özel okul

katinanınelindemakası katinanınelindemakası
paralı eğitim veren ve devletimizin çok sevdiği okullardır. 2005 yılında diyarbakır'da bir özel okul açılışına katılıp halay çeken milli eğitim bakanı hüseyin çelik'in dediğine göre, özel okul yaptıranlar her ihtiyaçlarını kendileri giderdikleri ve devlete yük olmadıkları için özel okul yaptırmak eğitime %300 destek olmak demekmiş.
mandalinakolonyası mandalinakolonyası
-özel okulla normal okulun farkı ne ki?
+mesela siz ''ali gel'' yazıyosunuz ya..
-evet?
+biz ''ali'' yazıp 3234'e gönderiyoruz,ali geliyo
-ananı avradınııı...

karikatürüne konu olan olgu....
oerlikon oerlikon
özellikle son yıllarda, ortaokul (eski tabirle) ve lise kısımlarındaki öğrencilerin çoğunluğunun öğretmenlerine, kendilerine ve arkadaşlarına saygısı kalmamış bir güruh haline dönüştüğü ticaret yuvaları.
bu ticarethanelerin çoğunluğunda mevcut olan tüccar zihniyet, öğretmenlerin gururlarını ayaklar altına almak pahasına bu terbiyesiz güruhun her türlü saygısızlığına göz yummaktadır.
parayla diploma veren kurumlara dönüşmelerine az kalmıştır.
zira çoğu dersten bırakın kalmayı4 ve 5ten aşağıya not almanız imkansızdır. alamazsınız çünkü vermezler, verdirmezler...
öğretmeninin gözü önünde sınav sonucunu beğenmeyip kağıdını yırtan öğrenciye psikolojisi bozulmasın diye bırakın ceza verilmesini ses tonu bile yükseltilmezken o sınav sorularını hazırlayan ve okuyan öğretmen uyarılabilir.
ekseni eğitimden çakal esnaflığa kaymış kurumları bünyesinde bulundurandır.
iyi örnek teşkil eden üyeleri de vardır belki bunun...
maklesuh maklesuh
özel okulda okuyan öğrenci ile diyalog şöyle:
-nerede okuyodunuz? (öylesine bir soru)
-bilmemkim üniversitesi

-hımm..(1-2sn düşünme süresi) özel değil mi o?
-evet

-burslu mu burssuz mu? (öğrencinin mal yada zeki kefesine koyulacağı kilit soru)
-burssuz.
-hımm (malmış)

-ücreti ne kadar yıllık? (bu da ailenin maddi durumunu anlamaya yarıyor)
-15000$ kadar.
-oh. maşallah. annen babanın işi zor. (bu da ananın babanın ebesini...sun demek)
-evet (karşısındakinin ne düşündüğünü pekala bilen ve bunu defalarca tecrübe etmiş şahıs boynunu büker ve susar)
kaandemir kaandemir
kesinlikle birçok konuda devlet okulundan iyi olan okullardır.i̇ster sosyal etkinlik,spor,yabancı dil,eğitim v.s konularında fark atan okullardır okuldan okula da değişir tabii her devlet okuluda kötü diye bir şey yok ama genelde böyledir.bunlar gibi paraları da güzeldir.
cıstak cıstak cıstak cıstak
çoğumuzun yanlış bildiği üniversitelerdir. türkiyede "özel okul" kavramı yoktur. türkiyedeki paralı üniversiteler vakıf üniversiteleridir, vakıf desteklidirler.
ryoka ryoka
anasınıfından itibaren çocuğunuzu gönderebildiğiniz okul.

çocuğum iyi eğitim alsın, güzel yerlerde çalışsın, iyi arkadaşları olsun diye tüm para buraya yatırılır.
en gaydırı guppak okul yıllık 15bin tl civarındadır.
gerçekten çocuğunuzda bir fark yaratmak istiyorsanız yıllık 25bini gözden çıkarmanız gerekmektedir.

kimi ailelerin yaptıkları bu yatırım geri dönerken, birçok ailenin yatırımı boşa gider.
izinsiz izinsiz
çok zorda kalmadıkça tercih etmeyeceğim okullardır.çocuğum derslerinde başarılı olmazsa özel üniversiteye gönderirim en azından elinde diploması olur. i̇lk ve orta okulda çocuklarını özele göndermiş akrabalardan çıkardığım sonuçtur.
crystal ship crystal ship
devlet okuluyla arasında büyük bir uçurum vardır. imkanınız yoksa da okulların bursluluk sınavlarına sokun ama bir şekilde çocuğunuzu devletin rezalet okullarından kurtarın.
plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
prensip olarak karşı olmakla birlikte birçok öğretmenin çalışmasını haklı bulduğum okul.

