pınar gültekin cinayeti

zivanamsi zivanamsi
bilgilerini hem ulusal hem muğla yerel gazetelerinden ve alttaki yorumlardan toplayıp derlediğim şekliyle ele alırsak neresinden bakarsanız bakın sosyolojik, neresinden bakarsanız bakın dramatik, neresinden bakarsanız bakın acı bir hadise.

pınar gültekin: 1993 bitlis hizan doğumlu bir kadın. 2014 de vasat altı bir üniversite olan muğla sıtkı koçman üniversitesinde vasat altı bir bölüm olan iktisat bölümünü okumaya başlamış. hala 4. sınıf öğrencisi. baba işsiz, anne işsiz… ikisinin de geliri yok. 7 senedir muğla'da…

cemal metin avcı: 1988 muğla doğumlu bir oto tamircisi. 2018 yılında kendine bar açmış. lise mezunu ve 2013 yılından beri evli. 3 yaşında çocuğu var.

sosyolojik yönü:
bir taraftan fakir bir coğrafya ve aileden gelme ve yaşam tarzıyla bu coğrafyadan farklı bir görüntü çizen genç bir kadının muhtemelen kafasındaki bitlis portresi ve bence memleketine dönmemek için adeta mezun olmak istememesi.

diğer taraftan lise mezunu ve muğlalı sıradan bir oto tamircisinin biraz parayı bulup bar açması ve bu paranın verdiği özgüvenle kendisinden daha üstün gördüğü ve bu sayede arkadaşlarına caka satacağı üniversiteli bir kadınla birlikte olmak istemesi...

dramatik yönü:
bir taraftan , fakir bir coğrafyada fakir bir ailede büyüyen tatlı kızlarının mezuniyetini beklerken, bir orman karanlığında vahşice katledilen bir bedenle karşılaşan ailenin kahreden üzüntüsü...
diğer taraftan parayı bulunca eşini aldatan ve aldattığı kadını öldürdüğü için hapse düşen karanlık ruhlu, sonradan görme bir şerefsizin, o küçücük kızının ilerki yıllarda babasız büyüyecek oluşu ile ilgili hissedecekleri...

acı yönü:
bizzat pınar'ın başına gelen ve her anı tüyler ürpertici vahşet... nefessiz kaldığı saniyelerde gözünün önünden geçenler... çocukluğu, annesi, kardeşleri, arkadaşları ve sonrasında gelen derin sessizlik...

iki çocuk babası bir kişi olarak bu tarz hadiseler karşısında büyük konuşmamak lazım. allah kimsenin başına vermesin. rabbim çocuklarımıza sahip çıkmaya gücümüzü yetirsin. sahipsiz bıraktırmasın. hem ekonomik olarak hem sosyal olarak bu gücü bu kuvveti versin.

gerçekten çok üzücü.
tirilaylaylay tirilaylaylay
cinayetin içeriği ile hiç ilgilenmiyorum, okumuyorum, başlığa bakıyorum. arkadaşlarımın tepkilerini okuyorum. sonra, belki, içeriğe göz atıyorum. canım yanıyor, motivasyonum düşüyor, sinirleniyorum, lanet ediyorum, topluca lanet ediyoruz ve sonra sessizliğe bırakıyoruz görevimizi. bu her defasında böyle. sadece, hukuk bittiği için iktidar yüzünden daha kötü bir hale geldik.

bu bizim görevimiz. üzülmek, gidenin arkasından ağlamak, bu ülkede bir görev. hissizleşmek için başka herhangi bir olayın yaşanmasına gerek yok. bakıyorum da, sosyal medya hesaplarımda bir sürü tepki yazısı, bir sürü isyan... isyan ederken bile o kadar saf ki anne arkadaşlarım. şöyle sormuş, kendince şöyle bir serzenişte bulunmuş. hayatınız boyunca, bacaklarınızın arasında dolaşan ve sizi mutlu eden kız çocukları dünyaya getiriyoruz, ne istiyorsunuz kadınlardan? bu safça serzeniş, türkiye' de yaşanan katliamlara karşı verilecek bir tepki mi? hala farkında değil hukuksuzluğun ya da hala duygusal.

hiçbir şey hissetmiyorum, hissetmem için duygusal olmam gerekli. ya da başımızda hödük yöneticiler olmaması lazım. yönetim ortada, halktan ne bekliyoruz?

adamlar çıkıp demedi mi? hamile kadın evde otursun.

"bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem." demediler mi?

"tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum." demediler mi?

"kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın." demediler mi?

"kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor." demediler mi?

