piknik

1 /
mamtili mamtili
canları sıkılan insanların haftasonlarında kendilerini eğlendirmek için yaptıkları eğlence.yalnız dikkat edin sigaranızı söndürmeden piknik alanına atmayın. bir keresinde arkadaşlarımdan bir tanesi saflık yapıp sigarayı söndürmeden attı.birden otlar tutuştu.bende elimdeki kola şişesini ateşin üzerine boşalttım ama sönmedi şerefsiz.allahtan oralarda görevli varmış da yangını söndürdü yoksa koca ormanı yakacaktık.
smooth smooth
muhtemel bir tatil günü (bkz: pazar) toplanılır büyük bir grup. yola koyulur herkes. arabayla gidiliyorsa bir kartala, ya da toplu taşımacılık kullanılacaksa kaslı erkeklere ihtiyaç olacaktır, zira mangaldı kömürdü derken yükünüz torbalardan taşar hale gelir.
uygun yer bulma sorunsalı (salıncak için kalın dallı bir ulu ağaç, futbol için kale tadında yerleşmiş ağaçlar, battaniyeleri sermek için yeterince geniş bir boş alan, mangalı diğer insanları özendirmemek amaçlı saklayabileceğiniz çalı öbekleri...) aşıldıktan sonra hummalı çalışmalar başlar. bütün piknik boyunca mangal işini süper yaptığını iddia edenler gelir-gider, en sonunda hallolur ama ne maceralar atlatılmıstır.
bütün bu hengame içinde sevgililer yürüyüşe çıkmıştır, sporcu gençler topla bütünleşmiştir, salıncak yapımı ve binme sırası da apayrı bir düşler aleminde gerçekleşmektedir.
günün sonunda yorgunluk atmaya gidilen doğa parçasından daha bir yorularak unutulmayacak anılarla dönersiniz; hiçbir piknik umulduğu üzere sakin ve dinlendirici geçmez,top kaçar uçurumdan almaya gidilir, diğer bir piknikçi toplulukla ters bakışmalar olur, belki grup içinde bile suratsızlaşma eğilimleri görülecektir..
bol oksijen bünyeyi ağırlaştırır zaten, ama maceracı kişilğiniz tatmin olmuştur nitekim..
madam butterfly madam butterfly
güneşli bir pazar günü, cumartesi gecesinden haber verilip, yapılacaklar listesi paylaştırılmış olan kişiler, ki bunlar 5 den az olamaz, saat 8 de aranır. hadi çıkalım ağaç altları kapılacak, güneşin altında kavurma oluruz diye azıcık korkutulur. şiş gözlerle ve ellerindeki poşet ve piknik sepetleriyle kapı önüne çıkan piknik üyeleri teker teker toplanmak suretiyle yola çıkılır. yoldan mangal kömürü alıcaz unutturmayın denir. üyelerin uyanması için arabanın bütün camları açılmak suretiyle ceryan yaptırılır. piknik üyeleri uyanır. radyoda neşeli şarkılar çalan bir istasyon bulunur. oh be hayat budur işte diye düşünerek piknik yerine varılır. piknik sepetleri açılır. içinden çizgili pijama ve terlik bile çıkar. ama mangal kömürü unutulmuştur. o kadar yol tekrar dönülerek kömür aranır, piknik yerinde kalan katılımcılar yakında piknik yapan ailelerle samimiyeti ilerletip siz gelene kadar karınlarını bile doyurur.
baharda geldim baharda geldim
oğluma doğum yaptığımın ertesi günü katıldığım mangal partisi.o yüzdendir ki oğlum ete bu kadar düşkün.tek hayıflandığım şey herkes gülüp oynarken ben yan gelip yatmak zorunda kalmıştım.
ali kamber ali kamber
o kadar bizden olmuş bir kelimedir ki, yabancı kökenli olduğuna inanası gelmez insanın.

mangal, salıncak, çay, kahve, top... piknik de kültürümüzün bir parçası olmalı sanki?
1 /