pavlapulos erdoğan görüşmesi

sosyalismet sosyalismet
erdoğan yunanistan başbakanı çipras ile görüşmesinden sonra yunanistan cumhurbaşkanı pavlapulos ile görüşmesinde, lozan anlaşmasının tekrar güncellenmesi gerektiğini vurguluyor. oldukça nazik olan komşu cumhurbaşkanı yanıt verince, batı trakya müftüsünü seçemiyor, yunanistan atıyor gibi zeka küpü kafasından çıkanları dillendiriyor.
cumhurbaşkanı pavlapulos cevap olarak, lozan'ın güncellenmeye ihtiyacı yok diyor. erdoğan sesini yükselince pavlapulos : "ben hukuk profesörü devlet adamıyım" diyor. bizimkini danışmanları buluşmadan ve konuşmadan önce uyarmalı ve bilgilendirmeli.
diplomasız olunca gerçekten zor oluyor, hatta hiç olmuyor.
sanki okumuş gibi hala siyaset hukuku gibi bir şeyler zırvalıyordu ben haberleri zaplayıncaya kadar.
kudüs yeterince ses getirmezse yedekte lozan krizi bekliyor.
hazret araştırmaya gerek duymadan ringe çıkıyor.
simurga iki çift lafım varr simurga iki çift lafım varr
yani erdoğan'ın dediği de mantık dışı.
senin benim yunanistan dediği ülke, avrupa' nın şımarık çocuğu. tabii ki anasının babasının safını tutacak .
hukuk profesörü olmadan da anlaşılabilir bir durum yani. amca orada gereksiz ego kasmış.
sychtianarch sychtianarch
i.

klasik ergenvari rte atarlanması. sadece kendisini resil etse göbek atartdım. her ne kadar gayrı meşru yollarla cb olsa da cb'dir. maalesef temsil ediliyoruz. van minute olayında ağzım açık kalmıştı, utanmıştım. mavi marmara sonrasında ulusal onurumuzun ayaklar altına alındığını bir kenara bırak, "bana mı sordunuz!" lafından sonra hala fanatizm seviyesinde sürüylr çomar sürüsünün bunu takip etmesi beni kahrediyor.

elbette bu akıl tutulmasının ardında derin aşağılık kompleksleri var. konu da bu değil. şu son kudüs hadiesi sonrası otrup düşünmek lazım. bu kadar atarlanmak bir yerden çıkacaktır. hepmizden çıkartırlar. mesela nato'daki resim rezaletini şöyle okuyabiliriz. rte ve atatürk resmi bir arada duruyor.olay komplo veya değil, biz avrupalı tarafından türkiye imajı üzerinden konuşuyoruz. türkiye'nin laik veya anti laik oluşu esasen çok da fifi bir durum. önemli olan bölgesel, orta sikletli bir güç olan türkiye'nin burada bağzı politlkalar için engel teşkil etmesi. bu açıdan akepe bir projedir. yeni dünya için gerekli karşıtlığın önemli taşlarındandır. batı sovyetlerin çöküşünden sonra türkiye'yi yancısı olarak sitemiyor. rusya da kendi arka bahçesi ve bünyesindeki müslüman türkler için kökten sünni türk devleti ile pakt kurmak istemiyor. ortada piç gibi çaresiz, dışa bağımlı, osmanlı'nın hasta adamın olma yolunda bir ülke var ve burada bu çomarlar ile yaşamak durumdayız. çomarların büyük oyunu falan gördükleri yok elbette. aslında tam da rüzgara göre şekil alıyorlar.
https://instela.com/m/pavlapulos-erdogan-gorusmesi--i866502
liseliler bilmezler, sözde ermeni soykırım tasarı dalgası geldiğinde abd'de yahudi lobisi devreye girer, türkiye'nin gönlü yapılırdı. bugün beyimiz kibar tabirle olmuışla bitmişin davası için fırtına kopartıyor. yine popo üstü çakılacaktır. zoru gördü mü yelkenleri indirecektir. şöyle güçlü bir olasılık var; batı kanadı rtte ve kokuşmuş islamcı düzenini bölgede karın ağrısı olsun diye devam ettirecektir. bugüne kadar sabrettiklerine göre böyük resim bunu gösteriyor. ecevit'e 4 suikast düzenleyip, iktidarının son dönemi 2001 krizi ile akepeyi iktidara taşıyanlar için rte çok fazla problemli bir tip. kodumun suudileri bile ılımlı islam açılımı yapmışken bizimki iyice iran'dan daha sert biçimde fanatizme kayıyor. ister coğrafi avantaj olsun, ister devlet yapısı olarak iran, türkiye'den daha etkin bir pozisyonda. türkiye, mısır'dan hallice. ordusunun da eski gücü yok. devlet, ordu ve yakında dönüşecek sermaye ile birlikte türkiye yunan donanması ve ordusu batı'dan tecrit edilecek. kuzey, güney ve doğu'dan rusya tarafından kuşatıldı. öyle avrasyacı perinçek tayffası falan dugin'in gazına falan gelmesin. putin sizlerle oyun oynuyor. 2000'li yıllara kadar kendi iç sorunları ile uğraşan, kendi içerisinde ahenk sağlayamamış bir ülkeden bugün de hayır gelmez. ben şu kudüs hadisesi ve bunlarn yeni densizliklerinden sonra bir umut göremiyorum. zarrab ve halk bank davası bile başlı başına rezilliktir.







