perpa

1 /
mustafamacit mustafamacit
içinde 3000'e yakın firmanın bulunduğu ortadoğunun ve balkanların en büyük monoblok binası. iş merkezi demeye bin şahit lazım. bana göre kendi çapında şehir.

edit: mimarisinin abd'de bir cezaevinden alındığı söylentisi var.
whisper whisper
okmeydanı'nda bulunan, içerisine girdiğinize " a bak ne varmış", "a bak bu da var", " yuhhh bea bu bile var" cümlelerini sarfettiğiniz, yanlış mimarisi ile size içinde çıkılmaz bir labirente girmişiniz hissini veren, iç karartıcı, devasa büyüklükteki, korkutucu iş merkezi.
imrahor imrahor
zamanında karaköydeki orjinal perşembe pazarı esnafını zorla taşımak istedikleri ama uzun yıllar geçmesine rağmen bunu basaramadıkları sıfatı iş merkezi olup hiçbir iş merkezi özeliği bulundurmayan,mimarisiz,tasarımsız,görgüsüz bi yapıdır.şu an içersinde faal olan ticarethanelerin çoğu direkt orda yapılanan şirketlerdir.yani karaköy perşembe pazarı esnafı mekanını boşaltmamış,perpa da amacına ulaşamamıştır.karaköy esnafına 'orası sistematik,organize ve toplu bi iş merkezi olcak' diye anlatılması da işe yaramamıştır zira perşembe pazarı tüccarının asıl amacı limandan kopmamaktır çünkü çoğu ithalat/ihracatla uğraşır.ayrıca okmeydanı gibi saçmasapan bi yerde yapılmış,ve inanılmaz çok katlı oluşu sanayi araç-gereçleri ve nakliye açısından inanılmaz kullanışsızdır..ben de olsam ben de gitmezdim.
arch angel arch angel
10 sene öncesi ile kıyaslandığında, doluluk oranının bir hayli arttığı iş merkezi. boş dükkanların öyle ya da böyle dolduğu, içerideki devinimin de gözle görülür bir şekilde arttığı merkezdir. kurulu olduğu alan eskiden bostandı* . ayrıca devasa yapısı ile, okmeydanının rüzgarlı havasını kesip alt alta bulunan iki sokak arasında iklim değişikliğine sebep olur.
bokakonansinek bokakonansinek
içerisinde 4000 işyeri bulunmaktadır. her işyerinde ortalama 4 kişinin çalıştığını varsayarsak, günlük 16000 çalışan, büyük bir ihtimalle onun iki katı kadar da giren-çıkan (müşteri,aylak vb.) ile ilçe gibi bir şey. en hareketli katı 8. kattır. bakkal çırakları vs. dağıtımı (paketli bir şey söylendiğinde) patenle yaparlar. dolayısıyla koridorda yürürken yanınızdan patenli biri hızla geçerse bilin ki manyak değil. çocuk işini yapıyor.
the humanimal the humanimal
yaz ve bahar aylarında; 13. katta bunaltıcı ve oksijensiz (klima radyatörlerin koridorlarda olması ve binanın tavanlarının cam olması), 11. katta oksijen miktarının hissedilmesi ama bunaltıcı etkinin devam etmesi, 8. katta ise adeta sur kapılarından farkı olmayan ana giriş kapıları açık olduğu sürece ceyran yapmakta, 5. kat güneşi az gördüğü için ılıktır, 2. kat güneş girmez, rüzgar esmez loş ortamlıdır. ayrıca içerdeki nem oranı ve hava sirkülasyonunun belli başlı bölgelerde olması içerdeki kişide kafaya poşet geçirilmiş hissi yaratır.

kış aylarında; 13. katta hava soğuktur ama radyatörler bir nebze kırarlar havayı, ayrıca cam tavanlarından dolayı her yağışta içeriye şapır şapır damlalar iner birikintiler oluşur koridorlarda. 11. katta hava soğukluğunu korur hafif rüzgarlar hissedilir, 8. katta ana giriş kapıları açık olursa içerisi buz gibi eser dışarıyı içerde hissedersiniz, 5. katta hava esintli ve daha soğuktur, 2. katta ise zindan tadındadır herşey güneş kapı camları dışında girmez, koridor ışıkları aydınlatsada loş ve bazı bölgeler karanlıktır. soğuğu çok başkadır.

uzun süre perpada çalışmak bünyede ve sinirlerde ciddi zedelenmelere yol açar, adeta akvaryumdur. garajları ayrı dertlidir basık ve içerde ki hava pistir, baş ağrısı yapar bir süre sonra. içeride bulunan iş yerlerinin büyük çoğunluğu güneş görmemekte. sağlam girip hasta çıkan çalışanlar görülmüştür.

perpa da eski bir çalışan olarak bu binayı yapanlara, yaptıranlara en içten küfürlerimi sunuyorum.

edit: bir kaç unutulmuş kelime eklentisi
kırmızı kalem kırmızı kalem
iş için eğitim almak üzere giderken adının haşmetine aldanıp karşıma plaza çıkacak sanmış; şehri andıran bir pasajla karşılaşınca kapısında dikilip bir kaç dakika acaba mı? sorusunu bana sordurmuş ticaret/iş merkezidir.

fentezi : zaman zaman bir kaç kilo boya ile gitmek ve yerdeki yapışkan izlerin yanına kendiminkini bırakarak kaçmak istiyorum.
suskungeveze suskungeveze
içinde ziraat bankası şubesi bulunmayan çok büyük bir pasaj. ama diğer bankaların şubeleri var. peki ziraat bankası şubesi olmamasını niye belirtiyorum? efendim bu perpa denen illet yerde ito'nun sicil başvurusu yapacağınız bölümü bulunur. başvuru esnasında ödeyeceğiniz bir nevi harç vardır, bunu da şart koşmuşlardır, illaki ziraat bankasına yatıracaksınız. perpa'ya yakın ziraat şubesi'de şişli, çağlayan ve kasımpaşa gibi semtlerdedir.

yani işin özü bildiğiniz türk mantığı. sözde hayvani boyutlarda bir iş merkezi var, bu merkezin içine işinizin sike sike düşeceği ticaret odasını koyuyorsun, o kadar banka dururken milleti orda şubesi olmayan bir bankaya mahkum ediyorsun. lan niye lan?
tatito tatito
içinde kaybolduğumdur.

şimdi böyle deyince çok erotik oldu farkındayım ama hagaden kayboldum lan! binlerce dükkan var, git git bitmeyen koridorlar, sonsuzluğu parmaklayan yollar var. sikeyim. müşteri avlamaya çalışırken uğrardım buraya. gez gez bitmiyor. 6-7 saat dolaşırdım.

tek güzel yanı allah'ın 40 derece sıcağında mis gibi serin olurdu. böyle adamın beynini yanmaktan korurdu. en üst kat hariç tabi. orası boğuyordu yine.

öyle işte. anılarım depreşti. amım az sikilmedi orada.
1 /