pandorum

1 /
castiel castiel
uzun zamandır bilim kurgu ve korku tarzlarının harmanlanmış versiyonuna hasret kaldığımız, abd de 4 eylül 2009 da, ülkemizde de 13 kasım 2009 da vizyona girecek olan filmdir. filmin yönetmenliğini christian alvart yapmıştır.
başrolde cam gigandet oynamaktadır. filmin fragmanı oldukça etkileyici gibi görünüyor, merakla beklemedeyiz.

bu da fragmanı;




closer closer
insanlığın kurtuluşunun iki astronota bağlı olduğu bir gerilim-bilim kurgu filmi. hafızalarını yitiren ve ne kimliklerini ne de görevlerini hatırlayan bu iki astronot, tıkılı kaldıkları uzay gemisini keşfederek ne olduğunu anlamaya çalışacaklarmış. 7.5 milyon dolar bütçeli film, çoğu bilim kurgu sitesindeki okuyucu ve eleştirmenlerden olumsuz eleştriler almış. izlemeden karar veremeyeceğiz elbet.
luthien luthien
nedendir bilinmez beni çok etkiledi bu film, klişelerle bezeli falan ama sanki bir yandan da herşeyin böyle bitme ihtimali çok fazla geldi gözüme.

spolier
bir kere az cam gigandet var, olmadı. bunun yanında filmi açtım iki yazı göründü sonrasında "hepimiz allaha emanetiz yolunuz açık olsun" gibilerinden birşey duydum, dedim dublajlısını indirdik herhalde, ama rusça, ingilizce yanında güzel bir jest olmuş. güzel, kapalı alan aksiyon filmi işte, finalini de beğendiğimi belirtmeliyim, ayrıca
(bkz: ben foster)



spolier

bir de :
pandorum (2009) two crew members are stranded on a spacecraft and quickly - and horrifically - realize they are not alone. two astronauts awaken in a hyper-sleep c... ımdb
karate schnitzel karate schnitzel
başrollerinde dennis quaid ve ben foster'ın yer aldığı bilimkurgu korku filmi. nedense ülkemizde vizyona girmedi. küçük bütçeli bir film pandorum ve buna rağmen gayet başarılı bulduğumu söylemeliyim. klişeler denizinde yüzüyor film, kabul ama bu etkisini azaltacak değil ya. avatar da klişelerle dolu ama yıllar sonra gördüğüm en muhteşem iş. burada da önemli olan klişe senaryo değil, yaratılan atmosfer. pandorum da bu konuda oldukça başarılı, iç sıkan bir atmosfer, karamsar bir gelecek. ben foster süper oynuyor, o da filmin bonusu. sinemaya gelseydi gidilir miydi bilmem ama evde gönül rahatlığıyla izlenir, hele ki türe sevgi besliyorsanız.
olty olty
bu kelimeyi kullanmayı sevmiyorum ama underrated bir film olduğunu düşünüyorum.

bende mi bir gariplik var bilmiyorum ama oldukça hoşuma giden, beklediğimden iyi çıkan bir film oldu pandorum. içinde bol bol klişe barındırdığı doğrudur, lakin 65 kiloluk bir klişe dedektörü olan ben, birkaç sahne dışında bu klişelerden herhangi bir rahatsızlık duymadım.

öncelikle filmin başlangıcındaki yazılar sıradan bir bilim-kurgu meraklısını hemen heyecanlandırabilecek bir etkiye sahip. doğal olarak daha ilk sahnelerde filme olan ilgim zirve noktaya ulaştı ve beklemeye başladım. pod'dan uyanma sahnesi de kotor 2 oynayanlara tanıdık gelecektir.

film boyunca hissedilen klostrofobik atmosferin yanında sanki bir bilgisayar oyunu oynuyormuşsunuz gibi bir hava da var. aksiyon ve gerilim sürekli devam etmekte. dolayısıyla benim gibi insanlar filmi sıkılmadan izleyebilecektir. klostrofobi demişken, filmdeki yaratıklar the descent izleyenlere oldukça tanıdık gelecektir. ayrıca yaratıklarla ilgili bir sahne var ki, insanın içindeki şiddet duygusunun nasıl da ortaya çıkmaya çalıştığını anlamamı sağladı. yaratıklardan birinin filmdeki insanlar tarafından öldürülüşü gösteriliyor, o ana kadar nasıl bir nefret beslediysem, o sahnede acayip bir hazla doldum taştım.

