özel üniversite

1 /
stocky2001 stocky2001
70'lerde açıldığında devlet üniversitelerden kaliteli hocalarla ortak çalışan, yavaş yavaş eğitim kalitesini yükselten ama halkçı ecevit'in kapattırdığı, daha sonraları gene açılan ama birçokları ticarethane olarak faaliyet gösteren, zamanında kapatılmasa şimdi sadece bir bilkent değil 10 tane bilkent olabilecek ve daha ucuz olabilecek üniversiteler yığını
sidar sidar
aslında bir çoğunun devlet üniversitelerinin değerli kadrolarını kaptığı ve öğrenci kendini geliştirmek istiyorsa imkanların bol olduğu, lakin türkiye'de sistemin arada kalmışlığından her alandaki gibi gerginlik ve yozlaşma gösteren, öğrencileri yüzünden bok atılan gidilesi yerlerdir. ben şahsım namıma bursu mursu kaybederim korkusuyla gitmemişimdir.

öyle burslu veya burssuz entellerin "abi insanlar çok fena, çok sığ" gibi serzenişleri de yersizdir. sen adam olursan onları iplemezsin canım. sıkıyosa gel devlet üniversitesine. adam öss'de kasmış kavurmuş gelmiş; alafranga tuvalete tüneyip sıçıyor, üstüne üstlük de deliği tutturma oranı çok düşük. öğrenci işleri memurları sanarsın sadrazamın sol taşağı paşam. hocalar desen güzellerini kapmışlar zaten, ne idüğü belirsizler kalmış. hakkının yenmemesi gereken değerli hocalarımız da var tabii.

ayrıca şunu da eklemek gerekir ki; akademisyen yetiştirecek kapasitedeki hocalar özel üniversitelerde olduğu için ve bu özel olanlarının öğrencilerinin de pek akademisyen olmak gibi arzularının ve meyillendirilmelerinin olmadığı için, türkiyemizde akademisyen sıkıntısı yaşanacak gibi bir korkum da yok değildir.
ritmikaritmi ritmikaritmi
radyoda ”bize gelin,tıp dahil istediğiniz bölüme kayıt yaptırın” şeklindeki, insana sanki pazarda 3ü 1 milyona don satıyorlar izlenimi veren reklamını duyunca, “bu iş bu kadar basite indirgenmemeli” dediğim, sinirden kulaklarımdan duman çıkmasına sebep olmuş güzide(!) bi özel üniversitemizin de yer aldığı eğitim kurumları.
chrystal chrystal
devlet üniversitelerinin kontenjanı göz önünde bulundurulduğunda bir zorunluluk. sadece aptalların gittiği okullar değildir. her sene öss sonrasında açıkta kalan okul birincileri haberlerini gazetelerden takip edebiliriz. yaklaşık 1,5 milyon kişinin girdiği öss'de önlisans ve lisans programlarına devlet üniversitelerine yerleştirilen kişi sayısı 340 bin. 28 bin 875 kişi ise özel üniversitelere girebilmiş. sınava katılan ve devlet üniversitesi kazanamayan 1 milyon 116 kişiye kafaları çok az çalışan kişiler demek biraz haksızlık oluyor. öss'de bir devlet üniversitesini kazanmak gerçekten çok zor. bunu başaranlara kimse bir şey diyemez. ama herkes sınav sistemini saçma olduğunun da farkındadır. lisede türevle, integralle, quantum fiziği( yüzeysel bile olsa) ile, genetikle uğraşan birine, tekrar ortaokul konularına dön, ardışık sayıların bilmem kaçının toplamı bu, ortadaki hangi sayıdır,vb. demek çok saçma bir şeydir. kaldı ki öss'yi sadece o üç saatlik baskı yüzünden kazanamayan ama çok zeki olan insanlar da olabilir.

