piraye

1 /
impera
adına nazım hikmet tarafından "ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında" diye sözler yazılıp, yakınan üzerine cem karaca tarafından şarkı bestelenen kadın.
dead end
bulutlar geciyor haberlerle yuklu agır
buruşuyor hala gelmeyen mektubun avucumda
yürek kirpiklerinin ucunda
benim bagirasim gelir
piraye piraye diye.

nazim hikmet

hakan yeşilyurt da seslendirmiştir.hatta öyle bi seslendirmiştir ki acaba onun sevgilisinin adı da piraye mi diye düşünmedim değil. o kadar hisli söylüyo kanımca.
stayer
hakan yeşilyurt ne güzelde yorumlamıştır pirayeyi....kemanın sesi , parçayı dinleyen insanı zaten nazım yapmaktadır.
insanın bağırası geliyor piraye piraye diye...
nagişşş
en güzel deniz :
henüz gidilmemiş olanıdır.
en güzel çocuk :
henüz büyümedi.
en güzel günlerimiz :
henüz yaşamadıklarımız.
ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
henüz söylememiş olduğum sözdür...
bu şiir 24 eylül 1945te pirayeye yazılmıştır ve piraye de böyle güzel sözleri hakettiği için kıskanılası insandır.
63
piraye, daha 16 yaşındayken eleştirmen vedat örfi’yle evlendirilir, iki de çocuğu olur. fakat kocası iş için yurt dışına çıkıp geri dönmeyince yıllarca kocasını sabırla bekleyen piraye, sonunda umudunu keserek ailesinin evine geri döner.

kısa zaman sonra nazım hikmet’le tanışır, hoşlaşır. fakat henüz kocasından ayrılmadığı için bir süre nazım’dan kaçar. ailesi de zaten komünist olduğu için nazım’ı istemezler. nazım’ın ailesi de iki çocuklu ve dul pirayeyi oğullarına layık görmezler.

ama aşk engel tanımaz…

piraye bir türlü dönmeyen kocasından ancak 13 eylül 1932’de ayrılabilir. bu sırada nazım bursa’da cezaevindedir, ancak 31 ocak 1935’te evlenebilirler. kadıköy evlendirme dairesi’nde sessiz sedasız bir nikâh kıyılır.

ne yazık ki birkaç yıl sonra nazım 28 yıl 4 ay’lık cezasına çarptırılacaktır.

yıllarca vedat beyin yurt dışından dönmesini beklediği gibi nazım’ın da cezaevinden çıkmasını bekler piraye, bir kızıl saçlı bacıdır piraye, yarım kalmış şarkıdır piraye, sabır taşıdır piraye... ne vedat bey döner, ne de nazım geriye…
wendy moira angela darling
nazım hikmet’le tanıştığında 24 yaşında olan, 16 yaşında evlilik yapmış suzan ve mehmet fuat adında 2 çocuğa sahip ve paris’e gidip bir türlü geri dönmeyen bir adamla evli fakat boşanmak üzeredir.

ey,
kızım, annem, karım, kardeşim,sen
başında güneşler esen
altın gözlü çocuk
altın gözlü çocuğum benim:
deli çığlıklar atıp avaz avaz
burnumun dibinden gelip geçti de yaz,
ben, bir demet mor menekşe olsun
getiremedim sana!
ne haltedek,
dostların karnı açtı
kıydık menekşe parasına.

bu nazım hikmet’in piraye’ye yazdığı ilk şiirdir. piraye ise o sırada mor menekşeden ziyade iki çocuğu olduğu için kararsızdır yeni bir evliliğe. ailesi de "komünist bir şairle" evlenmesine karşıydı, bu yuzden 2 yıl boyunca nazım hikmete "evet" dememiştir.fakat 1932 yılının başında artık razı olmuştur ve o yıl evlenmeye karar vermişlerdir. fakat piraye boşanamadığı için evlenememişlerdir. o sırada savcılık nazım hikmet’in gece gelen telgraf isimli kitabı için toplatma kararı almıştır. ve bundan 2 hafta sonra komünizm propogandası yapmak ve gizli örgüt kurmak suçlarından tutuklanıp 1 haziran’da yargılanmak üzere bursa hapishanesine gönderilmiştir.

bir tanem!
son mektubunda
"başim sizliyor
yuregim sersem!"
diyorsun.
"seni asarlarsa
seni kaybedersem;"
diyorsun;
"yaşiyamam!"
yaşarsin karicigim,
kara bir duman gibi dagilir hatiram ruzgarda;
yaşarsin kalbimin kizil sacli bacisi
en fazla bir yil surer
yirminci asirlilarda
olum acisi.

olum
bir ipte sallanan bir olu.
bu olume bir turlu
razi olmuyor gonlum.

fakat
emin ol ki sevgili;
zavalli bir cingenenin
killi, siyah bir orumcege benzeyen eli
gecirecekse eger
ipi bogazima,
mavi gozlerimde korkuyu gormek icin
boşuna bakacaklar
nazima!

ben,
alaca karanliginda son sabahimin
dostlarimi ve seni gorecegim,
ve yalniz
yari kalmiş bir şarkinin acisini
topraga goturecegim...

karim benim!
iyi yurekli
altin renkli,
gozleri baldan tatli arim benim
ne diye yazdim sana
istendigini idamimin,
daha dava ilk adiminda
ve bir şalgam gibi koparmiyorlar
kellesini adamin.

haydi bunlara boş ver.
bunlar uzak bir ihtimal.
paran varsa eger
bana fanila bir don al,
tuttu bacagimin siyatik agrisi,
ve unutma ki
daima iyi şeyler duşunmeli
bir mahbusun karisi.

cumhuriyetin 10. yılı sebebi ile af çıkmış ve 1.5 yıllık tutukluğunun ardından ağustos 1934’de nazım hikmet salıverilmiş ve 31 ocak 1934’de hatice zekiye pirayende sonunda nazım’ıyla evlenmiştir.
ismini vermek istemeyen izleyici
canan tanın şu anda bayağı popüler olan romanı.bende kitap fuarına gidince alıyım dedim aldım okudum.ilk başta gerçekten ipek ongunun kitaplarına benziyor böle gençlikten sıyrılmayı bekleyen bir genç kızı anlatması falan ama sonlara doğru işte evlenip diyarbakıra yerleşmesi ve oluşan olaylar kitabın çok özgün olduğunu açıklıyor.güzel kitap okunması tavsiye edilir.
varolmanın dayanılmaz hafifliği
türkçe'mizin en büyük şairini sevmiş kadın...

sevmiş de ne olmuş? hapislerde, sürgünlerdeyken "mavi gözlü dev" onu aşkla beklemiş de ne olmuş? terk edilmiş. üstelik nazım, ona istinaden yazdığı şiirde "en fazla bir yıl sürer/ yirminci asırlılarda ölüm acısı" demiştir. oysa piraye, nazım'ı hapisteyken de, başka kadınlar uğruna onu terk ettiğinde de ve tabi ki ölümünden sonra da sevmeye devam etmiştir.

oğlu mehmet şöyle der: "annem bir daha asla evlenmedi, nazım'dan sonra kimseyi sevemezdi ki!!!"
1 /