fazla yorum yapmadan bitirirsem, bilim-kurgu ve gerilim sevenlere rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir filmdir bu. önyargısız bir şekilde izlerseniz oldukça keyif alabilirsiniz.
neltharion the earth warder neltharion the earth warder
ilk yarım saati boyunca resmen dead space gibi giden film, gerek mekân, gerek bilinmezlik, gerekse ortamdaki tipler olsun. ancak ondan sonrasının alâkası yok tabii. son 10 dakikası da bioshock'un sonuna benziyor diyebilirim. filmden son dakikada bir ters köşeye yatırma bekledim, yaptı da denebilir ama çok da vurucu değildi sanki. gene de bilimkurgu ile gerilimi birleştiren nadir film olduğunu hesaba katarsak, türünün izlenebilir örneklerinden denilebilir.
keyif pezevengi keyif pezevengi
mantık hataları tınlanmazsa bir bilim-kurgupervere hoş zaman geçirtecek bence güzel bir film. ama şimdi abi, sen git reaktörü resetle gemiyi kurtar... hadi resetleyecen yok mudur bunun remote switch olayı? illa da o tuşu görecez dimi. ama olsun, reaktörün etrafında kümelenmiş mutant güruhunu göremeyecektik o zaman...vıcık vıcık.
melomania melomania
son zamanlarda bilimkurdu açlığı çektiğimden, daha doğrusu genel sinema bilimkurgu açlığı çektiğinden midir bilmem, bana acayip haz vermiş filmdir gece gece...

oyuncular son derece yerinde, gayet hoş. atmosfer güzel, gerilim iyi. merak duygusu iyi oluşturulmuş.

klişeler barındırdığı kabul edilebilir bir şey ama bunları affettirecek sürprizleri de yok değil. gayet güzeldir, çok şey beklenmeden seyredilecek bir filmdir.
easy company easy company
ilk 15 dakikası ve son 5 dakikası dışındaki kısmı zaman kaybından ibaret film. habire karanlık, gırrrrr, karanlık, böööö, karanlık, ciyaaak. son sahnelere de biraz ahlak, kural, kanun falan felsefi birkaç cümle serpiştirmişler. budur yanı. bildiğin zombi filminden bir farkı yok. ha bir de laikçilerin ayaklanmasını bekliyorum bu film yüzünden. ne demek lan filmin başındaki türkçe mesajda "hepiniz allah'a emanetsiniz" diyor. türkiye laiktir bikere. hep bizi yanlış tanıtıyor bu filmler.
grandplot grandplot
kurgusu iyi, karakterler iyi, gerilim sahneleri iyi.ama ortam biraz fazla karanlık.düşük kalite divx'ten izleyince bir şey anlaşılmayabilir.bu yüzden filmi izleyecekseniz hd izlemek daha çok zevk verir izleyene.bilimkurgu seven biri olarak, beğendim filmi.
ichabod crane ichabod crane
başlar başlamaz atmosferiyle insanı etkisi altına alan bilim kurgu filmidir. karakterler rollerine öyle iyi bürünmüşlerdir ki insan farkında olmadan kendisini filmin havasına kaptırabilir.
terk terk
insanın kendini daha iyi tanımasını sağlayan bilim kurgu. uzun zamandır bilim kurgu bilim kurgu diye dolaşan ben, bu filmi izledikten sonra bilim kurgudan hoşlanmadığımı anladım. en sonunda öffff bu muymuş tepkisini vermiş olmanın keyifsizliğini yaşadım. bu da böyle bir anımdır.

ha bu arada hala diyorum ki terminator iyidir. cıva adam falan süper.. izleyin derim.
arctic fur ve elementium plated exhaust pipe arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
christian alvart imzalı, 2009 yapımı bilim kurgu güzellemesi.

başta dennis quaid ve ben foster olmak üzere, antje traue, cam gigandet, norman reedus, eddie rouse ve cung le ile birlikte harika seçilmiş bir kadroya sahip olmasına rağmen, filmin yapımcısı paul anderson'ın aksiyon filmlerinde klişe olmuş kamera açılarına kurban gittiği çok nokta bulunmaktadır. kurgusu, baştan sona, merak uyandırıcı ve orijinal bir konsept üzerine oturtulmuş; üzerine yorum yapmaya dahi gerek duyulmayacak seviyedeki usta oyunculuk, filmin hak ettiği zaman diliminin çok altında kalmasına ve kısa kesilmesine ilaç gibi gelmiştir. şahsen norman reedus ve eddie rouse'un karakterlerinin, hikayede daha büyük roller edinebileceklerinden; antje traue'nun ise dennis quaid'a denk bir karakter ile karşımıza çıkacağından emindim.

zira "pandorum konsepti" gereği bu karakterlerin her birinin mental sorunlar yaşıyor olmaları ve bu sorunlar neticesinde bir takım kararlarının etkilenmesi gerekliliği, filmin girişinden sonucuna, bas bas bağırmakta idi. - kısacası, pandorum, kısa kesilmiş güzel bir yapıttır. fakat bir diğer problemi, district 9'a da olduğu gibi, sansasyonel bilim kurgu yapıtlarının gölgesinde ezilmiş olmasıdır.

izleyin. izletin.

not: uzun süredir, bu giriyi düzenlemeyi planlıyordum. zira 2012'de girdiğim ilk hali, tüm zamanların en sevdiklerim arasında yerini alan bu filme azıcık da olsa haksızlık ediyor ve filmin yönetmenini yanlış lanse ediyordu. - düzelttim. içim rahat.
1 /