gün okuduğu şiirlerin yanında şiirsel konuşmasından da dersin akibeti hakkında dumura uğrarsınız, nasıl geçecek bu ders diye kasılırsınız. daha ilk günden aşırı somut ve sizin beyninizi kemiren bir ödev verir ve ödevleri her zaman zor gelir ama siz saçmalasanız da sizi seviyosa süper olduğunu söyler, böyle karmaşık ve kasıcı geçtiğinden hocaya da söylenir durursunuz. bütün projelerde yerinizde 10 dk durmazken onun tasarım dersinde gün boyu onunla birlikte olmanızı bekler.. genel olarak dersi sırasında çok kasılırsınız, size çok iyi davransa da birilerine karşı olan tavrına kıl kaparsınız ama dersi verdikten sonra hele bir de notunuz iyiyse -çünkü kötü bir not alırsanız, sizden daha kötü olup da sizden iyi not alan çıkacaktır, bu da uyuz eder- dersin ve oruç hocanın size çok şey kazandırdığını anlarsınız. dersinde tasarım kabiliyetiniz sıfır da kalsa genel kültürünüz artar. galatada ev+atölyesi vardır, sergileri olur, öğrencilerini çağırır ve derste kızıp da aslında hiç de bi ekstrası yok diye acınızı çıkarmaya çalıştığınız adamın süper yetenekli olduğunu düşünür, ondan ders aldığınız için kendinizle de gurur duyarsınız.. sevdiği insanlara karşı çok iyi biridir. adınızı, sizi pek hatırlamasa da her gördüğünde ben de seni düşünüyodum nasılsın tavrında yaklaşır, bi öğrencinin başına gelebilecek en iyi şeylerden biri ondan ders alıp vermiş olmaktır..
(bkz: yıllık yazısı gibi giri)
actionless actionless
dersine devam edilmesi konusunda inanılmaz hassas, 80 kişilik sınıfta gitmediğiniz bir dersinin sonrasındaki derste size bir şekilde laf giydiren, bu arada da sizi "ulan acaba nereden fark etti benim yokluğumu, bir şeyler anlatırken de pek bakmıyordu bana ama demek yine de tanıyormuş" dedirten, hayrete düşüren, ilk dersinin ertesinde herkeste bir ölü ozanlar derneği çağrışımı yapan ve fakat ardından yavaş yavaş hayal kırıkılığına uğratan, üniversitede "hocadan çekinme" bağlamında lise nostaljisi yaşatan, en beklenmedik anlarda verdiği tepkilerle sizi motive etmeyi başarırken yine aynı şekilde "bıraksam mı acaba bu okulu" psikolojisine bürünmenizi sağlayabilme potansiyeline sahip, samimiyetine inanmayı tüm kalbimle istediğim halde tam olarak başaramadığım öğretmen kişi. en sevdiği beğeni sözcüğü olağanüstüdür.

ayrıca birinci sınıftaki temel tasarım dersinde sınıf temsilcisinin derste olmadığını görüp sinirlenerek, herkesin içinde telefon edip, temsilciyi uyandırıp sınıfa çağırması akıllardan çıkmayacak bir olaydır...


edit: kendisi ile ilgili yazmış olduğum olumsuza çalan entrymi an itibari ile yersiz bulmaktayımdır...
başka üniversitelerde, temel tasarım dersi adı altında verilen sefil eğitimi gördükten sonra, oruç hoca'nın değeri çok çok daha iyi anlaşılır. alanında çığıraçan bir kişidir, mimarlık eğitimi alan herkesin ders alması elzem olandır ayrıca...
tüm bunların yanısıra; yrd. doç., doç., vs gibi ünvanların ne derece boş olabileceğinin de en büyük göstergesidir kendisi, aslında herşeyin insanın kendinde başlayıp bittiğinin kanıtıdır.
öğretim görevlisidir, lakin gördüğüm onlarca profesörü cebinden ve çeşitli yerlerinden çıkarıp tekrar yerine koyma potansiyeline sahiptir...

