özel harp dairesi

1 /
afjeo afjeo
yıllardır milletin bu örgütü amerikan komplosu olarak söylemesinden ağzından tüy bitti, o zaman bazıları bunu inkar etti. olmaz dedi. bunlar dedi, süper vatanseverler dedi. nereden aldılar paraları diye sordu insanlar, belli değildi. şimdi kemal yamak paşa açıkladı parayıda. her sene 1 milyon dolar alıyorlarmış amerika'dan. yani 1 milyon dolarlık amerikan parasıymış vatanseverliğin maliyeti. kendi devletlerinden gizlice seviyorlamış vatanı ve amerikan parasını. yüzlerce sivil eğitmişler o amerikan paralarıyla, vatansever yapmışlar insanları amerikan paralarıyla. amerikan paralarıyla eğitilen o sivillerin neler yaptıkları ise belli değil.

şu gün çevreme bakıyorum, kendimi değerlendiriyorum. bulunduğum konuma göre kendimi milliyetçi, ulusalcı, devletçi olarak tanımlayabiliyorum. ama şu gördüklerimi bunlardan hiçbirine sığdıramıyorum. amerikan parasıyla vatansever olanların, bu ülkenin çocuklarına neler yaptığını tahmin etmek tüylerimi ürpertiyor. işte bu yüzden bu insanlara karşı daha fazla milliyetçi, daha fazla ulusalcı ve devletine daha fazla bağlı olunması gerektiğini öğreniyorum. bu ülkenin vatanseverlerini yokederseniz, işte böyle amerikan parasıyla vatanseverler çıkıverir hemde nato standartında.
dünya koca bir yalandı gördüm dünya koca bir yalandı gördüm
bülent ecevit 'in anılarında ilginç bir detay geçiyor bu konuda.
"1974’teki başbakanlığım sırasında, zamanın genelkurmay başkanı rahmetli orgeneral semih sancar başbakanlığın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için birkaç milyon istedi. benden istenen miktar örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı... genelkurmay’dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. ‘özel harp dairesi için istiyoruz’ yanıtı geldi.
öyle bir resmi dairenin o zamana kadar adını bile duymamıştım... ‘şimdiye kadar bu dairenin giderleri nereden karşılanıyordu’ diye sordum. o zamana kadar dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle abd’nin karşıladığı; ancak artık abd’nin bu parasal katkıyı kestiği, o nedenle başbakanlık’ın örtülü ödeneğinden para istemek zorunda kalındığı bana bildirildi."
abot abot
12 eylül öncesi konsept sınırları konuşulamayan omurga. temel meselemiz. hiç bir tartışma yapılamamaktadır. görev ve sorumlulukları bilinmemektedir.
mihman mihman
yani ülkenin parsel parsel satıldığını biliyordum da, harp dairesinin bile özelleştirildiğiini bilmiyordum. pes doğrusu, bu kadarına pes. ülkeyi satıyorlar...
bruegel bruegel
bildiğin amerikan kırması, yetiştirmesi, şimdilerde ise ihtiyacın nitelikleri değiştiği için memurları yerine yenileri getirilerek tasfiye edilen kontrgerillanın bizatihi kendisi olan örgütlenmedir..
cefe35 cefe35
can dündar'ın 90lı yıllarda hazırladığı ergenekon belgeselinin (susurluk kazası üzerine yani bugünkü soruşturmayla alakasız) en sonunda "tüm yapılanmanın işte burada, arkamdaki binada" diyip işaret ettiği yerdir.
puxa vida puxa vida
" tbmm darbe ve muhtıraları araştırma komisyonu’nun hazırladığı raporun ‘genel değerlendirme’ bölümünde çarpıcı tespitler yer aldı. sovyet işgaline karşı ‘ölüm üçgeni’ denilen adapazarı-bolu-sapanca bölgesinde gömülen silahların, başta kürt işadamları olmak üzere faili meçhul cinayetlerde kullanıldığı belirtildi.

devlette kaydı olmayan bu silahlar kaybolduğunda kimsenin hesap soramadığı vurgulanan raporda, özel harp dairesi’nin bu silahları kullanmak için sayıları yüz binlerle ifade edilen sivili eğitip, toplum içinde uyuttuğu kaydedildi. rapordaki emniyet i̇stihbarat notu belgesinde, 28 şubat’ta psikolojik harekâtı yürüten genelkurmay ekibinin ‘sivil ve sakallı’ oldukları bilgisinin yer alması dikkat çekti.