öncelikle devlet okullarının yanında eksilerine bakalım;

- devletteki gibi iş garantin yoktur. performansın iyiyse işin garantidir. performansın iyi değilse kusura bakma deyip gönderirler.

- çok çalışırsın. daha doğrusu bir öğretmen gibi çalışırsın. etkinlikler, sınavlar, değerlendirmeler, öğrenci ve veli ile ilişkiler havada uçuşur. (gerçi burayı artıları kısmında yazmak lazım. neyse orada da yazarız.)

- kaprisli veliye denk gelirsen hapı yuttun. okul yönetiminin yaptıklarından haberi olması lazım ki veli sana yüklenemesin. yani müşteriye, malı çok güzel sunduğunu ancak müşterinin kendisi sorunlu olduğu için malı beğenmediğini patron bilmeli. zaten arada bir iki tane çıkar böylesi. diğer çocuklar ve velilerle sorunun yoksa 1-2 veliyi pek umursamaz yönetim.

- "sülalem raad" mantığıyla hareket eden öğrenciyle ikili ilişkileri iyi tutmadığın takdirde hapı yuttun. ama eğer öğrenciyle aranı iyi tutarsan senin için dersine de çalışır, dediklerini de yapar. "öğretmenim ben zaten özel üniversiteye gidip sonra da babamın işinin başına geçeceğim" diyen öğrenciye ise yapacak bir şeyin yok. hem haklı çocuk. sistemin bozukluğu ve velinin yanlış yetiştirmesi sonucu kaynaklanmıştır bu durum. çocuğa bir şey demeyip üstelememek lazım.

- maaşın performansına göre artar. yönetimle de velilerle de öğrencilerle de aranı iyi tutmalısın. yalakalık yapmakla arayı iyi tutmak arasındaki ince çizgiyi de unutmamak lazım. aranın iyi tutulması maaşı etkiler performansı da arttırır doğal olarak.

devlet okulunun yanında artılarına bakacak olursak;

- gerçekten öğretmenlik yaparsın. hissedersin yani öğretmenlik olayını. ha dersen ki "öğretmenlik benim için haftada 3-4 gün çalışıp diğer günler yatmak, sabahtan öğleye kadar derse girmek sonrasında çıkıp dolaşmak, hiç riske girmeyip önüme ne sunuluyorsa ona evet demek... ben bu şekilde hissederim öğretmen olduğumu" o zaman eyvallah. etkinlikleri yapıp çocukları gerçekten hayata hazırlamak istiyorsan özel okul daha iyidir.

- bu biraz şansına kalmış ama genel olarak yönetime sunduğun fikirler gerçekten değerlendirilir. kabul edilir ya da edilmez ama gerçekten değerlendirilir.

- sürekli yeni bir şeyler öğrenirsin. çünkü sürekli olarak yeni bir şeyler öğrenme ihtiyacı hissedersin. kendini geliştirir ve körelmezsin.

tabii bu yazdıklarım bütün özel okullar için ya da bütün memur öğretmenler için geçerli değil. şans işi biraz. devlette çalışırken idealist bir müdüre denk gelirsen aktif bir öğretmen olursun ama genel olarak "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" şeklinde müdürler ve müdür yardımcıları olduğu için pek bir aktif olamazsın. bunun için direkt gidip devlet okulunda öğretmenlik yapmaya filan gerek yok. bu genel memur mantığı türkiyedeki. özel okulda ise saçma sapan bir okul yönetimi varsa sadece çalışırsın. belki para kazanırsın ama kendini ruhsal anlamda tatmin edemezsin.

şans işte ya... keşke her öğrenci özel okuldaki gibi eğitim alsa 15-20 kişi ile eğitilse... keşke her öğrenci bilgisayarla filan ders işlese ve kaynak kitaplara erişimi kolay olsa...

ama sistemin amına koyayım işte.
dearprudence dearprudence
çocuğumu göndermeyeceğimi bildiğim okuldur. özel bir iş yapıyorsan tabi ki kar amacı güdüyorsun, itirazımız yok. fakat öğrenci ve velilerin sadece "müşteri" olduğuna yönelik vurgu rahatsızlık verici.

yeni mezunken çok bilinen bir koleje iş görüşmesine gittim. ik milyon tane soru sordu. "şöyle bir durumda ne yaparsın, çocuk böyle bir problem yaşıyor ne tavsiye edersin?" bende cevaplar aşağı yukarı şu eksende "çocuğun yaşadığı problemi anlayabilmem için aile ortamını değerlendirmem gerek. bu problemler başladığında hayatlarında bir değişim olmuş mu? aileyle değerlendirme gerek x 100..." yeni mezunuz ya, romantiğiz çok. adam benden hap bilgiler vermemi bekliyor, ben diyorum değerlendirme alalım. görüşmenin sonunda işi tabi ki alamadım. ama okuldan çıkarken neresi gibi yerlerde çalışmak istemediğimden emindim.