pkk kampında toplu tecavüz

dumrul dumrul
devlet siksoksuz propaganda da yapamıyor. bu kadar vasat bir devlete niye denk düştük bilmiyorum. ben gerçekten üzülüyorum buna.

pkk dediğiniz örgüt, çok yakın zamana kadar kadın ve erkek militanları azıcık flörtleşse kurşuna dizen bir örgüt. dhkp/c kurşuna dizecek kadar ileri gitmedi ama kafalar onda da aynıdır. illegalite gereği evli gibi ev tutan militanların evde şort giymesi, aynı odada kalmaları, birbirlerini uyandırmak için bile olsa dokunmaları yasaktı.

bunlar seks konularında filan türkiyedeki en "ahlakçı" en muhafazakar islami cemaatlerden daha muhafazakar, daha ahlakçı olan örgütler. bunların sapkınlıkları, devletin iddia ettiğinin tam tersi yönde bir sapkınlık.


siz bunları muhtemelen daha önce hiç duymadınız, çünkü devlet de bu konularda pkkdan çok farklı bir kafada olmadığı için örgütün gerçek sapkınlığını anlatırsa örgütün propagandasını yapmış olacağını zannediyor.

hadi pkk gözümüzden çok uzakta, başka bir dünyanın örgütü, hiç klasik "türk solu" muhabbeti de mi duymadınız? 70lerin solcu tipi "bacı" muhabbetiyle bilinirdi. sol örgütler militanlarını cinselliğe dair o kadar baskılarlardı ki örgütü bırakan tipler sağa sola saldırmaya başlıyorlardı. bunların cinsel açlığı dillere destandır.

onlara kıyasla ben dünkü çocuk sayılırım. bizim dönemimizin en şehirli solcuları bizim çevreydi. biz bile "sorumlu yoldaşlar"ın izni olmadan bir hatundan hoşlanma hakkına sahip değildik lan. kaç yaşımıza kadar bir hatunun elini tutamadık, bi öpüşmedik, iki meme görmedik. arada arkadaş ortamına kaçmasak tek yudum alkol almadık. ve bunu da kutsuyorduk. mahallelerde kendi halinde ot içen çocukları ensesinden tutup kendi arkadaşlarının, ailelerinin, komşularının gözü önünde "ders olsun" diye sopalıyorduk. biz başkasının alkolüne karışmıyorduk ama tikkosu, dhkp/csi onların da peşinde koşturuyordu. daha 8 - 10 sene önce tuncelinin altını üstüne getirdiler "birahaneler kapatılsın" diye.

misal aşağıdaki habere bakın: "dersimde fuhuş istemiyoruz" dedikleri birahanede kadın garson çalıştırılması. yıl 2011...

www.sondakika.com

konsomatrist falan değil aga. bildiğiniz kadın garson ayaklanması yaptı adamlar. dinciler yapsa bizim solcular en başta bağırmaya başlarlardı ama bu ülkede dincilerin yapamadığını radikal sol yaptı.

şu da 2013...

www.haber7.com

bu kampanya senelerce sürdü. öte yandan istanbulda dhkp/c nurtepede, okmeydanında, gazide ahlaksız gördüğü kaç tane kadını döve döve saçlarını kazıyıp evini talan edip sokağa attı.

bu konularda bayağı bir taliban zihniyeti vardır hem pkknın, hem dhkp/cnin, hem de daha az olsa da diğerlerinin. şimdi atmosfer değişti, cephe hariç hepsi lgbt falan demeye başladılar ama emin olun kafalar aynı. sadece konjonktür gereği dünyaya ılıklı görünmeye çalışıyorlar. öyle olmasa 2021 newrozunda diyarbakırda trans korteji dayaktan geçirilmezdi.

