öykü

1 /
overland overland
kitap-lık/103'te

sevim burak "büyük günah"

sami baydar "kısa kısa"

seyit göktepe "çarşı"

saba kırer "jako'ya mektuplar"

b. şamil potur- ö. eği "tren düdüğünü uzun uzunçalar"
tangocu kedi tangocu kedi
tertemiz
memesinin tam ortası yarılmış,içine çocuk taslakları doldurulmuş kadının yerdeki imgesi, önce renkle belirliyor kendini...zihinde ağır, koyu kıvamlı bir kırmızı olarak yaşam buluyor parçalanmış ölü bedeni.katil uygun yere bıraksaydı,uygun yere attırsaydı yapışkan sıvısını ve insan taslaklarını,bir de uygun günde ve zamanda olsaydı bu, kadın iki canlı olacaktı.şimdiyse hiç can yok,büsbütün ölü...bir çocuğun olma olasılığını da sayarsak, yerde iki ölü var.

tecavüzden şüphelenen ve arayan kolluk kuvvetleri ve kolluk doktorları,beklenen yerde hiçbir ize rastlayamadılar.kadının göğsünü bıçakla açan adam niye oraya boşalmıştır?adam kimdir?bunu niye yapmıştır?aşığıymış dediler,hem de çok aşığı...bir aşkın cinayete dönüştüğü yer,hangi tepenin üstünden iniştir?aşk nereye kadar,ne kadar tekinsiz bir doruğa tırmanmıştır ki,bir taş gibi yuvarlanmıştır kafa göz gövde yara yara?

ve fakat kanının yüzündeki gülümseme neyin nesidir ve neden ölmeye,öldürülmeye direnmişliğin hiçbir izi yoktur bedeninde?birlikte karar verilmiş bir eylem olduğu düşünülebilir mi?kadın iki memesinin arasından sevişmek istemiş olabilir mi?ya da cinayet sandığımız,diğerine uygulatılmış bir intihar olabilir mi?kendine kıymak isteyen biri ağaçtan ve ipten,silahtan ve kurşundan yardım aldığında eylem intiharken,bir insandan yardım alınca cinayet midir?

maktulenin kısa mektubu sözcüklerden oluşuyor,cümle olmamış sözcüklerden:"aşk ikimizin, ihanet ve suçluluk sadece benim,itiraf suçumun küçücük bir bölümünü temizledi,geri kalanı ise ancak böyle bitebilir,senden istediğim başkasıyla kirletmediğim bir yerimden seviş benimle ve sonr da akla günahımı kıpkırmızı kanımla,canım."

aşk...
bıçak gibi...

cem mumcu
sahici aşklar külliyatı
eminsaydut eminsaydut
hayat denilen şeyin(artık her neyse hayat işte o şey) en küçük parçalarından biri. insan denilen şeyin(insan nedir ki?) en küçük yapıtaşlarından biri.

bir nevi yaşantının atomu. zihnimizde bizle ilgili kalmış anılardan her biri." ben"i yapılandıran kurgu veya yaşanmış küçük hayat pınarları...

kiminde tutarlı olur bunlar kendi içlerinde, çelik gibi bir şey çıkar ortaya; sapasağlam yerinde dururlar. kimilerinde ordan burdan toplanmış, ilgisiz alakasız olur, çiğnemiş bir sakız çıkar ortaya; nereye çekersen oraya uzarlar.
iset iset
özdemir asaf şiiri.

bir öykü var sakladığın
bir öykü var ardında duran
bırak onu uyansın.
şimdi sen bir anı düğümü önümde
duvar cana uzanıp duran
taşlaşmış yükünle uyu yansın
3 top çikolatalı dondurma 3 top çikolatalı dondurma
çocuklarına,tarih hocalarının ilke,müzik hocalarının melodi,resim hocalarının doğa...... isimlerini koyduğu bi ülkede edebiyatçı olan annemin sahip olmama neden izin vermediğini anlayamadığım çok beğendiğim bir kız ismidir.
idiot idiot
hayattır aşkla yoğurulmuş,1 kadın 1 erkek üzerine kurgulanmış. adem ve havva ile başlamış, yasak meyve ilhamı olmuş herkesin tatmak istediği.

aynı dili konuşmuş herkes bu öyküde havva ana aşk demiş, adem baba uğruna cenneti terk etmiş. böylece ekilmiş tohumu ebedi öykünün. insanlar türemiş kadın ve erkek, ruhlar birleşmiş ve bedenler yenileri için yek olmuş.

öykü, hep aynıymış aslında, dallanıp budaklanmadan, roman olmadan gelmiş, gelecek. bu öykü insan var olduğunca hiç bitmeyecek.

bu öykünün adı; aşk! tek heceden ibaret...
burkyburhan burkyburhan
kolay sanılan, aslında çok çok zor olan tür. bazı öyküler kendiliğinden sonuca ulaşır ama bazıları vardır ki yazar, o mükemmel konuyu bulmuş olsa da henüz kurguda ustalaşmamış olduğu için harika bir öyküden üçüncü sınıf bir roman yaratır.
1 /