ozark

berk1905 berk1905
akla breaking badi getiren netflix yapımı yeni dizi.

imdb puanı şuan: 8.8 ama tabii ki daha yeni olduğu için. değişecektir.

konusu;
chicago'da mali danışmanlık yapan marty byrde iş yükünden bunalmaya başlamıştır. uyuşturucu tacirlerinin paralarını aklayarak sürdürdüğü hayatı sürekli tehlike altındadır. yaptığı işin risklerini bilen marty emekli olmaya karar verir ancak bu emeklilik normal bir emeklilik değildir. kartellerin paralarını çalarak ortadan kaybolur. karısı ve çocuklarıyla gözden uzakta bir yerde saklanmaya başlarlar ancak kaçışlarında yaşanan cinayetler, dedektiflerinde dikkatini çekmiştir. peşlerinde sadece karteller değil dedektiflerde vardır.

trailer;




şahsi yorumum;
ilgimi çekti sabahtan beri yukarıdaki sekmede duruyor ama izlemek fırsat olmadı. izleyince editlenecektir. (adamın tipi bile walter white benziyor amına koyim)

edit: iyiki breaking bad dedik. skyler vakası çıktı ortaya. işin garibi diziyi izlemedim. diziyi anca 28inden sonra izlicem. şuan halihazırda aktif birkaç dizim var.
bu lanet olası spoiler için canın cehenneme...
p ise q p ise q
netflix dizisi, çok yaratıcı olmayan bir senaryosu var, şimdilik biraz ağır işliyor, bazı klişeler can sıkıyor olsa da bir şans verilmeli diye düşünüyorum.
gavriloviç gavriloviç
ailesi daha iyi şartlarda yaşam sürsün diye tehlikeli işlere kalkışan soğukkanlı zeki bir baba, babanın ilgisizliğinden dolayı şefkati başka birinde arayan sarışın saf görünümlü ama gerektiğinde badass olan bir anne ve iki çocuk. erkek olan weirdo, kız olan da ne istediğini bilmeyen bir ergen.

olaylar ana olarak bu dörtlünün chicago'dan ozark'a taşınmasıyla başlar ve yeni yeni karakterler olaylara dahil olur. biraz olay örgüsü heyecanlanıyor diyorsunuz sonra hop yavanlık. hoş gibi ama biraz sıkıcı gibi de. çünkü klişe olduğunu bildiğimiz ama yine de izlediğimiz sahneleri var. misal:
ponçik görünen ama aslında tehlikeli olan tiplerin, karşıdaki insanı yaralamadan/öldürmeden önce yaptığı sıkıcı vaazlar. (büyük babam şöyle bir hikaye anlatırdı, bizim oralarda şu şöyle olur bilir misin bla bla..)
ağzı laf yapan ama aslında teknik bir şeyden anlamayan aç gözlü bir angut. (bu hep oluyor)
zor zamanda ufak bir beyin fırtınasıyla bulunan dahiyane(!) gün kurtarıcı fikirler.
iyi mi kötü mü karar veremediğimiz ama her zaman herkesin ağzının payını veren ve güçlü görünmeye çalışan insanlar.

bunlara yasa dışı işler ekleyin, az biraz heyecan oluyor zaten. öyle bir dizi işte. jason bateman iyi ama. o cuk oturmuş.
bu sefer kesin bu sefer kesin
kim önerdi bana bu diziyi de başladım bilmiyorum ama 3 bölüm izlemiş biri olarak benim dizim olmadığını söyleyebilirim.

o zaman neden 3 bölüm izledim peki?
biri önermiş olmalı. sevebilirim sanki, diye diye zorladım kendimi ama yok anacığım. dünyalarımız farklı. kendisine başarılar diler ben shameless izlemeye devam ederim.
halvetius halvetius
breaking bad karşılaştırmaları can sıkıcı. güzel olmuş işte.
konuya girmeyeyim burada ama gerek jason bateman ve gerekse bill dubuque iyi iş çıkarmış.
zaman suda bir yüzdür zaman suda bir yüzdür
2. sezonu netflix tarafından yayınlanan dizi.

jason bateman'ın hayranı olduğumdan ilk sezonun izlemiştim. bu sezonu da bir solukta izledim.