işin ekonomik boyutuna gelince yaşadığı ilde değil de il dışında bir devlet üniversitesini kazanan birinin il dışına gitmeyip de kendi ilindeki bir özel üniversiteye gitmesinin masrafı il dışına gitmesi ile yapacağı masrafın üç aşağı beş yukarı aynısıdır. özellikle istanbul, ankara vb. gibi büyük şehirde yaşayan insanlar bu şekilde düşünmektedirler. ayrıca senelerce çalışıp biriktirdiği paraları çocuklarının eğitimi için harcayan anne babalar da vardır. her özel üniversitede okuyan yat ile açılıp, partilerde havyar yemez, veya bir tatil için milyarlarca lira para harcamaz. evinin tüm lüks masraflarını kısıp, çocuğunu özel üniversiteye yollayan aileler de var. ayrıca puanı istediği bölüme yetmediği, ama başka bir devlet üniversitesine yettiği halde, en önemlisini kendi isteği olduğunu düşünen ve ailesini durumu da iyiyse özel üniversiteyi tercih eden çok fazla insan vardır. özel üniversiteler sadece içi boş insanların okuduğu yerler değildir. çok başarılı insanlar da yetiştiren eğitim kurumlarıdır. sadece baba parasına güvenip bir özel üniversiteye kaydolan boş kafalar ise doğal seleksiyona uğrarlar. çoğu alttan derslerle boğuşur ve en sonunda mezun olamadan okuldan ayrılırlar.
ben her özel üniversiteye girenin kesinlikle boş kafa olmadığına inanıyorum. ama eğer çoğunluğun düşündüğü gibi hepsi boş kafalarsa o zaman onları eğitmenin, ve bir meslek edinmelerini sağlamanın ne gibi bir zararı olabilir ki? insan bir kelime bile öğrense bunun faydasını görür. üniversitelere giriş sisitemi bu kadar saçma oldukça her zaman için özel üniversiteye ihtiyaç duyulacaktır.
cupid cupid
hayran olduğum üniversite türüdür, neden mi?

ben de çok çalıştım o dandik öss için, 6 yılımı verdim, ve sınav günü talihsizlikler, aptal bir gözetmen, berbat bir mide ve dahası..

kötü bir puan aldım (çünkü gerizekalıydım ya!) ne yapabilirdim? aynı stresi bir sene daha çekmektense, kıçı kırık bir rezalet için yeteri kadar bozulan ruh sağlığımı korumak adına ve bir sene daha bekleyip mezunlar ordusunda kalacağıma gelecek sene gireceklerin hakkını da koruyalım bari diyerek vakıf üniversitesine yazıldım (çok büyük bir hata, eğitim uğruna para vermek!)

şimdi 3. sınıftayım, huzurluyum ve geleceğimi daha net görebiliyorum. o vakıf üniversitelerine geçen hocalar da buralarda geyik yapmıyorlar, daha özgür çalışma ortamlarında ve daha uygun olanaklarla verimli olmaya çalışıyorlar, hem ülkelerine hem de öğrencilerine..

bu hocalardan ben yararlanıyorum da devlet üniversitesindeki yararlanmıyor, ne büyük bir haksızlık! başkası yararlanıyor da sen yararlanmıyorsun ve bu yüzden haksızlık, adaletsizlik. bu haksızlıksa ben böyle haksızlığın içine edeyim, bu eşitsizlikse eşitlik anlayışınız nedir? parayı verip düdüğü çalmak nasıl bir benzetmedir, benzetmeyi böyle yapan nasıl bir ruh haline sahiptir? parayı verip eğitim almak suç mudur? fakir edebiyatı yapanların ahlaki sorumluluğu neye göre kime göredir? ve sırf üstteki sebeplerden tüm vakıf üniversitesi öğrencilerine sempati duymayan; sindire sindire(!) devlete nasıl yük olduğunu bilmeyip, devlete kapağı atıp on senede mezun olacak gibi görünen bu birey kendinde bu eleştiri haklarını neyine güvenerek bulmaktadır? sempatiyle bakma zaten, hatta gördüğün yerde başlarını ez, söv, döv.. açıkçası, aşağı kasımpaşa durumu senin bu heybetli düşüncelerin benim için..

i̇mza: parayı verip düdüğü çalan biri
hamurabi hamurabi
özel okul kızları ile ilgili yanlış önyargılar var sanırım, dilimiz döndüünce geçelim üzerinden.

öncelikle; fön özel okul kızları arasında çok yaygın değildir, pek çou fön çektirmek yerine, daha az efor harcadıkları ve daha çok kullanabildikleri şeyleri tercih ederler. genellikle, kuaförde zaman geçirmeyi sevselerde (ki bizim öörenci merkezinde var bi tane, o kadar vahim durum.), fön tercihleri değildir. bunun başka bir sebebi de, fönün onlara çok basit gelmesidir; bilindii gibi fönlü saçlara sahip olmak için zengin olmaya falan gerek yoktur. ütü masasında bile fön çekilebilir (bbg hacer'e sevgiler.), bu nedenle daha sofistike kabul ettikleri manikür, pedikür gibi şeylerle daha çok ilgilenirler.