değeri biline!
kerdem kerdem
herhangi bir obje üzerine birkeç saat konuşabilen insandır.. hakikaten görülmeyeni görür ve ilginç fikirleri vardır.. insanı çok iyi motive eder.. yaptığı yorumlarla öğrenciyi gaza getirmeye çalışır(bazen yalan söyleyerek de olsa).. dünya görüşü de çok geniştir.. kalıplara girmeyi reddeden bir yapısı vardır..ilginç ve yararlı bir hoca..
ağzından düşmeyen lafları: şekil-zemin,olağanüstü,ellerine sağlık..
toumai toumai
1.sınıflara temel tasarım dersine gelen mimar,ressam,fotoğrafçı,şair vb. sanatçı şahsiyet.herşey üstüne saatlerce konuşabilir,ve anında yön değiştirebilir.muhteşem derken birde iğrenç yapar,iğrençlikten ise bir anda muhteşem bir sanat eserine dönüştürür.yine de dersleri zevklidir,hoş geçer..sıkmaz yani sizi,kesinlikle birşeyler öğrenebilirsiniz.aşmış bir şahsiyettir yani.ders almadan mezun olunmamalıdır.
tuygun tuygun
tasarım ancak bu kadar güzel anlatılabilir dedirten müstesna bir kimsedir. en öküz insana bile tasarım konusunda bir şeyler kazandırabilir.

ayrıca genç kızlara olan ilgisi ilk dersinden itibaren rahatça gözlemlenebilmektedir.
ximxili ximxili
1952 ankara'da doğdu.1976 da itü mimarlık, fakültesi'nden mezun oldu.

1979-1980 carnegie-mellon üniversitesi, mimarlık ve güzel sanatlar çalışmaları, abd
1981-1983 massachusetts institute of technology, cambridge, abd (master of science in architectural stdudies)
1984-1989 university of california berkeley, berkeley, abd ph.d.stdudies


katıldığı sergiler için:
`http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/bpg/publication_view.asp?InfoID=147386&iabspos=1&vjob=vauth,46`
tembel tembel
öğrencilerini gece vakti taşkışla'nın havuzuna sokup kafalarına mum diken, sokak ortasında öğrencilerini kullanarak yere lale şekli çizip, ağaca tırmanıp fotoğraflarını çeken, tasarımın yolunun şebeklikten geçtiği şüphesini uyandıran temel tasarım kişisi.

bütün ilginç davranışları içerisinde en fazla aklımda kalan, taşkışla çimlerine yayılmış sigara içerken izmaritini herkes gibi yere atmayıp, cebinden çıkardığı boş film kutusuna tıkıştırması olmuştur nedense.

editung: sonradan tekrar okuyunca biraz olumsuz bir portre çizdiğimi fark ettim. şu var ki, temel tasarım itü'de almaya değer derslerin başında gelir; oruç hoca da bu işin ehlidir. havuz mevzuu ayrı.
azman azman
şu aralar mimarlık fakültesinde mimarlık, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı bölümü öğrencilerinin temel tasarım dersini almak için tek alternatifleri olduğunu öğrendiğimde bu dönem mimarlığa başlayanlara acımama sebep olmuş tasarım hocası.
red zeppelin red zeppelin
notların en geç sisteme giriş tarihi olan 26 ocak 2007 günü'nde notları girmeyen ve hala ısrarla girmeyerek tüm taşkışla mimar adaylarının sövgülerini kazanmış temel tasarım hocası.
ness ness
odasındaki farelerin öğrencilerinin yaptığı tasarımları kemirdiği mimardır. her 1.sınıfın karşılaştığı ve akılda saat 2'de burger king'in önünde buluşalım diyerek sınıftan çıkmasıyla kaldığı, kimi teknik gezilere yol uzun olduğu için uçakla giden ama öğrencilerini otobüsle gönderen hocalara karşı gelip ateş püskürmüş, "oruç hoca sen bitanesin" dedirtmiş hocadır aynı zamanda. bir de akademisyen değil, öğretim üyesidir.
arch arch
ayaküstü yapılan "muhabbetlerin" sınıfta yapılanlardan çok daha güzel olduğunu söyleyen, dekanlığa yazacağımız "tepki" dilekçelerini siyah kağıt üzerine beyaz kalemle yazmayı öneren, örgü süveteri, fötr şapkası, boynundaki gözlüğüyle noelbabayı anımsatan şirin hocamız.
ilk derste kendini isimsiz sanatçı olarak tanıtmıştı. hele bir de şeker atölyesi vardı ki "dadından yenmez". 130 kişinin aynı anda şaker kağıdını hışırdatarak yaptırdığı bir atölyeydi.
söyledikleri ve hissettikleri bir hocamızdır.
1 /