paganizm

1 /
gunship gunship
batı dillerinde putperestlik anlamını taşıyan terimdir. kelime köken olarak, latince kırsal anlamına gelen paganus sözcüğünden türemişdir. özellikle hristiyanlıkta, ibrahimi dinlerin dışında kalan ruhani ve dini sentezleri, doğa dinlerinin uygulama ve geleneklerini genel anlamda kapsamaktadır.

türkçede tanrıdan başka ilaha tapan putperest anlamındadır.

öğretilerinde tüm dünya ve barındırdıkları kutsaldır yani tanrıdır ve zarar verilmemelidir gibi kulağa hoş gelen ibareler taşır.
gulersem gulersem
günümüz masonluğunun ritüellerini aldığı doğa orijinli din. kökenleri oldukça eskiye dayanmıştır ancak masonluk kökenleri m.ö. 2000li yıllardaki mısırdır.
burrows burrows
insanların üzerinde dinsel baskı kurmayan,özgürlükçü ve kimseyi birbirine düşürmeyen barışçıl bir dindir.paganlar doğal dengeye inanır ve modern dünyaya tam anlamıyla ayak uydurmaya çalışırlar.doğayı tanrılaştırmışlar ve doğa üstü güçlere inanmayarak doğaya tapmayı seçmişlerdir..
guenever guenever
genel olarak ilkel dönemde inanılan çok tanrılı inançların bütününe verilen ad.

sıfır anından bugüne yaklaşık şöyle şeyler oldu; önce doğayla birlikte yaşamayı öğrenmek için doğayı tanımaya başladık ve öğrenilen bilgileri çocuklarımıza aktardık, bu şekilde arketipler ve bir süre sonra gelenekler oluştu. ele gelir bir miktar süreyi geride bıraktığımızda, bu pratik bilgilerin artık işe yaramayanları elendi (kadınlar hamile kalmak için taşlara* yatmak yerine bazı otların farkına vardılar, ve tabi ki daha fazla işe yarayan ritüel yaşamaya devam etti. al sana memetik seçilim.) veya metafor aynı tutularak alegori değiştirildi (mısırlılar sabah avuçlarını güneşe açıp ra'yı selamlar, biz ekolojik mimarlar şimdi o sevgili sonsuz tanrıya güneş kolektörlerimizi yönlendiriyoruz).

çok kısaca geliştik. kendimizi tanıdıkça, doğayı tanıdıkça (şu noktada "ama ikisi zaten bir bütün paganlara göre.." diyenin kafasını kırarım.) inandığımız şeyler de değişti.

bakın bilgi diyoruz, aktarıldı diyoruz. aktarıldıkça büyüdü, toplandı, daha verimli şekilde sonuçlar vermeye başladı. yaşayabilmenin tamamen şansa bağlı olduğu zamanlardan msn'li, nükleer enerjili, uzaya koloni kurmalı bir zamana geldik.

insanların her şeyin her sabah kendini yenilediği, dünyanın her yıl baştan doğduğu periyodik tarih algısını bırakmak zorunda kaldıkları bir kırılma noktası vardı, sonra lineer tarih algısı gelişti, çünkü gelişmek zorundaydı. insanlar metafiziklerini hızla fiziğe çevirmeye başlıyor, o ritüellerin neden, nasıl, ne şekilde işe yaradığını anlamaya başlıyor (kullandığı otların etken maddelerini araştırıyor, hangisinin neye nasıl etki ettiğini görüyor), ve anladığı bu sebep-sonuç ilişkisinden yeni şeyler üretebiliyor (bu bilgisini yeni ilaçlar yapmakta kullanıyor). kısaca toplanan bilgi, ki biz bir süredir ona ilim diyoruz, fen diyoruz, artık o derece şeyler üretiyor ki bunların yarattığı sonuçları görmezden gelemiyor kimse.