twitter.com

twitter.com

90larda kürt sanatçılar pkkya açıktan muhalefet edemezlerdi, onun için bu konuları çok üstü kapalı şekilde yazıp çizenler olabilmiştir. yılmaz erdoğanın sanırım hüzünbaz sevişmeler kitabında böyle bir öykü vardı. okuyalı çok uzun zaman olduğu için o kitapta olduğundan emin olamıyorum ama elinde olan varsa açıp bir karıştırsın. aşık olduğu için infaz edilen gençlerden söz ediyordu. devlet de aynı kafada olduğundan halka bunu anlatmıyor ama bu işin gerçeği bu.
49
ofansif sol bek ofansif sol bek
ben bu tip solculara "solcu molla" diyorum. onlara en çok uyan sıfat bu.
dumrul dumrul
10 - 15 sene önceye kadar böyle olmayan bir solcu yoktu. ben de öyleydim.
beste çalan mahur beste çalan mahur
ben hala öyleyim, yok öyle meme görmek, ellemek.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
solcu, sağcı ya da dinci olmalarından değil de taşralı olmalarından kaynaklanıyor daha çok. kentlileştikçe yumuşayacaklardır.

@mahur: yoldaş yoldaşa öyle şeyler yapmaz tabi. (eheheheh)
dumrul dumrul
@gülhane evet ana neden taşralılık ama taşralılarla sınırlı değildi bu. bizimki gayet şehirli bir çevreydi ama işte izinsiz el tutamazdık. el tutmayı geç, birine "yağ ben senden hoşlandım galiba" diyebilmek için bile izin istemek gerekiyordu.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
2000'lerin ilk yarısında tkp de öyleymiş. ortalarında daha serbesttiler. ama yine de birilerinin onayını alıyorlardı, seziyordun bunu "parti dostu" olarak. hani "gençler sevgili olsun hatta aynı eve de çıksın ama haberimiz de olsun" gibilerinden.
dumrul dumrul
açıkçası ben birebirde (sonradan tkpye geçen eski bir yoldaşım hariç) hiç tkpli tanımadım. el kaideci bile tanıdım, yığınla mafyacı tanıdım ama tkplilerle yolumuz kesişmedi. sonuçta hiçbir dönem devletle sorun yaşamamış bir yapı... onun için onları gerçekten bilmiyorum ama doğrudur. bu çeşit muhafazakarlık bayağı genlere işlemiş bir kültürdü solda.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
askeri disiplin bozulmasın diyedir herhalde. sonuçta askerleri de kadınlardan uzak tutarsın. aklı oynaşta olan adamı savaştıramazsın.

elinde ya da belinde silahı olan bir erkeğin çifte çükü vardır; bunlardan birine hakim olabilen ve ancak yeri-zamanı geldiğinde kullanabilen kişi, diğerini de kontrollü kullanabilir. dikkat etmişsindir, silah manyağı tipler aynı zamanda amsalak oluyorlar. mesela akp çocukları...
dumrul dumrul
e tkp diyorsun onun ne askeri disiplini olacak? bizim solun halkçılığı daha çok etkilidir. 80 senedir "komilistler portmantoda şapka görünce dönüp girlermiş" türü propagandalar yapılıyor, solşimdi tüm muhalefetin din ve milliyetçilik konusunda şartlandırıldığı gibi şartlandırıldı. halk ne kadar muhafazakarsa daha fazlası olmaya çalıştı. devletle muhafazakarlık yarıştırdı.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
hocam kendin söyledin pek tekapeli tanımadığını. ben şöyle böyle de olsa, biraz eskimiş de olsa bilirim kendilerini. silahlı örgütler gibi olmasa da kendilerince bir organizasyonları var. gerçi gezi direnişi sonrasını hiç bilmiyorum.