"kadınsa o da iffetli olacak. mahrem namahrem bilecek. herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak" demediler mi?

bunları türkiye de yaşamaya çalışan bir kadın olarak; hafızanıza kazıyın. yazın bir kenara. arada açıp okuyun. ben arada hatırlatıyorum kendime.
gezmek mi sevmek mi gezmek mi sevmek mi
ülkeme dair umutlarımı paramparça etmiş bir cinayettir. evet, yine. tam bu son diyoruz bir yenisi ekleniyor. allah'ım ne zaman düze çıkacağız acaba.

allah rahmet eyleye.
nautilus nautilus
aslında katillere çok daha fazla ceza verilmeli bu kesin. ama kimsenin de özgecan tipi cinayetleri tam olarak nasıl azaltacağı konusunda net bir fikri yok bence.

evet bu tip cinayetler hemen herkesin midesini bulandırıyor, toplumun yarısından çoğu, bütün kadınlar, kızı, kız kardeşi olan erkekleri korkutuyor. bu tip cinayetleri işleyenler genelde hapisten çıkamıyor ama tam bir çözüm bulmak o kadar basit değil herhalde.

bu tip kopleks çözümler bizim gibi akdenizlilere göre değil. almanlar bu konularda çok daha iyi. çözüm fikrim mi; ben de çok emin değilim. sadece eğitim çözmüyor. sanırım en büyük etki, batı avrupa gibi kanunlar ve bunu tam uygulayacak emniyet kuvvetleri. öyle karı-koca kavgasını barıştırıp, bunun zaptını tutmaya üşenmek değil.

aslında bu konuda hukuk gücü olmasa almanya bile da büyük bir potansiyel var. nereden mi biliyoruz, almanya-tayland seks turlarından, orta doğuluların yılbaşı toplu tacizlerinden biliyoruz.
hayvansever hayvansever
bizi yine paramparça etmiş cinayet. yok adam evliymiş, yok bekarmış. salın artık insanları. kimsenin kimseyi öldürmeye hakkı yok. kim veriyor size bu hakkı, alçaklar!
tuzukuruhahahi tuzukuruhahahi
çok seviyordum çok pişmanım demiş takım elbisesini de giydi mi 3 senede çıkar herhalde. para cezası bile ödeyip çıkabilir ben beklerim hiç şaşırmam. ağır cezaya giderse ne mutlu akrkdk! ne de olsa evli bir adam onun hiç günahı yok. ülkedeki cezalar caydırıcı değil. inşallah içeride öldürülür ve bir bidona koyulup atılır. vahşice öldürülmesini diliyorum.
kızıl kurt kızıl kurt
son zamanlarda gerçekleşmiş en iğrenç cinayetlerden biri.

nerede okuduğumu hatırlamıyorum şu anda fakat sanığın asıl amacı yakarak yok edemeyince varili muğla açıklarında teknesiyle denize atmakmış. beton dökülmesinin nedeni bu, varil dibe batsın diye. kim bilir kaç tane kayıp faili meçhul var böyle. çapraz sorguda itiraf ettiren emniyet mensuplarına da ayrıca teşekkür etmek lazım, ayrıca kamera kayıtlarına da ulaşıp cinayetten bir kaç saat önce bidonlarla benzin alması da sanığı sıkıştıran bir diğer delil olmuş. bu detaylar çok önemliydi, yoksa akıbeti asla öğrenilemeyecekti ve ''belki hayattadır, çıkar gelir bir gün'' diye anne baba bu belirsizliğin acısıyla yaşayacaktı yıllarca. ölümden daha kötü bir şey varsa, o da ''ya hala yaşıyorsa? gelirse?'' umududur.

babanın ve abinin açıklamalarına çokça eleştiri getirilmiş. neymiş hemen cenazeyi istiyorlarmış vs. etrafında hiç travmatik ölüm yaşamamış olanlar olabilir fakat cinayetlerde ya da şüpheli ölümlerde ne yazık ki prosedürler böyle. eski sevgilim intihar ettiğinde buna benzer durumlar yaşandı. ailesi bir an önce cenazesini defnedip evde neyi var neyi yoksa bağışladı ya da yok etti, evden de bir an önce taşındılar. bunlar acılı insanların hatıralardan bir an önce uzaklaşıp unutmaya çabalama girişimidir. çünkü mental olarak acı o kadar büyüktür ki bireyler bununla baş edemez, ancak kaçarak zamana yayıp acısını hafifletmeye çalışır. evi değiştirir, anıları göz önünden uzak tutar hatta şehri, ülkeyi bile değiştirir. evlat acısı bu boru değil.