_______________________________________________________

ii.

şimdi lozan tartışmalarının nato hadisesinden sonra psikolojik bir amacı var. elbette türk devleti son kozlarını oynuyor. iyi ki k. kore gibi nuke. sahibi değiliz. şöyle ki, ii. dünya savaşı sonrası avrupa abd egemenliğine girdi. özellikle en militarist almanya'nın endüstriyel birikimi rusya ve abd arasında paylaşıldı. alman ordusu iğdiş edildi. bugün kendisinden göreceli olarak daha az militarist devletler nato şemsiyesi altında sınırlandırıldı. amaç, bu devletlerin birbirlerine savaş savaş açmasını engellemektir ve, aynı zamanda bir pakt içerisinde rusya'ya karşı bir duvar oluşturmaktır. ayrıca denge unsuru olarak almanya ikiye bölünmüştü. tek başına almanya bile tarihi refleksleri ile rusya'ya meydan okuma potansiyeline sahiptir. fakat bugün almanya'nın gerçekleri farklıdır. iki dünya savaşı ile elde edemediğini ab yolu ile elde etmiş bir almanya var. ingiltere'nin ab'den çıkış nedenini bu açıdan değerlendirebiliriz.




sonuç olarak günde üç vardiya çalışan ve üreten, artık militarist olmayan bir almanya ve ab var. her ne kadar geleceği tartışılsa da eski kıta artık savaşmak istemiyor. türkiye bu yeni kutuplaşma ekseninde "dünyayı dünya savaşına sokarım, kimse elini bu oyunda temiz tutamaz" blöfünü oynuyor. öyleyse kızgın türkleri veh rte'yi ödünler vererek rahatlatmak gerekir. avrupa elini kirletmek istememekle çaresiz değildir. burada rusya faktörü var.




birincisi rusya doğal gazı keserse avrupa'nın g#tü donar. ikincisi, rusya üç vardiya çalışan almanya için iyi bir pazardır. rusya'yı ikikez tahrik ettiller; gürcistan ve ukrayna. ikisinin sonucunu gördük. saakaşvili'nin hali ortada. rusya eski gücüne kavuşmuştur. kesinlikle polonya'ya açılmak da istemiyor. bu noktada denge sağlanmış görünüyor. moldovya'ya kadar ilerlemez.




işte bu durumda türkler (rte liderliğinde) , yılana sarılır gibi rusya'ya sarıldı. halbuki ayıdan post olmaz. ikili ilişkilerden bahsetmiyorum elbette. özetle türkiye'yi rusya'ya havale ederler. kürtler her durumda, her yönden kazançlı durumdadır. türkiye bölünebilir. rte belki son çafe bank of china'nın yolunu tutabilir, fazla ümitlenmesin. çin de abd ve kanadı ab'ye karşı araplaşmış türkiye'yi bşr güzel kullanacaktır. elbette şangay'a tam üye olmayan yancı bir ülke olarak.