necip türk milleti, bir avuç insan dışında tamamen muhafazakar zaten (ben de kendimce öyleyim). sorun bu. bu muhafazakarlık politik, iktisadi ya da sosyolojik olmaktan öte psikolojik. dışarıdan, hangi yerden ve yönden ne gelirse gelsin savunma pozisyonuna geçip bir şeyleri muhafaza etme eğilimi var. neyi muhafaza etmeye çalıştığını bilmeden hem de...
anabacı vokke anabacı vokke
evet, tkp'deki işleyiş de sizin gibiydi dumrul. birine açılmadan önce sorumlundan izin alman gerekirdi. bir de yatay ilişkiler kurulmasın diye farklı çalışma alanlarından insanların çıkması istenmezdi. 90'larda cephe'nin dediği gibi sip de reformist cephenin alınterisidir ne de olsa ajsdfghjshshshsdsdsss...

ama bunlar 2000'ler ortasında esnemişti gulhane parkındaki ceviz agacı'nın söylediği gibi... daha çok formalite düzeyindeydi. iki farklı çalışma alanından insanlar çıkarsa "siz birlikte olmayın yatay ilişki kurarsınız" demiyordu kimse.... zaten o günün koşullarında yatay ilişki kurulmasının "dedikodu" dışında bir zararı yoktu örgüte. dibine kadar legalleşmişlerdi zaten. yoksa 2000'ler başına kadar tkp de insanların birbirlerinin telefon numaralarını telefona kaydetmediği, ezberleyip aklında tuttuğu bir yapı. ki bugün "yasal sınırları" tanımadığı iddiasında olan bir çok yapının adamı bunu yapmıyor...

bazı şeylerin aşılması iyi oldu. eski sip'li bir abinin şaşkın bakışları arasında "her şeyi ama her şeyi yaşamak istiyorum" diyen tkp'li kızları da gördük. ama gelgelelim sol şehirlileştikçe devrimcilikten de koptu. tkp bazında ben örnek verdim. diğerlerinin 2000lerdeki evrimi de çok farklı değil. sorun orada...

gene "gönül işlerinin" askeri disipline tabi olduğu sip'le insanların "her şeyi" denediği günümüz tkp'si arasında da devletin yaramaz çocuğu olma noktasında bir fark koymak isterim. sip elbette hiçbir zaman devletin yaramaz çocuğu olmadı. olmaya çalıştığı bir dönem olmadı değil ama sen benua'nın, zankt georg'un 12 eylül'ü yazarlık yaparak karşılamış çocuklarının kurduğu parti çok haşarı da olamadı. dna'sına tersti bir kere...

ama sip her şeye rağmen sol ve muhalif bir partiydi. bugünkü tkp düpedüz sosyal şoven bir parti. bugünkü sol'un rezil halinde sol içinde barınabilmesi göz boyuyor sadece. ha keza sip reformist cephe'nin radikali olduğu için orhan yılmazkaya gibi adamları da bağrında taşıyordu. biraz da o modelden kurtularak bugünkü tkp olabildi.

@gulhane

valla kimsenin o kadar komplike düşündüğünü sanmıyorum türk solunda. yani en fazla dünyadaki komünist partilerden transfer edilmiş bir şey olabilir. ama onlarda da böyle bir şey olduğunu sanmam. çünkü eski tkp'li enver sezgin'in moskova anılarını okudum. arnavutluk emek partisi taraftarlarının da avrupa'daki yoldaşlarını görünce yaşadığı kültür şokunu da bilirim. bizdeki gibi uluslararası toplantılara "uçkurunuza sahip çıkın tkp'ye yakışır davranışlarda bulunun" diye gönderilen başka kimse yok. ki dumrul'lar şehirliyse eski tarihsel tkp şehirli oğlu şehirli bir partidir.

yani komintern'in bile çüküne sahip çıkamayan adam silahına sahip çıkamaz dediğini sanmıyorum. ki demeleri abes olur, şurada 90'lara kadar ortodoks marksistler için psşkoloji bilimi-bilhassa freud- bullshit bir şeydi.