ne yazık ki bu sezonda çok önemli olaylar yoktu.biraz durgun geçen bir 2. sezon oldu.
avangard jazz avangard jazz
2. sezonun 7. bölümünü az önce bitirdim. şimdiye kadar izlediğim en etkileyici dizi sezonlardan biri.

gerçekten çok iyi. breaking bad'den sonra drama türünde izlediğim en iyi dizi bu. ilk sezon çok bişey yoktu ama çok fena dizi yapmışlar, geç açılıyor.
driving einstein driving einstein
ilk sezonda kopyala yapıştır temalarla ve akıcı olmayan gidişat yüzünden bırakmıştım. 2. sezona niye yapıyolar ki demiştim ama çok övüldü. tekrar şans versem mi diye düşünüyorum şu an
brsmsl brsmsl
3. sezonunu bitirdiğim güzel dizi...

spoiler alert...

karakter analizi yapacak olursak..

marty byrde: soğukkanlı hem de sürekli...
ya insan bir sinirlenir. değil mi?
yok... adam sinirlenmiyor... seviyoruz seni marty reyiz.

wendy byrde: marty reyizin karısı. meşhur breaking bad dizisindeki skyler ile kapışır. hangi konuda olduğunu söylemem gerek yok heralde...

helen pierce: katana, dev anası, lezbiyen kılıklı, veeeee pure evil... hem de pure....

ruth langmore: erken olgunlaşmış çıtır kız. dizide en iyi performans gösteren oyuncu. hafif psikopat, ağır şizofren ama tüm bunların arkasında sevgiye muhtaç oluşu da çok ilginç...

darlene snell: psikopatlıkta helen pierce ile kapışır. helen pierce ile arasındaki tek fark darlene reyis işini kendi halleder. sağdan soldan adam toplayıp birilerine saldırmaz. gider alır eline pompalıyı adamı çükünden vurur.
asla kendisine redneck demeyin.

wyatt langmore: darlene snell kocasını gömdükten sonra, onunla, ilişkiye girmiş enteresan vaka. birader gençsin, yakışıklısın da, ne işin var amk 90 yaşında kadınla... terbiyesiz.....
ölü sevicidir. nefis alsın yeterdir.

3. sezonda ortaya çıkan aile terapisti tonton nine: marty ve wendy çiftinin aile sorunlarını tartıştığı aile terapistidir.
ismini unuttuğum için yazamıyorum kusura bakmayın. kendisinin tonton göründüğüne bakmayın. para düşkünüdür.
para karşılığında terapide tarafları manipüle ederek kendi dalgasına bakmaktadır.

tanık olmaması gereken bir olaya tanık olduğu için marty'den eşek yüküyle para koparmıştır.
bunun üzerine yaşına başına bakmadan gidip altına mc laren çekmiştir.
bu tatlı tonton ninemize güzellik abidesi süper otomobili en fazla 100 bilemedin 1000 kilometre kullanmak nasip olmuştur...
huzur içinde yat tonton nine...
not: o mc laren'ı almayaydın iyiydi.

roy petty, ajan petty: dizinin en dikkat çeken karakterlerinden biridir.
gay fed olarak da bilinir. eşcinsel eğilimlerinin yanında homofobiktir de.
2. sezonda hakkın rahmetine kavuşmuştur.
onsuz dizi pek çekilmemektedir. oynadığı bölümler çok güzeldir. ayrı bir dünyası var bu adamın. çok enteresan vaka çook.

frank cosgrove, çüksüz reyiz: mafya babasının oğludur. ruth langmore ile ilgili yaşadığı ciddi sorunların akabinde, kendisinin üçte biri olan ruth'a tekme tokat dalmıştır ve öldüresiye dövmüştür.
hastaneden çıkan ruth'un intikamını, darlene snell, frank cosgrove'u çükünden pompalı tüfekle vurarak almıştır.
robenson robenson
konu klasik olsa da işleniş iyi. kısa kesitlerle ols da abd gençliğini iyi yansıtıyor. dozajında ters köşeler de yapıyor,daha ne olsun.
ilk sezon puanım:8
önümüzdeki sezonlarda bakıcaz.