tbmm darbe ve muhtıraları araştırma komisyonu’nun hazırladığı raporda özel harp dairesi konusunda çarpıcı bilgilere yer verildi. raporda yer alan bazı tespitler şöyle:

özel harbi̇n gi̇zli̇ adresi̇:

türkiye’nin gizli ordusunun yani özel harp dairesi’nin adı gizlendi. daire kâğıt üzerinde seferberlik tetkik kurulu olarak gözüktü. özellikle sivil unsurların oluşturulmasında daha rahat faaliyet yürütmek için bu isim tercih edildi. ancak görevliler kendi aralarında dairenin gerçek adını kullandılar. özel harp dairesi’nin merkezini konuşlandırmak üzere ankara kızılay’da bir ev kiralandı. adakale sokak 36 numaradaki tek katlı bu ev bahçe içindeydi.

doğrudan nato merkezi̇nce yöneti̇ldi̇: doğrudan nato merkezinden yönetilen bu daire, türkiye’de doğrudan genelkurmay i̇kinci başkanlığı’na bağlandı. özel harp dairesi 1992’de özel kuvvetler komutanlığı adını alarak tümen seviyesine yükseltildiğinde, sivillerin bağlı olduğu birim ayrı bir daireye dönüştürülmüştür. batı’da bu gizli orduların sivil unsurları tamamen dağıtılıp, kendileri için oluşturulan silah depoları açığa çıkarılırken, türkiye’de sivil unsurların sayısında artışa gidilmiştir. seferberlik tetkik kurulu’nun komuta seviyesi bugün tümgeneral düzeyindedir. çoğunlukla kilit bölgelerde ve noktalarda bulunan sivil unsurların sayıları hakkında kesin bir rakam bilinmemektedir. bu konuda bugüne dek bir rakam bile telaffuz edilmiş değildir. ancak sayıları yüz binlerle ifade edilmektedir.

gömülen si̇lahlar 1970’lerdeki̇ olaylarda kullanildi:

sovyetler birliği işgaline karşı ülkenin belli yerlerinde gizli silah ve patlayıcı depoları oluşturuldu. bunlar çoğunlukla tenha yerlerde yer altına gömüldü. bu silah zulalarının yerini o bölge ile ilgili görevleri bulunan özel harp dairesi’ndeki önemli askerler ve bir de o bölgede bulunan ve kamplarda eğitimden geçirilen sivil unsurlar biliyordu. büyük bir gizlilikle yer altına gömülen bu silahların numara kayıtları devlette kesinlikle bulunmuyor, kaybolmaları halinde hiçbir yasal işlem de yapılamıyordu. 1970’li yıllarda ülke içinde gerçekleştirilen katliamlarda kullanılan silahlar, sivillerin kullanması için gömülenlerdi.

ölüm üçgeni̇ni̇n sirri:

1993 yılından itibaren faili meçhul cinayetlerde gü-neydoğu’nun yanı sıra dikkat çeken bir başka bölge daha oldu. bolu-düzce-sapanca’nın kesiştiği sınırlar. hedefte bu kez kürt işadamları vardı. ölüm üçgeni adı verilen bu bölgenin çok önemli bir özelliği var. özel harp dairesi’nin 1950’li yılların sonlarından itibaren, olası bir işgal durumunda sovyetler birliği ordusunu durdurmak amacıyla sivil unsurları örgütlediği bölgeydi burası. kürt işadamlarının bu bölgede öldürülmesi 1993 yılı mgk’da alınan kararlardan sonra başladı. ölüm listesinde 67 kürt işadamının ismi vardı. listenin başındaki liceli işadamı behçet cantürk, 14 ocak 1994’te kaçırılıp öldürüldü. sapanca yakınlarında cesedi bulundu. kürt işadamları neden bu bölgede öldürüldü, bu bölgenin özelliği neydi? bu bölge, özel harp dairesi’nin sovyetler birliği’nin türkiye’yi işgal etme olasılığına karşın sivil halkı eğitimden geçirdiği yerdi. adapazarı-bolu-sapanca üçgenindeki sivil unsurlar halkı da örgütleyerek sovyetler birliği ordusunu vuracaktı. ayrıca işgal durumunda sivil unsurların kullanabilmeleri için bölgede bir de silah deposu vardı.