paganist inanışların sonu bu noktada geliyor zaten. yani evet, paganlar öldürüldü, katledildi, sevişmeleri yasaklandı, bunlar çok romantik ve üzüldüğümüz şeyler; bunlar oldu çünkü onların çağı bitti. ve evet bazı paganist öğeler (arketipler), lineer kurguya uygun yeni semavi dinlerde kendini göstermeye devam etti; çünkü bilgi (bilim, teknoloji) bütün ama bütün insani travmaları, korkuları, bilinmezleri açıklayabilene kadar ihtiyaç duyduğumuz bir kavram var, ona yerine göre mitoloji diyoruz, yerine göre din diyoruz, genel olarak metafizik inançlar diyoruz. bu durumda aslında olan şey şu oldu, bir bilinmez daha logos tarafından çözüldükçe, mitos hanesinden bir motif daha eksildi; anneden ayrılma travmaları (kayıp cennet, cennetten düşme), ölüm korkusu/ölümsüzlük isteği (hayat ağacı, altın elmalar), bilinç kazanma anı (iyiyle kötüyü bilme ağacı*), anneyle babayı sevişirken görme/anneye-babaya aşık olma, kıskanma (bakireden doğmuş günahsız çocuklar) gibi mevzuları hala tam çözemedik, bunlar hala dinlerde kendini gösteriyor. [ölüme çare bulun, o cennete girme şartlarını tekrar görelim bakalım, nasıl güncelleniyorlar. tevrat, kuran ve incil'de bir güncellenme sorunu var gibi, çünkü hepsi basılı kaynaklar. fakat hepsinin alegorilerden ibaret olduğunu, yorumlarının pek güzel güncellenebileceğini ve bu kitapların hala haklı çıkabileceğini unutmayalım. veya gerçekten her psikozu çözeriz ve bu kitapların yorumları bile değersiz kalır, herkes ateist olur, richard dawkins mezarında derin bir oh çeker. (mecazen, yoksa biliyoruz ki ölümden sonra yaşam falan..)]


eskiye duyulan özlem gayet anlaşılır bir şey, hem bireylerde (çocukluğa duyulan özlem), hem de toplumda (gittikçe kıyamete yaklaşıyor olduğumuza, eskiden her şeyin çok daha güzel olduğuna inanma eğilimi) vardır bu. fakat, birincisi, her şey zaman onu getirdiği için olmuştur, dinler bir şey yapmamıştır, bilakis olan bitene göre şekil değiştirip yeni yüzlerle karşımıza çıkan* şeyler onlardır. ikincisi ise, bu çağda paganizm falan olmaz, çünkü biz bilgisayarları gördük, asla o dönemi anlayamayız ve kendimizi o yere koyamayız.


bu konularda konuşmak için şu insanların kitapları okunmalıdır bence,
(bkz: mircea eliade)
(bkz: karen armstrong)
(bkz: joseph campbell)
(bkz: sir james frazer)
(bkz: carl gustav jung)
(bkz: sigmund freud)

roman değil.
sondan bir sonraki durak sondan bir sonraki durak
roma imparatorluğuna hristiyanlık gelmeden önce hakim olan din. bir politeizm (çoktanrıcılık) örneğidir. ortadoğu kökenli - bu sebepten soyut kavramları fazlasıyla sindirmiş olan - hristiyanlık, roma imparatorluğuna geldikten sonra bu dinle kaynaşmıştır. doğada bulunan nesnelere kutsiyet atfeder. latin köylülerinin dinidir. günümüzde uzantıları mevcuttur. (bkz:wicca )

örnek olarak; hristiyanlıktaki ikona ve haç kültürü paganizmin eseridir.
eolys eolys
kuzey avrupa temsilcilerinin doğa, meşe, çayır, çimen sever insanlar olmasının sebebi kanımca o enlemlerde pek fazla böcek çeşitliliği bulunmamasıdır.
yubermis yubermis
"ay'ın kadim dilini kim biliyor şimdi?
ve kim konuşuyor tanrıça'yla hala?
şimdi sadece taşlar hatırlıyor ay'ın çok eskiden bize anlattıklarını
ve ağaçlardan, çimenlerin hışırtısından ve çiçeklerin kokularından öğrendiklerimizi"

(tony kelly, pagan musings, 1970)

ayrıca (bkz: asatru)
rasmus rasmus
şimdi her çocuk islam fıtratı üzerine doğar diye bi kanı var fakat bence bu cümleyi her çocuk paganizm fıtratı üzerine doğar diye değiştirmek lazım. hepimiz doğanın bi parçasıyız ve ibrahimi dinlerle alakamız olmasa yapacağımız şey doğaya hayranlık duyup ondan korkmak olur. aha bak paganizme giriş pag101 dersini almış olduk.

