paranoyak

1 /
sycrone one sycrone one
paranoya sahibi insanlara verilen sıfat-isim.kişi kimseye güvenmez,etraftan hep bir kazık geliceğini düşünür.hep "ulan acaba?" şeklinde düşüncelere sahiptir.herşeyin ters gidiceğini düşünür.
zoxide zoxide
-abi biri var takip ediyor sanki arkamızdan?!
*ya paranoyak mısın olm evin içinde kim gelcek peşimizden?!
-abi ne bilim senle demin mutfağa giderken biri var gibi geldi
*içimizdeki düşmandır.tehlikenin farkında mısın?..nıhahahaah!!
-abi ya çadırı kurmuşun gölge yapıyormuş..
shaunarcher shaunarcher
yolda yürürken sürekli arkalarına bakarlar,gece doğru düzgün uyuyamazlar;ölmekten ve gece üzerlerine birinin atlamasından korktukları için.
gramadevate gramadevate
kimlik bunalımı temalı rasim demirtaş şiiri.

yolların karşılaştığı yerdeyiz
yani paranoyak.
tarihten geldik tarihe gitmekteyiz
üzerimizde ne var ne yok atarak
giymekteyiz
iki nehr arasında bir bardak suyumuz yok.
topraklara bakarak buğdaylar biçmekteyiz
karnımız yok.
müzik kuleleri içinde zevk işkenceleri

öyle neyimize gerek bizim tam organik
düşünce egzersizleri.
masallarımız fabrikalı deniz dipleri.
destanlarımız makinalı gökyüzü çöplükleri.
gündüz julyet’e arzulu
gece leyla’ya sevgili; sevda çekmekteyiz.

güzel yurdum
sen etmedin, ben oldum
paranoyak.
nott nott
--- giri bilimsel bilgi içermemektedir, gözleme dayalı bir giridir. ---

küçük korkularla başlayan ve daha sonra etrafındaki her şeyin etkilemesiyle oluşan yeni korkuların eklendiği ve bu düğümün bir kar topu gibi büyüdüğü ruh hali.

temel korkular pek çok kişi tarafından genelde paylaşılan olgulardır. dolayısıyla bunlardan mustarip insanı "paranoyak" olarak tanımlamak doğru olmayacaktır. paranoyak insan etrafındaki her şeyden etkilenir ve gün geçtikçe çevresindeki birçok şeyi "tehdit" olarak algılamaya başlar. bu kendi kendine katlanarak uzayan bir süreçtir. ilk önceleri onu rahatsız etmeyen şeyler, yaşadığı deneyimler eşliğinde zihninde şekillenen tehlike şemaları yüzünden daha sonra onu rahatsız edebilir. örnek vermek gerekirse daha önceden deprem yaşamış bir kişi, evde yüksek bir yerlerde bulunan ağır cisimlerin üzerine düşmesinden korkabilir.

paranoyak insan tek başına kaldığında eğer zihninin çalışmasına istediği yönü veremezse, kendisi açısından gerçekten rahatsız edici sonuçlarla karşılaşabilir. yeniden örneklemek gerekirse, belki evde birileri varken deprem ihtimalini çok aklına bile getirmeyen bir kişi, gece yalnız kaldığında yeniden aynı korkuyla yüzleşebilir ve katlanarak büyüyen bu korku onun yükten uzak bir yerlerde "güvenli" bir şekilde uyuma isteğini tetikleyebilir. ayrıca gece, gündüze göre daha "sessiz ve yalnız" bir zaman dilimi olduğu için muhakkak korkuların açığa çıkmasını kolaylaştırır. hatta bu korkular kabus şekline bürünerek katlanabilir ve kişinin uykusuz kalmasına yol açabilir.

izlediği haberler ve farkında olmadan zihninde medya etkisiyle kodlanan "tehdit unsurları" kişinin zihnini bir çöplüğe benzetmekle yetinmez, aynı zamanda kalabalık yerlerde de tedirgin olmasına sebep olabilir. medyada bu şekilde zihne sıkça kodlanan tehdit unsurlarından en bilindiği kapkaçtır. normal pek çok insan, başına bunun gelmesinden korkar, fakat paranoyak insanlar normal insanlardan ya daha fazla endişe ve stres hissederler ya da bu korkuyu onlara kıyasla daha sapkın bir şekilde tecrübe ederler.

kendilerini sakinleştirmek ve onlara göre tehlikelerle dolu çevreyi dizginleyebilmek için paranoyak insanlar yalanlara da başvurabilirler. fakat bu durum ters tepebilir ve gerçek boyuttaki korkuları yetmezmiş gibi bir de hayal boyutundaki sapkın korkularıyla uğraşmak zorunda kalabilirler. bu boyuttaki korkular ise en çok kendini rüyalarda bilinçaltının yansıması olarak gösterir.

sonuç olarak "paranoyak olmak", "çok korkak ve endişeli olmak" ile eşit tutulmamalıdır. kesinlikle kişinin uzmanlardan destek alarak tedavi etmesi gereken bir sorundur.
topalkırkayak topalkırkayak
serhat kılıç'ın türk televizyonlarının ilk stand up komedi programı olarak lanse edilen programı. tv8'de cumartesi geceleri yayınlanıyor ve acayip eğlendiriyor. yöneten ve rüzgarın oğlu skeçleriyle de adından daha çok söz ettirecek gibi. izleyin.
eleanorigby eleanorigby
ntv yayınlarının güzel mi güzel kitabı. adından ve ruh sağlığından şüphe duyanların el kitabı yazısından dolayı dikkatimi çekmiş, derdime derman olacağını düşünüp aldığım kitap. ama bunun yerine beni güldüren, eğlendiren kitap olmuştur. olsun iyi gelmiştir yine de.

arka kapağa göz atacak olursak;

pek çoğumuz, kendine itiraf edemese bile, ortaya çıkmak için fırsat kollayan bir ruhsal bozukluğu olduğuna inanır. kimi kötü ruhlu ikizinin şerrinden korkar, kiminin penisi çalınacak diye ödü kopar. kimi annesinin gizli bir robot olduğundan şüphelenirken, kimi güne fransız aksanıyla başlar. bazıları akşam yemeğini ingiltere kraliçesiyle yediğine yemin ederken, bazıları çoktan ölmüş olduğuna yürekten inanır. bazısı elma tadındaki perdelerin masmavi bir çarşambaya çok yakıştığını düşünürken, bazısı ilgi görebilmek için kolunu kesmeyi göze alır. bazılarının ruhu bedenine sığmazken, bazılarının elleri arabaya sığmayacak kadar kocamandır. sadece o kadar mı? peki ya fırından yeni çıkmış nefis bir turta yerine tebeşir yemeyi tercih eden pikalar? ya da karısını lezzetli bir biftek gibi gören windigolar?

ayrıca bunu beğenen bunu da okur (bkz:hastalık hastası)
1 /