pencereler

excalibur excalibur
tual grubunun kendilerine ait olduğunu iddia ettiği, buna karşın ayna'dan erhan güleryüz'ün de sahiplendiği ve göktan'a verdiği süper şarkı. her iki yorum da ufak farklara sahip olsalar bile çok güzeldir. sözler ise:

ne geceler, ne gündüzler gördüm
en vazgeçilmez yeminlerden döndüm
görmedim senin gibi, sevmedim hiç kimseyi
yapayalnızım şimdi, unuttum gülmeyi

sen, vaktinden çok sonra gelen, sevdalı bir yağmur gibisin, çisil çisil gözlerimden
sen, çıldırmış şairlerin titreyenen mısralarında bahsettiği perisin

pencereler önünde çürürken o güzelim yıllarım
hayalin gözlerimin önünde bize ağlıyorum

ne baharlar ne tutkular gördüm
her yeni günde uykulardan döndüm
gülmedi senin gibi kalmadı bende kimse
yapayalnızım şimdi eski bir resimde
sen...
sadomasochistic sadomasochistic
''dışarıdan, açık bir pencereden içeriye bakan kişi, kapalı bir pencereye bakanın gördüğü kadarını göremez hiçbir zaman. bir mumla aydınlanmış bir pencereden daha derin, daha gizemli, daha karanlık, daha göz kamaştırıcı nesne yoktur. güneş altında görülen şey bir cam altında olup bitenler kadar ilginç değildir hiçbir zaman. bu karanlık ya da ışıklı delikte yaşam yaşar, yaşam düşe dalar, yaşam acı çeker.

çatıların dalgaları ötesinde, yüzü şimdiden kırışmış, her zaman bir şey üzerine eğilen, hiç dışarı çıkmayan, olgun, yoksul bir kadın görüyorum. yüzüyle, giysisiyle, neredeyse hiçbir şeyle, bu kadının öyküsünü, daha doğrusu masalını yeniden kurdum, bazı bazı ağlayarak anlatıyorum kendi kendime.

zavallı yaşlı bir adam oslaydı, onu masalını da aynı kolaylıkla kurardım.

sonra, kendimden başkalarında yaşadığım, kendimden başkalarında acı çektiğim için gururla yatıyorum.

''bu masalın doğruluğundan emin misin?'' diyeceksiniz belki. yaşamama, var olduğumu ve ne olduğumu duymama yardım ettikten sonra, dışımdaki gerçeğin ne olup ne olmadığı vız gelir bana. ''


charles baudelaire