rus ressam konstantin makovsky'e ait (bulgar köylülerine eziyet eden türkler) adlı tablo 1877. yerdeki kadının üzerindeki incil olmalı.

arkasından korkan forsu sönmüş paşalar yancılığı fazla abartmamalılar. "hayaldi, gerçek oldu" dövünmeleri ile gün kurtarılmaz. cumhuriyet değerleri her zaman azınlığın teminatı ile korunmuştu. durum ciddidir. eski türkiye'ye dönüş düş olduğu kadar gerilemedir. dünya farklı bir düzene evrilirken türkiye şişe ağzından geçerken elenecek ilk aday ülkelerdendir. kesinlikle hayatta en hakiki gerçek ilimdir, fendir. yerinde saymak ve artı değer koymamak her şeyden önce devrimciliğe aykırıdır, ihanettir.

hemen her ülke yaşamın bir gerçeği olan açmazlar ile boğuşur. rekabet ve zorluklarla başedebilme ölçüsü imkan ve şartlarınızla sınırlıdır. istikrar burada önemli unsurlardan biri. ekonomi ve üretim istikrar ve iç barış olmadan sağlanamaz. askeri olanaklar ekonomi ile paraleldir. teknoloji de eğitime endekslidir. reel politikalardan kahvehane siyasetine düşerseniz, zora girersiniz. hamaset ise gözyaşı ve utanç ile sonuçlanabilir. türkiye artık uzun bir zaman dilimi süresinde akıl ve mantıktan sapmıştır. karamsar olmamak için ya mantıksız ve şuursuz yada ahlaksız ve vicdansız olmak gerekir. türkiye, potansiyelinin üzerinde bir ülkeymiş gibi yönetilemez. tarihi misyon kendiliğinden kazanılmaz; bunun için belli ödevleri yapmak gerekliliktir. 400 senelik çöküş süreci yom sayılamaz. zaferler kadar büyük utanç ve acılar vardır. örneğin balkan savaşları osmanlı'yı 1. dünya harbi öncesi dize getirdi. beş milyon insan ve toprakların 1/3'ü kaybedilmiştir. küçülme doğu'dan devam edebilir.


⁠⁠⁠Le Monde: Türkiye, son ve büyük bir hesaplaşmaya doğru gidiyor
dumrul dumrul
kudüs kırmızı çizgin filan hani. ikili görüşmeye gitmişsin, ciddi, aklı başında ve samimi bir siyasetçinin tavrı kudüs'ü yunanistan'ın gündemine sokmak mıdır yoksa gündemi bundan daha fazla uzaklaştırmak mıdır?

bu arada bilmeyenler için bir not da düşeyim; avrupa'da amerikan karşıtlığının en yüksek olduğu ülke yunanistan. kudüs'ü işlediğinde en kolay kulak verecek halk da yunan halkı.

aferin lan reyis. donald trump atina'ya gitse gündem saptırmak için bunu yapsa şaşırmazdık rte yapınca niye şaşıralım?

pekii türkiye? bütün gün tv'lerin baş gündemi kudüs mü oldu bu saçma sapan lozan tartışması mı?

hiçbir akp'li "amaç ne aq" demeyecek elbette. ama haklılar, bu adamın düz troll'den farkı olmadığını hepimizden çok onlar biliyorlar. amaç mamaç yok bam bam bam...
revoluce revoluce
çok kısa süre içinde cumhurbaşkanı'ndan "ben lozan demedim" veya "ben güncelleme demedim" açıklamalarını beklediğim görüşme. basın "nasıl ayar verdik" masturbasyonunda. nedense mavi marmara sürecini hatırlattı. kudüs protestolarında mescid-i aksa diye kubbet-üs-sahra fotoğrafları paylaşan kitleye 18 adamızın yunan tarafından nasıl işgal edildiğini anlatamayacağımızı zaten biliyoruz. ben yine de bizzat cumhurbaşkanı açıklamalarını hatırlatan mavi marmara örneğini şuracığa bırakmak isterim.
zira siyasi sürecimiz hızlı güncellemelerle dolu. her an, her açıklama değişebilir.