özel okul kızlarının gerekli epilasyonları, gerekli zamanlarda yaptıkları da yanlış inanışlardan bir diğeri. eğer, bahsedilen kızımızın erkek arkadaşı yok ise ve mevsim kışsa, epilasyon falan hak getire. hatta, kimi zaman deri koltuklar üzerinde, sergiledikleri rahat oturma şekilleri nedeniyle, mide bulantılarına sebep oldukları olmuştur.

erkek başına 3 tane adriana lima, 5 tane alessandro ambrosio düştüü de, gerçeği yansıtmamaktadır, ne yazık ki. evet, abartısız bi şekilde, bahsi geçen hanımefendilere yakın güzelliğe sahip ya da en az onlar kadar taş vücutlar, bu tip okullarda mevcuttur. ancak, bu hanımların hayattan beklentileri açık ve nettir; sağdan soldan amerikan lise dizilerini izleyip de okulun ilk partisinde, taş gibi manitalar kaldırabileceğine inanan çok yanılır. bunu becerebilen, birkaç istisna olabilir. seth'in, summer'la birlikte olma durumu sadece oc'de olur, koç üniversitesi'nde olmaz. hâ, kafasını kullanan aç kalmaz, orası ayrı tabii; ancak adriana lima'lar, alessandra ambrosio'lar için mustang'le dolaşmak gerekebilir.

öte yandan, mühendislikte güzel kız olmadıını iddia etmeyecem tabii ki; ancak uuraşılan konu ve dersler, pek çok güzel kızımızın ilgi alanlarını aştıı için ve okulun abidik sistemi sayesinde, bir anda içten pazarlıklı hale gelirler, kendi kendilerine. iki satır kod için, sokakta görseler suratına bakmayacakları adamların peşine takılırlar, yurt odalarından çıkmazlar; efendime söliyim, iki gramlık deney notu için, asistanın kafasından ayrılmazlar. bunlar olur ve bunlar normaldir, ilk başlarda hiç kabullenemiyordum, bu tip durumları; ancak artık alıştım ve ayıplamıyorum.

sonuç olarak; özel okullarda adriana lima da olur, alessandra ambrosio da olur, bunların daha güzelleri de olur. hatta, mühendislik bölümünde bile olabilir, bu tip bayanlar. hatta; bir takım ahlaki değerleri hiç sayan kısmı ile çok güzel saatler geçirebilirsiniz de sonunda hiçbirinden hayır gelmez. öle, çok da imrenilecek bi durum yoktur ortada.
anosias anosias
aslında önyargıyla yaklaşılmaması gereken üniversitelerdir, kaldı ki kimse sizi buralara kayıt olun diye zorlamıyor. aklınızla karar verir tercih listenize alırsınız ya da almazsınız bu tamamen size kalmış bir şeydir. ama şöyle de bir gerçek var ki, özel üniversiterlerin açılmasındaki en büyük etken, devlet üniversitelerinin kontenjanlarının son derece yetersiz olmasıdır. sabancı ve koç üniversitelerini bir kenara ayırır da diğer üniversiteler için konuşursak, geri kalanlarda barajı bile aşamamış insanların parayla kayıt olduğu, bursla bu bölümleri kazananlarla eşdeğer diploma aldığı söylenmektedir. burdan bakarsanız bir haksızlık var gibi gözükse de, mezun olmak için iki grubun da girdiği çıktığı sınavlar aynıdır. açıkcası hiç bir özel okulun içinde bulunmadığım için parayla diploma satılıyor mu bilmiyorum ama bunun gerçekleşeceğini de sanmıyorum. aksine bence bu okullardan mezun olmamanız için hocalar elinden geleni bile yapıyor olabilir. ne de olsa bu okullarda ne kadar uzun zaman geçirirseniz, okula o kadar çok para kazandırırsınız.
ceng85 ceng85
özel üniversitelere ne kadar bok atılsada bir parça doğrudur diyebilirim fakat kesinlikle genelleme yapmayın eğitimleri iyidir doğru dürüst öğrenciler de barındırır.

bir örnek vereyim. ben lise2 deyken babam öldü ve sonraki 2 sene depresyonlar ve panik ataklarla uğraştım. bu benim yaşadığım bir talihsizlik özel üniversiteler olmasaydı şu an istediğim bölümü okuyamıyor olucaktım.biraz daha tepeden bakalım konuya lütfen.

(bkz: look at the big picture).
wasabie wasabie
genelde zengin insanların okuduğu ve bununla övünen bize genelde tepeden bakan insanların bulunduğu yunanistanda bulunmayan ve öğrencilerinin atina sokaklarında ölümüne karşı çıktığı devlet üniversitesindeki iyi hocaların aklını çelip çalan kesinlikle bizim gibi çalışıp iyi yere gelenlere büyük birengel olarak çıkan yazımın kötüleneceğimi bildiğim halde kesinlikle yasaklanmasını düşündüğüm ülkemizin eğitim eşitliği değerlerine bile karşı olduğunu düşündüğüm sponsorların desteklediği para yuvaları
1 /