pinhani

14 /
ruhsuz gitarist ruhsuz gitarist
ne duman kadar salaş dağınık, ne yeni oluşumlar(yüz yüzeyken konuşuruz son feci bisiklet vb) kadar ağır bu adamlar çok ayrı bir nokta da ve hep orada kalacaklar.
türkiye deki sağlam iş yapan bir kaç gruptan biridir olmayan aşkı hatırlatır, olmayan mutluluğu belki hüznü yaşatır.başka ne yaşatır bilmem ama mutlaka bir şeyler yaşatır...
yeşil gölge yeşil gölge
ne kadar özel olduklarını dinlediğim her fırsatta hissettiren grup.

barış manço anma konserinde sahnede aniden bir çocuk belirmiş. ardından güzel şeyler olmuş:
dobedobedo dobedobedo
tambur normalde ahşap gövdeli olmakla birlikte cümbüş kasa olanları da mevcuttur, karışıklığın sebebi bu olabilir. ikinci olarak perdeli cümbüş diye bir şey zaten vardır, adı üzerinde bildiğimiz cümbüşün perdeli olanıdır; akın eldes'in çaldığı bu da değildir. ha tanım bunun neresinde diyecek olursanız; akın eldes'in gönül dağı adlı şarkı/türküde cümbüş kasalı akustik gitarıyla katkıda bulunduğu gruptur.
geceleri doğar güneş geceleri doğar güneş



şarkısı ile kavak yelleri ile gelen popülerliği tekrardan yakaladı sanırım. ameliyathanede sürekli bu şarkı dinliyoruz.

ama ben çoğunlukla eskilerden yanayım.

"umutsuz olduğu bir anda sevmek ister her insan."


apulosayoni apulosayoni
bu ara beni sen inandır şarkısını sürekli dinlediğim müzik grubu. kediköy diye de albüm çıkarmışlar, albümü çok inceleyemedim ama nehirler durmaz ve benim yüzünden parçaları da güzel. diğer şarkıları aklımda kavak yelleri ile özdeşleşmişken, bunlarda onlardan farklı bir şeyler yapmaya çalışmışlar güzel de olmuş bence.
denys denys
hayatımda fazlasıyla yer etmiş bi grup pinhâni.

i̇lk başta taa kavak yelleri'nin başladığı dönem bi akşam misafirlikte denk geldim dizinin içinde şarkılarına. o günden beri hayatımda öyle bi yer edindi ki pinhani. pek fazla türkçe şarkı dinlemem. pop müzik zaten dinlemem, türkçe şarkıların büyük çoğunluğu-bakın hepsi demedim yanlış olmasın- gereksiz yere, boş arabesk gelir bana. zaten genelde metal dinlerim. fakat pinhani hep farklı geldi bana. sinan kaynakçı'nın sesindeki o umut, o huzur; şarkılarındaki o farklı hava, o insanı alıp götüren hava... sürekli de dinlemem pinhani'yi böyle ara ara. dinledim mi de uzun uzun dinlerim. ve nihayet geçenlerde de canlı dinleme fırsatına eriştim. hatta tanışma fırsatına da eriştim konserden sonra da, kafam iyiydi pek tanışamadık. :) canlı performansları da o kadar iyi ki. sahnede müthiş enerjikler. süpersiniz be abi. hep devam edin müziğinize. bu ülkenin, bu dünyanın siz ve sizin gibilere ihtiyacı var. i̇lk fırsat da son albümünüz kediköy'ü de alacağım o da eksik kalmasın.

ha bu arada canlı performansta da kayıtta da favorim: bana hediye...
2
14 /