ibrahimi dinlere göre tarihin başlangıcına yani adem ile havva'nın cennetten dünya'ya düştüğü * çağa dönelim. medeniyet sıfırken temel alınacak tek şey adem ve havva'nın hikayesiydi. yani tarih bu ikilinin çocuklarına, torunlarına yaşadıklarını anlatmalarıyla şekillenecekti. "bakın çocuklar" diye söze başlamalıydı hz adem. "biz bir hata yaptık ama bütün suç ananız olacak havva'da" minvalinde bir şeyler söylemeliydi. cennetten ve tek olan, gücü her şeye yeten tanrıdan bahsetmeliydi. bahsetmiştir de. çocuklarına düşen görev bu anlatıları kendi çocuklarına anlatmaktı. onlar da kendi çocuklarına, onlar da kendi çocuklarına. ee peki film nerede koptu? paganizm gibi ibrahimi dinlere oldukça zıt bir inanç sistemi kime ne zaman geldi?

dünya'ya bizim bildiğimiz tanrı sistemi hakim olacakken ilk kim güneş'e taptı? hangi çocuk kendi çocuklarına sözkonusu anlatıyı aktarmayı unuttu? "şimdi yatayım, yarın erken kalkıp anlatırım" dedi de o gece hakkın rahmetine mi kavuştu? tanrı neden bu çocuğun kendi çocuklarına adem ile havva'yı anlatmasını istemedi? of metafordan metafora koşuyorum şu an. yaratılış teorisine inananlar şu noktayı bi düşünsün pls, dünya'da her şey güllük gülistanlık gidecekken durum bozulduysa bunu kim neden yaptı?

velhasıl zaman geçti, çağlar devrildi, insanlar bi şekilde dünya'ya yayılıp kardeşliklerini unuttu. mısır'dan çıkıp çöllere düşen yahudilere on emir'in indirilmesiyle adem ile havva artık belli insanlara hatırlatılır oldu. peki paganlara ne mi oldu? çok geçmeden bu unutuşun cezasını ödemeye başladılar. ödediler zaten. *
arctic fur ve elementium plated exhaust pipe arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
ne bir din modelidir, ne de inançlara verilen genel isimdir. katolik kilisesinin insanları asıp kestikleri dönemlerde, kendi inançlarına sahip olmayan birey ve ufak toplululukları fişlemek için "paganizm" kelimesine yükledikleri anlam "kafir" olmuştur. bu sebeple, semavi dinler dışındaki inançları, bugün, paganizm olarak adlandırmak gibi bir onursuzluğa düşebilecek kadar cahil kaldık. - en çok kullandıkları anlam, putperestlik olmuştur. lakin paganizmin, putperestlik ile hiçbir alakası yoktur.

zira katolik kilisesi, halkı, paganlara ve diğerlerine karşı kışkırtmak için türlü çeşitli provokasyon yolunu kullanmıştır ve nihayetinde başarılı olarak, 'insanları manipüle etmek' üzerine tarihe isimlerini yazdırmışlardır. bu kullanım şekli, zamanla, diğer semavi dinlerin önde gelen sömürücüleri tarafından kabul edilmiş ve toplumlarını hizzada tutabilmek için, sevmedikleri her şeyi "pagan" olarak kabul ederek aşağılamışlardır.

bu dönemde, katolik kilisesinin faşist (dayatmacı) hareketlerine ve gün aşırı katlettikleri köylülere isyan etmek için pagan kökenli tarikatlar kurulmuştur. lakin bu tarikatlar, ne kadar ciddi bir desteğe ulaşabildikleri bir dönem olmuş olursa olsun, kilisenin kışkırttığı halk karşısında geri çekilmek zorunda kalmışlardır ve sömürü, bugün ki halini almış bulunmaktadır.
kızıl tamu kızıl tamu
latince paganus kelimesinden türeyen bir kelime. paganus'un 2 anlamı var:

1- köylü
2- kafir, hıristiyan olmayan.

edit akbayram: bu benim dünya görüşüm, fikrim falan değil. direkt olarak kelime anlamı böyle. bi derdiniz olursa vatikanı arayın. bazı at kafalılar götünden anlayacak ve ne yani hıristiyan olmayan herkes kafir mi diyecek biliyorum. o açıdan bu açıklamayı yapmayı lüzumlu buldum.
1 /