otobüste ağlayan bebekler

1 /
vincent vega vincent vega
yolculuklardan önce ex atmış ya da redbull kazanına düşmüş olan canavarlar.

yolculuk boyunca susmak bilmezler galatasaraylı suat nasıl orta sahada mekik dokuyorsa tız sesleri ile kulaklarda mekik dokurlar.ağlama işleminin nedeni atlarına yapmaları olması durumunda ses krliliği yanında koku bombardımanı yaparlar.etraflarında şebeklik yapanları sallamazlar sıkılmışlardır.kurtulmak için discman çıkış kapısını denersiniz olmaz.artık yolculuk daha uzun, zaman daha yavaştır
big bang big bang
sıkışık bir trafikte, sıkışık bir belediye otobüsünde, bitirme projenizin sunumuna yetişmeye çalışırken çektiğiniz stres ve sıkıntıya tuz biber eken; bu kadar ses bunun neresinden çıkıyor diye düşündürten; bebekleri çok sevmenize rağmen o an orada kendisinden nefret ettiren sevimli mahlukatlar.
kuroneko kuroneko
yan koltukta oturuyorsa, durum içler acısıdır. ne yapılsa boştur bu saatten sonra. huysuzlanacak, ağlayacak, sizi tekmeleyecek ve en kötüsü belkide mideyi dışavurum şeklinde boşaltacak. annesi huysuzlanacak, çocuğu susturayım derken sağdan soldan kendisine mızrak şeklinde yönlenen bakışlardan korumaya çalışacak, daha da panikleyecek. işte böyle durumlarda insan asabi olmasın da ne olsun efenim.
aduket aduket
eğer durdurak bilmeden ağlıyorsa,o ağlama sesinin geldiği öyle bir nokta oluyor ki, önce çocuğu yakalayıp kafasını bedeninden ayırmak sonra da camı açıp kopmuş kafayı fırlatmak istersin.ama unutma ki sen de bir gün bebektin.yavrucağın derdini anlatmak için başka bir yöntemi yok.napsın yavrum benim
(bkz: ah canım kıyamam ya )
lvnia lvnia
çocukların, bebeklerin her türlüsü sevilesidir. her halleri...
hiç rahatsız etmedi beni.
taa ki o yolculuğa kadar.
arkadaş; bir çocuk 5 saat ağlar mı ya!
yorulur, uyuyakalır, ne bileyim yapar birşeyler.
5 saat yaa.
beni kendinden soğutmayı başaran o bebeğe ve ebeveynine saygılarımı sunarım.
mahmut ve arkadaşları mahmut ve arkadaşları
eğer uykusuzsanız ve sahibine de bir şey diyemeyip sussanız, yolculuğunuz sonunda kafayı bir milyon eden bebeklerdir...koyuyolar bunlardan bazen otobüslere,sonra efendim yok "neden seri cinayet işleniyo", yok bu adam kafadanmı...töbe töbe..

ama bebek işte kıyamıyor insan
appa appa
ağlamak için şehirlerarası yolculukta özellikle gecenin bir vaktini seçerler.genç çifte yardım edecek,yol gösterecek yan koltukta oturan görmüş geçirmiş, tecrübe sahibi teyze amca yoksa sesin şiddeti artarak devam eder.
marantz marantz
bunların 2-4 yaş arası versiyonları vardır yani kundaktan çıkmış laf anlayacak dereceye gelmiş olanları vardır ki onlar insan sinirine daha fazla dokunup kavgalara bile yol açarlar genelde erkek çoğudur bu piçler.

anne ve baba arasında oturuken sürekli ön koltuğu tekmeler tepenize dikilir ön koltukta görüğünü annesine söyler güler, ağlar, sıçar, kusar bişeyler yer rahat bişey yiyemezsin yediğinizi görür ister yada isteymez sebebsiz ağlar. bir huzursuzluk kaynağıdır, nedendir bilinmez ama kendi ailesinden daha çok siz rahatsız olursunuz onlar daha rahattır nedense bu sizi daha da deli eder. kulaklık yöntemine baş vursan sürekli arka koltuğun kıprdanması ve arkanda bir canavar olduğunu hissetmenle devam eder.

ki ben bir molada sırf bu yüzden otobüs değiştirmişimdir.

"sen hiç çocuk olmadınmı" diyecek yazarlara cevabım:

benim çocukluğumun yazları şehirler arası yollarda geçti, bir anne ve iki kardeş yolculuk ederdik, babam fazla zengin olmadığı için genelde bizle gelemez, 2 koltuk alıp 1 anne 2 erkek çoğucunu yollardı uzak yollara. kardeşim uyurdu dizlerimizde, gıkımız çıkmazdı. koltuk arasından göz göze gelsek 2. kez bakamazdık, ön veya arka koltuktaki yolculara. hatta bir yolculukta tesadüf komşumuz ve oğlu da bir kaç koltuk önde seyahat ediyorlardı ama biz bir yabancı gibi gidip geldik aynı otobüste, değilki insanları rahatsız etmek. hiç unutmam o dönemlerde arka koltuklarda sigara da içilirdi..
1 /