insanların acılarıyla baş etme yöntemlerine biraz saygı duyun. babayı bir çok yönden eleştirebiliriz(kurbanın konuyla alakalı twitleri referans gösterilmiş) ama o gün bugün değil. bırakın insanlar acısını yaşasın.
sithin sene sithin sene
devlet mekanizması işlemesi gerektiği yerlerde işlemiyor, devleti sevk ve idare eden hükümetin en tepesinden aşağıya kabul edilemez mesajlar yayılıyor, yetkililer de bizim gibi seyrediyor. ülkede her meselede şu şablon geçerli, sorun da zaten bu.

katili yakalanmış, iyi güzel de, ölen geri gelecek mi? sorun bu mu gerçekten? kalanlarına sabır versin, kimse evladını böyle kaybetmemeli. çok yazık.
men azeri degilem menim murnum dıgalı men azeri degilem menim murnum dıgalı
haber gerçekten üzücü,
bir insanın gözünü kırpmadan böylesine vahşi bir cinayeti işlemiş olmasına insan gerçekten hayret ediyor, umarım en ağır cezayı alır ve bir daha gün yüzü göremez...

gel gelelim bir diğer konuya,
hiç celallenmeyin ama kızlarımız ne zaman biraz daha mantıklı düşünmeye başlayacak gerçekten çok merak ediyorum... ben de üniversite hayatımı ufak bir yer olan ısparta'da tamamladım... çok fazla kız arkadaşım oldu ısparta'da cafe işleten, bar işleten kendinden onlarca yaş büyük adamlarla beraber olan, ahlak bekçisi değilim, isteyen istediğiyle beraber olur ancak size zarar verme potansiyeli olan adamlarla neden beraber olursunuz gerçekten algılayamıyorum, bunu hissetmek için sosyolog olmaya gerek yok, bir adamın niyeti ve kalbi kötüyse bunu gerçekten anlarsınız, yapmayın lütfen... hakaret, kötü söz , dayak... bunlar birini hayatınızdan çıkartmanız için oldukça yeterli sebepler, allah aşkına böyle insanları hayatınızda tutmayın, biri size psikolojik şiddet dahi uyguluyorsa kendiniz için uzak durun

evliymiş, karısına söylemekle tehdit etmiş şuymuş buymuş konularına asla girmeyeceğim, kişilerin arasında ne yaşandı bilemeyiz ancak ne olursa olsun hiçbir şey bu vahşeti meşrulaştıramaz, tek temennim devletin artık çok ciddi politikalar izlemesi ve bunun yanında kızlarımızın biraz daha dikkatli olması, kurtlar vadisi setinden fırlamış adamlardan uzak durun abi, kendiniz için yapın bunu.
katre0709 katre0709
vahşet.
insan demeye dilim varmıyor herife. olaydan sonra bir kesimden tarafından yapılan yorumlara da öyle.
"evli erkekle ilişkisi varmış."
"adamın evine kendi gitmiş"
"s**** çekse ne güzel olurmuş o ağızla"

sanane!
kime ne kardeşim?
evli erkekle ilişki yaşarken kadının bundan haberi var mıydı acaba? ne yaşadığı nasıl yaşadığı nasıl bir ilişkiye sahipti biliyor muyuz? hayır.
sanane o yüzden.
bir insanı öldürme hakkını kim veriyor ya size?
yakmaya çalışıp beceremeyip varile koyup üzerine beton dökmek nedir? nasıl bir vahşettir bu?
nasıl insanın aklına bu tarz bir şey gelebilir?

savunmasında kıskançlık demiş.
severler öyle aşkın ızdırabını.
neyin kıskançlığı bu.
ulan evlisin ve üstelik 1 kızın var. kız... kız... yani sen o kadının ailesine yaşattıklarının kat ve katını yaşayabilirsin!

bana kalsa umarım o günleri bile göremezsin de...

bu konu ve diğerleri ile ilgili o kadar çok şey söylenebilir de...
artık yeter!
akilbey akilbey
bu tür şeyler dünyada ve ülkemizde hep yaşanıyor maalesef. önlemenin de kesin bir yolu yok. öfkemizi yönlendirecek birilerini arıyoruz. devlet diyoruz, siyasi atmosfer diyoruz ama aslında hiçbiri tek başına değil. şiddet kültürü bir bütün olarak hayatımızda.

ortada bir katil var. devletin yapması gereken caydırıcı bir cezayı kararlılıkla uygulamak. bunun dışında bu tür olayları kısa sürede önleyecek radikal bir çözüm de gelmiyor aklıma.
belbereth belbereth
adalet ve hukuk sisteminin olmadığı, hükümetin adeta desteklediği, her yeni gün cinayetlerin artışının tek sebebi, kılıfına uyduran bu gerici zihniyettir, onları değiştirmedikçe bu insan müsveddelerinin sayısı gittikçe artacak, örümcek ağı kafalı karanlık kesime her yerden sesimizi duyurmamız gerek, kimse kimsenin yaşam hakkı elinden alamaz.