oslo

1 /
strange fruit strange fruit
alışıldık olanın aksine kış aylarında yol ortasında yürümenin kaldırımda yürümekten daha güvenli olduğu şehir; zira çatılardaki büyüükçe sarkıtlar kafatasınıza doğru iniş yapacak izlenimi verir.

vigeland heykel parkı görülesi yeridir, gerçi bir süre sonra birbirine sarılmış insan figürleri görene baygınlık verir. yine de parkın sonundaki 14.12 metrelik ziyadesiyle fallik monolit hayranlık uyandırır zira 121 figür barındırır.

gitmişken edvard munch müzesinin de görülmesi salık verilir. müzenin bol güvenlikli kapısından çıkarken çalınan madonna ve scream tablolarını görememenin hüznü titrek dudaklarda bir dize küfüre dönüşebilir.
janibek janibek
şehrin merkezi tren istasyonu ile kral sarayı arasındaki büyük cadde (karl johans gate) ve ara sokaklarıdır diyebiliriz genel olarak. şehir de yapılacak turistik faaliyetlere gelince 1. vigeland açık hava heykel sergisi gezilebilir 2. edvard munch ın ünlü scream tablosu ve diğer tabloları görülebilir. ( tabloların bir kısmı national gallery de ve munch müzesinde bulunuyor.) 3. holmenkollen kayakla atlama pisti 4. viking gemileri müzesi şeklinde sıralabilecek bir gezi yapılabilir. tabii değişik şeylerde yapmak mümkün.

alışveriş içinse (her ne kadar türkiyeye göre fiyatlar 3-4 katı olsa) karl johans gate deki butikleri, oslocity alışveriş merkezini ve aker brygge alışveriş merkezini önerebilirim. zaten genel olarak her yerde aynı butik zincirlerinin mağazalarını bulacaksınız.

eğlenme konusuna gelince şehrin eğlence hayatı yine merkezdeki büyük cadde üzerinde bulunan kluplerde atar. norveçliler çok fazla alkol tüketir, özellikle bira konusunda sınırsız gibidirler. eğlence mekanları 2-3 gibi kapanır. daha sonra eğlenceler evlerde devam edebilir.

yemek konusunda ucuz çözüm arıyorsanız, mcdonalds ve burger kingler ya da cadde üzerindeki kebapçılar tercih edilmelidir. kebap dedikleri döneri daha tam pişmeden kesip daha sonra et parçalarını saç ta tekrar kavurup çeşitli sos ve salatayla servis edilmesi şeklinde verdikleri karışık bir şeydir. zamanla insan alışıyor. eğer yurdumdan bir şeyler ararsanız. ekte ıstanbul kebap (öz istanbul kebapçısı) vardır,oraya gidilebilir. ama fiyatlar ortalama 100 kr yani 22 ytl civarında artı içecek falan 25 ytl falan oluyor.

eğitim yönünden bakacak olursak oslo üniversitesi ve högskolen i oslo ( oslo yüksek okulu) şehirdeki iki büyük eğitim kurumu. gerekli bilgiler için www.studyinnorway.no websitesinden yararlanılabilir.
excalibur excalibur
kim ne derse desin, oldukça güzel ve renkli bir iskandinavya başkenti. evet kime sorsanız aynı geyiği yapacaktır: dünyanın en pahalı şehri. her gördüğünüz fiyatı tl'ye çevirirseniz tabi ki öyle. ama aslında fiyatlar diğer iskandinav şehirlerinden hatta diğer avrupa başkentlerinden çok farklı değildir, örneğin bazı şeylerin kopenhag'tan ucuza satıldığını görmek beni hayretlere düşürdü. kopenhag demişken c4 kod adlı devasa göbekli danimarka kralının şehrin yapılanmasına (korunaksız eski merkezinden daha korunaklı yeni merkezine taşınmasına vs.) katkısı var. kendisi zaten paso emlak işiyle uğraşmış ya da adımı taşınmazlarda yaşatayım yüzyıllarca diye düşünmüş olmalı ki bu c4 simgesini danimarkadaki bir çok eski binada görebilirsiniz. neyse efendim, şehirden izlenimlerle devam edelim:

-etrafta her tür insan var, norveçli insan tipi nasıldır sorusuna kolay kolay cevap veremiyoruz

-yaz için konuşuyorum, gece hava tam kararmıyor, alışık değilseniz uyumakta zorlanabilirsiniz

-marketlerde 6dan sonra alkol satılmıyor, böyle bir şehir için oldukça ilginç

-sarayın bahçesinde güneşlenebilirsiniz, hatta etraftaki 4-5 tane muhafızı görünce aklınıza polat alemdarın bu saraya nasıl da elini kolunu sallayarak girebileceği gelebilir

- giden arkadaşlarınızdan sadece heykellerle dolu bir parka gittiklerini ve şehrin ana caddesinde yürüdüklerini duysanız bile, iyi araştırın gitmeden çünkü böyle küçük bir şehir için oldukça fazla sayıda müze ve etkinlik var, üstelik çoğu müze birbirine çok yakın. tavsiye ettiklerim:
---- fram: kuzey ve güney kutuplarını keşfeden (ayak basan demek daha doğru) kaşifleri taşıyan geminin aynı adlı müzesi, gemi orijinal haliyle duruyor ve son derece ilginç bilgiler ve resimlerle dolu bu müze kesinlikle görülmesi gereken bir yer. ayrıca şiddetle (bkz: roald amundsen)
---- kon tiki: yine fram gibi ancak daha çılgın, okyanus'ta salla ilerleyip polinezya'ya varan bir abimizin sal'ının bulunduğu müze, giderseniz videoları izlemeden dönmeyin
---- holmenkollen: zamanında eurosportta izlediğimiz ski jump atraksiyonunun yapıldığı mekanlardan çok önemli bir tanesi, rivayete göre norveç'in en çok turist çeken mekanlarından biri, üstelik 1892 yılında yapılmış (tabi ki ilk hali ile şimdiki hali arasında dağlar var). buranın çok güzel bir müzesi ve ski jump deneyebileceğiniz simülatörü var
----viking müzesi: oldukça iyi durumda ve 1000 yıldan fazla yıllık iki viking gemisini görebileceğiniz muhteşem bir müze. tabi siz hayranlıkla dolaşırken yakınınızdaki bir gruptan şu cümleyi duyup dumur denizlerinde yüzebilirsiniz: "yaw 3 tane kıçıkırık gemiyi koymuşlar müze diye" (bkz: based on a true story)
----folk museum: açık hava müzesi, geçmişten günümüze tadında açık hava müzesi.

- günlük 70 krona bisiklet kiralayıp bütün şehri bisikletle gezebilirsiniz. üstelik danimarkada'ki köhne citybike'lar gibi değil tam tersine oldukça güzel bisikletler ile.

-vigeland sculpture park'a zaten laf yok

-restoranlarda (fast-food) oturmak için ekstra para ödüyorsunuz, fiyat performansta kebap türevleri önde gidiyor, tabi insan gitmişken somon yemek ister lakin danimarkaya gidip de lego alamamak gibi birşey: çok pahalı
kral padişah kral padişah
dünya'nın en refah seviyesine sahip olan şehir.her ne kadar 59 enleminde olup soğuk iklim kuşağında bulunsada para varsa huzur vardır anlayışına sahip ülke,genelde havaların sürekli kapalı olması orada yaşayan insanların alkolik olmasına vesile olmuştur.
polgara polgara
kış aylarında en az 3 ay kar hiç kalkmadan kalıyor bu şehirde. insanlar markete kayak takımları ile gidiyor. dalga geçmiyorum gerçek. bildiğin tramway yolundan yardırıyorlar kayaklarla. ben bunu gördüm ve dedimki refah seviyesi dedikleri şey bu olmalı.
stocky2001 stocky2001
yaşam seviyesi yüksek de olsa, zengin bir şehir de olsa, merkezdeki göçmenlerin takıldığı gröland'ın kuzey bölümleri hariç pek öyle yaşanır burada diyebileceğim bir ortama sahip şehir... hemen güneyindeki göteburg yaşamsal olarak daha çekici gelir insana... ya da görmedim ama bergen için de aynı tavsiyelerde bulunuyorlar...
1 /