paradise now

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
emma
vaat edilen cennet* hany abu-assad ın yönettiği, iki intihar eylemcisin son 48 saatini konu alarak, intihar eylemi sorunsalina icten bir dokunus gerceklestiren bir film.
-spoiler-
eylemcilerin eyleme hazirlik safhasi ayrıntılarıyla işlenir. özel olarak yıkanmaları, namaz kılmaları, bombaların vucutlarına yerleştirilmesi...bu gençler eylem için seçiliyorlar, ve itiraz etme hakları yok. eylem başladığında birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan canlı bombalar, kendi kaderlerini kendileri belirlemek üzere aynı anda içsel ve psikolojik bir yolculuğa çıkıyorlar. yönetmenin tarafsız bir gözle olayı sorgulamaya çalıştığu söylenebilir. ama bir yandan da israil ve filistin arasındaki gözle görülür farkları ortaya koyuyor. bir tarafta zanginlik, diğer tarafta açlık, sefalet, yoksulluk...
eylemcilerden biri, çevresindeki insanların gözlerinin içine bakar, elini pime götüremez ve vazgeçer, diğer arkadaşınında vazgeçeğini düşünerek. ama film, diğer canlı bombanın kara gözlerine odaklanmış bir biçimde biter. herkes o saniyeden sonra ne yapacağını hisseder zaten.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
böcek
şu günlerde tarık zafer tunaya kültür merkezi'nde seyredilebilecek güzel film. israil ve filistin'in bitmeyen savaşını filistin tarafından gösteriyor. işgal altında olan insanların bu işgalden kurtulması için tek yol şiddet midir yoksa bu direnişi bir ahlaki sava dönüştürmek de işe yarayacak mıdır? film dünyanın bu konuya tepkisizliğini de inceden eleştiriyor bir bölümünde.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
umur samaz
"yeter, bu filistin de artık çok oldu." dedirten film.

durumu tahlil etmede "orantısız güç" tanımı eksik kalıyor. bu ne direnç ve kararlılıktır allah aşkına. 100 metre ilerdeki tanka sapanla taş atmak ne demek? kimsiniz ya siz, bu korkusuzluk nerden?
sınırları zorlayan eziyetlere rağmen bu hayata bağlılık, bu vatanını sahipleniş nerden?

ama çok oldunuz siz. resmen sizi terk ettik, unutmaya çalıştık, salladık, umursamadık. ama siz hala türkiye'yi seviyor ve yüzümüze tükürmek yerine bir de teşekkür ediyorsunuz.

sıkıcı klişe tanımlardan sıkıldım, size de oluyordur ara sıra. çünkü bu israil filistin olayının üzerine çok konuşuluyor ve... neyse filme bir bakalım.

oyunculuk falan filan zaten iyi. canlı bombalık sırası kendilerine gelen iki yakın arkadaşın sırayla üzerlerine aldıkları çelişkileri, gelgitleri, açmazları, çıkmazları, kafa karışıklıkları, ikilem, dilemma, paradoks, iki arada bir derede kalmak, ne yapacağını bilememek ne derseniz deyin ve bütün bu durumu dinamik tutan bir sonuca varma isteğinin karşı konulmaz sürükleyici kuvveti. (ne diyorum ben böyle?)

toparlarsak, filistindeki yaşanan olayları biraz daha yakından tanımak için gayet işe yarar bir film olmuş.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
serpico
filistinli bir yönetmen tarafından çekilmiş kesinlikle seyredilesi filmlerden. zannımca filmin en tüyler ürperten yeri, canlı bombalardan biri elindeki cihatla ilgili bildiriyi okurken, annesinin sabah evden çıkarken verdiği yağlı ekmekleri yiyen karşısındakileri görünce içinde olduğu durumu unutup annesine: "anne, unutmadan söyleyeyim, elmuhtar'daki su filtreleri kanaza'dakilerden daha ucuz. oradan alırsan iyi edersin." diye not iletmesiydi.
film, canlı bomba olmaya karar veren insanların nasıl düşündüklerini, neler yaşadıklarını anlatırken, bir yandan da fransa'da doğmuş ve fas'ta büyümüş kadın karakteriyle de aslında bu yapılanların ne kadar işe yaramaz olduklarına dair mesajı veriyor.
şüphesiz oturduğumuz yerden, "a nasıl masum insanlara kıyıyorlar, nasıl kendi canlarından vazgeçebiliyorlar" diyerek ahkam kesemeyeceğimiz bir durum. o topraklarda o halet-i ruhiyede yaşamadan ezbere yorum yapılamaz.
ve filmin son sahnesi askerlerle dolu bir otobüste bombanın pimini çekmeye kararlı canlı bombanın gözlerine odaklanarak bitiyor. filmin sonunda jenerik müziğinin koyulmaması ve filmin sessizlik içinde bitmesi de ayrıca anlamlı olmuş.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
uzlet
iyi çekilmiş doğal bir film. bana biraz da ''büyük oyun'' filmini hatırlattı. tabii konular itibariyle farklılar ama intihar komandocularının psikolojisi ile ilgili önemli detaylar olması itibariyle ve filmde izleyiciye sunulan detaylar itibariyle iki filmde harika.

-- spoiler --

khaled: savaşmadan özgürlük olmaz.

taksici: israilliler suya kimyasallar katarak kısırlığa neden oluyormuş. ama bizim kökümüzü kurutamazlar. beş çocuğum var benim, bana bir şey olmaz.

-- spoiler --

said'in babası hakkında konuşmaları....
film sonunda delice beynimde yankılanan cümle, 'ne çok acı var.'
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın