parliament sinema kulübü

1 /
skynyrd skynyrd
geçen gün fragmanını izleme şansını buldum, gözlerim yaşardı. o kadar mükemmel bir şehri bu denli mükemmel bir şarkıyla sunarak çocuklumda beni benden almıştı,hatırladım ve duygulandım.. hani insan bazen spesifik bir nesneye veya bir olaya karşı inanılmaz hisli olur ya bazı şeyleri çağrıştırdığı için,işte tam öyle bir hadise. mersin'de soğuk bir pazar gecesi star tv açılırdı ve fragmanın ardındaki güzelim filmlerin tadı bir başka olurdu. hep banyo yaptıktan sonra izlerdim ama ertesi gün okul olduğu için hiç bitiremezdim, "parliament sinema kuşağı,reklamlardan sonra devam edecek" lafını duyar duymaz annem beni yatağa yollardı,ah o eski günler..

şarkı: karla bonoff - all my life..
n0sferatu n0sferatu
yanlış hatırlamıyorsam pazar akşamları saat 21:00 de başlardı. ertesi günü okul olduğundan bizimkiler 11e kadar izletir sonra yatırmaya uğraşırdı. ben de bitsin diye diretince mecbur izletirlerdi.

o başlangıç müziğini duyduğumda içim titrerdi lan. o zamanlar öyle güzel filmler verip, fragmanlarını 1 hafta öncesinden yayınlardılar ki resmen pazar gecesi gelsin de izleyelim diye beklerdin.

çocukluğumun unutulmaz bir parçasıdır aslında. hep anneannemlere (bir üst kat) çıkıp orada izlerdim, uzanırdım şöyle. doya doya. o zamanlar da reklamlarla pek böle filmlerin bokunu çıkarmazlardı, sinema keyfi evdeydi. *

yanlış hatırlamıyorsam star da yayınlanıyordu. tabi o zaman için telestar mı ne olabilir. veya teleon falan. unutmuşum lan!
isparoz isparoz
1990'lı yıllara damgasını vuran tv olaylarından biridir. karla bonoff'un sesinden gece mavisi şehir görüntüleriyle all my life şarkısı ve sonunda "pazar gecesi sinemasını sizlere parliament sinema kulübü sunuyor" ile başlayan pazar gecesi sineması. reklam arasına girerken " parliament sinema kulübünün sunduğu pazar gecesi sineması reklamlardan sonra devam edecek" vtr'si. ve filmin son bulmasıyla da "parliament sinema kulübü pazar gecesi sinemasını sundu" cümlesinin yumuşak bir ses tonuyla ekranda yankılanması.

tüm bunları yazarken şunu düşündüm:

özel televizyonculuğun amatör ruhundan ekrana yansıyan altın çağında, mavi renk hakimdi ilk özel televizyon olan stara. şimdilerde kırmızı renk bu ekran kimliğine ters düşmekte. yeniden başlamış star ekranlarında mavi tonlu star sinema kulübü pazar gecesi sineması aynı jenerikle.

bence star logosu da tekrar mavi olmalı.

eskiden herşey sade ve yalınken, özel televizyonlar da daha masumdu.


edit: imla
tonguç tonguç
çocukluğumda "pazar" kelimesini anlamlı ve sevimli kılan tek şey buydu. allahım o jenerik müziğini söyleyen kadının hastasıydım. sanki dakikalarca televizyon karşısında filmi izlemeyi beklememişim gibi o kadının tatlı sesiyle bazı bazı uyuya kalırdım. gecenin içinden gökdelenlerin yükseldiği bir şehrin büyüleyici manzarası ve böle ekrandan mavi renkte bir dalga yayılırdı; bu ikisi zihinlere kazınmıştı adeta. filmler de güzeldi ama ben bu bileşimin kurbanı olurdum. o zamanlar televizyonlar güzeldi be. her pazar yepyeni, fıstık gibi filmler. en efsanesi içinse bodyguard der tüm sevenlerime selam ederim.
sageeth sageeth
star tv'nin tekrar devreye aldığı efsane. sadece isminde parliament geçmiyor, onun yerine star sinema kulubü olmuş. çocukluk yıllarımı özlemle anmama vesile olduğu için her pazar başına oturacağım kesin. ancak, bu efsaneye yetişemeyen şimdiki neslin yenisine de zerre ilgi göstermeyeceğine eminim.
retrospect retrospect
sessiz sedasız geri dönmüş. an itibariyle transformers izlerken jeneriğini farkettim. sanırım sözlük ortamlarında bu kadar özlemle anılan bir şeyi görmezden gelememiş star tv'dekiler. eskisi gibi değil yalnız. hani nerde brooklyn köprüsü? nerde beni çocukluğa götürecek mavi temalı gökdelenler? göster ama elletme zihniyetinden ne farkınız kalmış sayın star tv yöneticileri? bi gidin ya.
neverlander neverlander
başımın belası başlamış yine.. pavlov un köpeği gibi olduk resmen. cıngılı duyunca bir esneme geliyor, yan gözle babamı kesiyorum ne zaman diyecek yatın hadi diye.

adını değiştirin, star sinema kulübü falan yapın. siz de rahatlayın biz de.
laberinto laberinto
şampiyonlar ligi müziği gibi eskilere işlemiş bir şarkısı vardır. o eskilerin en klasikleri bunlardı ama şimdi klasları gitti...hmm ne diyordum?
van den budenmayer van den budenmayer
star tv program nostaljisinden sıyrılarak,

vaktiyle alarko holding'e bağlı olarak "parliament cinema club" adıyla 1993 yılında ilk şubesini istanbul etiler'de "türkiye'nin ilk butik sineması" sloganıyla açan sinemalar zinciriydi.

daha sonra 1996 yılında etiler şubesine 2. ve 3. salonları eklemişlerdir.

bundan sonra sırasıyla;

1998: silivri/istanbul - 4 salon
1998: tekirdağ - 2 salon
1998: yeşilköy/istanbul - 2 salon
1999: çiğli kipa avm/izmir - 9 salon
2000: cinecity olivium avm - 6 salon

şeklinde yeni salonlar açmış, 2001 yılında ise tüm salonlar "cinecity" adıyla bir araya toplanmıştır.
kodname47 kodname47
star 1 tv kanalında yayınlanmış olan, her hafta pazar gecesi (tv'de ilk kez) film gösterimi yapılan sinema kuşağıdır. jeneriği ve dahilindeki karla bonoff'un seslendirdiği all my life şarkısıyla bir kuşağın hafızalarında yer edinmiştir. 2 subat 1992'den 12 haziran 1994'e kadar 88 film sunmuştur...

özlüyorum o yılları...huzur doluydu yemin ediyorum...dünyanın en basit jeneriğiydi ama huzur verirdi akşam akşam... ah 90'lar ah!

aha nostalji...
1 /