yani bizdeki durum tamamen 70'lerden itibaren sol'un taşralı istilasına uğraması ve komünistlerin yıllarca "karılarını paylaşırlar" diye anlatılması. ve bizim ciddiyetsiz halkımızın da yıllarca komünistler hakkında en çok merak ettiği şeyin bu olması.... ha tabi swinger çiftlerin bile bombaya adını yazdırdığı günümüz türkiye'sinde bu muhabbetin hiçbir geçerliliği kalmadı. ama devlet kalitesiz olunca hala aynı propogandaları yapıyor.
dumrul dumrul
askeri disiplin dediğimiz askeri bir şeydir, yeraltının y'si hakkında hiçbir fikri olmayan, 12 eylülde bile sıkıntı yaşamayan tkp'nin ne askeri disiplini olacak? üç tane şef bozuntusunun kaprisini disiplin sanıyor bu adamlar.
anabacı vokke anabacı vokke
dediğin doğru tkp'deki askeri disiplin bile değil ondan daha çirkin bir şey =) ama normlar sizinkilerle birebir aynıymış. şehirli solculuque bir başka oluyor azizim...
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
silah-çük sözlerinin ideolojik tarafı yok. o ayrı mesele.

askeri disiplinle aslında tekape'yi kastetmemiştim ama onlarda da enteresan bir işleyiş vardı. sadece karşı cins arasındaki ilişkileri değil, her tür faaliyeti kontrol altında tutmak isteyen bir mekanizma. davranışlarını belirlemek ve onlara yön vermekten ziyade, hepsini bilmek isteyen... belirlemek ve yön vermek derken, politik görüşler hariç, özel hayat falan.

bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. aralarındaki (aramızdaki) dayanışma hoşuma gidiyordu. daha önce öyle bir şey görmemiştim o zamana kadar. bu "haberdar olma, bilme" şeysi de dayanışma, yardımlaşma içindi zaten.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
@anabaci vokke'nin tekape için yaptığı tespitlerin tamamına yakınına katılıyorum ayrıca. bence kendisi tekape'yi benden ve dumrul'dan daha iyi biliyor.
ofansif sol bek ofansif sol bek
@dumrul üstad belli ki her fraksiyondan insanla tanıştın. hiç dsip'lilerle tanıştın mı merak ediyorum. yani günümüzde vasat birer ak trollüğe evrilmeleri seni şaşırttı mı? "akp'yi destekleyen marksistler" gibi bir şeyi aklıma bile getiremezdim, ama sayelerinde gerçek oldu bu durum.
dumrul dumrul
yok dsiplilerle nereden tanışacağım yav?

ülkede faşizm olmadığını söyleyen adamlarla karşılaşabileceğim ortamlarda bulunmadım, benim bulunduğum ortamlara da zaten onlar gir(e)mezlerdi. bunları muhatap alan siyaset yoktu.

dsip kurulmadan önce bir tane arkadaşı halama "bir parti kuracağız ama kurucu üye bulamıyoruz üye olur musun?" diye sormuş. halam da tabii "bir bilen" olarak bana danıştı. "yav kurucu üye bulamayan adamlar niye parti kuruyor? belli ki keriz silkeliyolar." dedim. halam üye olsa işte bi onu tanımış olacaktım. açık - gizli troçkistlerden yalnızca "4. sol" ve közcülerle tanıştım. "4. sol"un mahalle çalışması vardı, közcülerle de cezaevinde tanıştım. başka troçkist tanımadım.
ofansif sol bek ofansif sol bek
dsip de troçkist değil zaten.
dumrul dumrul
gerçek troçkizm bu değil diyosun.
ofansif sol bek ofansif sol bek
dsip'in solun s'siyle alakası yok diyorum. troçkizm de en nihayetinde sol bir akım. o yüzden dsip troçkist değil diyorum. olsa olsa sol liberal olur dsip'ten.
anabacı vokke anabacı vokke
@ofansif

