öso allahsızlara karşı savaşıyor

gore ve ötesi gore ve ötesi
hatırladığım kadarıyla ( bende haber sitelerinin yalancısıyım ),
12 yaşında çocuğun kafasını keserek allahsızlarla savaşanlar bunlar değil mi ?
muhteşem bir allahlılık.
format at geçer format at geçer
boku yedik ben de allahsızım. o değil de bir allahsız olarak iş yeri açtığımda daha malzeme sokmadan vergi dairesine gidip vergi levhası işlerini hallettim. ama pek allahlı hacı amcalar yıllarca vergisiz ruhsatsız iş yeri işletiyor vergi levhası olan da fiş kesmiyor.
zzhbrlo zzhbrlo
olay bu kadar seviyesizleşti yani öyle mi? allah'a inanmıyorsa (ki bu bir iddia) vurun kellesini... o herkesin kendi bileceği bir iş ancak islam'da allah adına canilik yapma hakkı kime verilmiş acep? seçim yaklaşıyor diye kuduz köpek gibi ağızlarından salyalar akıp, çoluk çocuğun bile kafasını kesenleri aklamaya çalışmaya kadar geldi olay...

şimdi gelelim öbür konuya, allahsız denilenler kim? pyd değil mi? peki pyd ile hükümetin düne kadar bir sorunu var mıydı? terörist denilmezden önce lideri salih müslim resmi protokolle devlet erkânınca ankara'da ağırlanmıyor muydu? bunlara göre teröristte, örgütte, terör de, dost da, düşman da kendi menfaatlerine göre değişiyor

hatırlayan vardır, 2014 yılında mardin'de bir mahkeme pyd/ypg terör örgütüdür dedi, sanırım bir yıl kadar sonra da yargıtay bu kararı onadı. ne var ki salih müslim yine de ankara'ya gelip gidiyor ve hükümet yetkilileri ile görüşmelere devam ediyordu.

hatta bu konuda chp milletvekili mahmut tanal iktidar, terör örgütü yöneticisi ile birlikte hareket etmiştir diyerek, 'erdoğan, davutoğlu ve çavuşoğlu hakkında terör örgütü propagandası, terör örgütüne yardım ve yataklık, suçu ve suçluyu övme, kayırma ve görevi kötüye kullanma, suçu ve suçluyu bildirmeme' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu

peki nedir mevzu derseniz, iktidar salih müslim'e 'esad'a karşı savaşacaksın' dedi. müslim ise bizim esad ile bir problemimiz yok, onlar da bize saldırmıyor, bizim düşmanımız ışid ve savaşımız da onlarla' dedi. sonra ne mi oldu? iktidarın sözcülüğünü yapan tüm yayın organlarınca müthiş bir propaganda başladı, pyd/ypg hakkında... sonrası malum tabi, şimdi bazıları belki diyecek ki ' ne yani pyd terörist değil mi kardeşim' ama aynen erdoğan'ın "eyyy kılıçdaroğlu, pyd'ye terörist de göreyim" dediği gibi bu sorunun da bir anlamı yoktur, önemli olan yukarıda anlattığım gibi hükümetin dürüst davranıp davranmadığıdır

fetö için de benzer durumlar söz konusudur, "ne istedilerse verdik" diyenler, doğal olarak itham edileceklerini bildikleri için kendilerince bir kurnazlık yaparak "bu konuda milat 17-25 aralık'tır" dediler. tabi bu çok komik bir açıklamaydı ancak bu konuda bile dürüst davranılmadı, hükümetin bu yavşakları 'fetö/pdy' olarak ilan ettikten sonra da okullarına teşvik vermeye devam ettiği de bir süre önce ortaya çıktı.

sanırım biraz uzattım (aslında çok daha uzun ve ayrıntılı yazılabilir de...) sözün özü şu, bunların işlerine geldiği sürece her türlü ittifak, pazarlık serbest, ne zaman ki menfaatler tutmadı, işte o zaman olay değişir, bir anda 'öküz ölür, ortaklık biter' vesselam...