psi̇koloji̇k harekâti genelkurmay yürüttü:

genelkurmay başkanlığı’ndaki psikolojik harekât şubesi, 28 şubat döneminde psikolojik harekat dairesi’ne dönüşmüş, personel sayısı artırılmıştır. bu da yetmemiş, psikolojik harekât sadece bu daire tarafından değil aynı zamanda genelkurmay i̇stihbarat ve harekât başkanlıkları tarafından da yürütülmüştür. 1997 yılında genelkurmay başkanlığı psikolojik harekât dairesi’nin faaliyetleri ‘emniyet istihbarat notu’nda şöyle özetlenmiştir; genelkurmay harekât başkanlığı’na bağlı psikolojik harekât dairesi 5 şubeden oluşuyor. diyarbakır, elazığ ve i̇stanbul’da toplam 150 kadar subay ve astsubaydan oluşan gruplar da var. gruplarda görevli personel sivil ve sakallı olarak çalışıyor. " zaman.com.tr
veritas omnia vincit veritas omnia vincit
emekli tuğgeneral adnan tanrıverdi' nin bir sözü vardı aslında o bu oluşumu pekala güzel tanımlıyor. özünde şöyle bir söyleşisi vardı: özel harp dairesi iki kategoriden oluşuyor. subay ve astsubaylardan oluşan özel birlikler, askerin müdahil olduğu tüm organizasyonlarda kullanılıyor. sivil birim ise ancak işgal durumunda, ordunun görevini yapamadığı ortamda devreye giriyor.

ayrıca özel harp dairesi, gazete haberlerine göre amerika' dan her yıl 1 milyon yardım almaktaydı. tabi darbe ortamı hazırlanması, suikast girişimlerde de adı geçmekte dairenin.

elimizde yeterli bilgi yok. kimileri 80' den beri tehditlerle kapışan tsk' nın göz bebeği diyor. kimileri ise gladio' nun ülkemizdeki ayağı.


ama askeri lojmandan insan kemiklerinin çıktığını görünce insan ister istemez bir seçime sürükleniyor.
puxa vida puxa vida
"darbe planlarında "operasyon" olarak geçen hrant dink cinayetinin görülmekte olan davasına gelen sürpriz ihbar mektubundan sonra mahkeme tokat'taki gizli tanığın ifadesini aldı. gizli tanık, cinayetin adresi olarak "özel harp dairesi"ni işaret etti. agos gazetesi genel yayın yönetmeni hrant dink'in özel kuvvetler komutanlığı beyaz kuvvetler tarafından öldürüldüğü yönündeki raporun mi t tarafından meclis'e gönderilmesinin ardından, dink suikastını organize eden örgütle ilgili çok önemli bir bilgi daha elde edildi. dink'i öldüren ogün samast'ın örgüt üyeliği iddiasıyla yargılandığı i̇stanbul 2. çocuk ağır ceza mahkemesi'ne gelen ihbar mektubunda, cinayete ilişkin olarak özel harp dairesi'nin işaret edildiği iddia edildi. çok önemli bilgilerin yer aldığı ifadeler, örgüte ışık tutacak."

dink cinayetinde özel harp dairesi işaret edildi hrant dink cinayeti davasına gelen sürpriz ihbar mektubundan sonra mahkeme tokat'taki gizli tanığın ifadesini aldı. gizli tanık özel harp dairesi'n... demokrathaber
sevdim ve gittin sevdik ve gittiler sevdim ve gittin sevdik ve gittiler
burayla alakali kim varsa hakkinda kesinlikle sorusturma acilip derinlestirilmeli. turkiye'nin pislikleri ozel harp dairesinin aksiyonlarinda gizlidir. malesef bircogundan ne basinin haberi var ne de normal halkin. ulkenin en kirli ve karanlik yuzudur ozel harp dairesi. keske bu enerjisini ulke icinde katliam ve kaos yaratma adina kullanmak yerine ulke disi istihbaratta kullansaydi. turkiye ozel harp dairesinin eylemleri ile yuzlesip magdurlarindan ozur dilemedigi surece de bir arpa boyu yol alamaz. bugun de ulkenin 90'lar bokluguna donme sebebi ozel harp dairesinden kalan artiklarin tayyip erdogan ile ortaklik yapmasidir. hatta bugun guya demokrat gorulen ve anne olarak anilan meral aksener de 90'larda bu harp dairesiyle icli dislidir. oyle bir pislik ki bu devletin kendisine donusmus ve komple yargilamak neredeyse imkansiz. o yuzden turkiye'den bir demokrasi beklentim magmaya yakin.
2
1 /