yalnız bir alıntericiye "hiç troçkistle tanıştın mı" diye sormak, anasına küfretseydin daha iyiydi ajsdfgjhshshsss.... bu adamlar 90'larda troçkistlere hiçbir koşulda siyaset yaptırmıyordu zaten. hani parkta oturup iki nefes esrar içen çocuğun kafasına patlatıyorlarmış ya, troçkistlere de muamele aynen o şekil. benim bildiğim bu yasak durumunu troçkistler o dönem odtü, dtcf gibi sayılı yerlerde kırıyorlar. biraz dövüşerek biraz da maocular, kürtler, ödp gibi müttefikler edinerek... alınterindeki troçkizm alerjisi o boyuttaydı ki "solcu olsun çamurdan olsaun" diye solcuya hasret kaldığımız bizim gençlik dönemimizde bile troçkistler toplantıya alınmasın derlerdi. ha yani sen de dsip'ten çok farklı değilsin adamın gözünde... cidden sol'un hafızasını yoketmişler 2010'dan sonra, yoketmişler ki alınterici adama bu sorulabiliyor. ya da troçkistleri adamdan saydığı varsayılarak "gerçek troçkizm bu deyil" denilebiliyor. akp'den önce her şey toz ve gaz bulutuydu yavrum. dsip de gaz bulutuydu... köz troçkist değilim diye yırtınırdı, troçkistler de "köz troçkist değil merkezci" derlerdi zaten. ama ne dsip "ben troçkist değilim" derdi ne de diğer troçkistler "dsip troçkist değil" diye yırtınırdı. aynı familyanın içinde kardeş kardeş geçinip gidiyordu herkes. bilmem anlatabildim mi?

@gulhane

evet, biliyorum. çünkü o kurallara uydum, en azından uyuyormuş gibi yaptım ajsdasdfghshshsss. ama dumrul yazınca gördüm ki özel yaşam normlarımız birebir aynıymış. esrar haram içki helal mantığı bile... dediği gibi bu bile sol'un içinde ileri bir şeydi. başkalarına bakıp halimize şükrederdik. sanırım şehirlilik derecesi başat etken burada... alınteri de kendi familyasının en şehirlisidir, biz de reformistler(tabi bugünkü aklımla reformist diyorum) içinde en şehirlisiydik. aslında birinin ultra sol, diğerinin düpedüz sosyal şoven olmasını bir yana bırakırsak siyaset kültürü de benzer aslında iki yapının. bizdeki kibirin değişik bir versiyonu onlarda da vardır. tkp sonradan çubuğu kitlelere fena büktü ama sip'in eski örgütlenme mantığı da "on zayıf bir şişmen etmez" mantığıydı. alınteri o yüzden demir leblebi olarak anılırdı. tabi demirden eser kalmadı... bizim tarafta da sosyalist iktidar perspektifinden...

ama tkp'deki disiplinin matah bir disiplin olmadığı konusunda katılırım dumrul'a. şuradan anlatayım durumu, bolşevikler polis terörü altında yasadışı çalışırken bile kendi içlerinde hep seçim mekanizmasını işletmiştir. tüzüklerinde sıkışıldığında atama yönteminin de kullanılabileceği yazar. ama bütün kongrelerini hep seçilmiş delegelerle yapmışlardır. seçim olmayan durumlar istisnadır. bizde önceden delege listesi gelirdi, hadi delege geldi kararlar da önceden gelir biz de kongrede oylar geçerdik. böyle bir şeyi alabildiğine özgür koşullarda yapıyorduk. bunun kapristen başka bir anlamı yok dumrul'un dediği gibi... bak o kız arkadaşının elini tutamayan maocu çatır çatır tartışırdı örgütüyle de yoldaşlarıyla da. biz ağzımızı açamaz haldeydik. çocukluktan sonra hiç kendimi o kadar edilgen hatırlamıyorum. askeri disiplinden daha kötü bir şeydi yani

bu kadar berbat bir tahakküm içinde nasıl bu kadar güzel dostluklar ve paylaşımlar oldu diyeceksin muhtemelen ki sende öyle bir kafa karışıklığı gördüm. o tkp'nin aldığımız nefesten haberdar olması yada olmak istemesinden dolayı değil... bence bizim dönemin bir özelliğiydi. zaten solcular olarak çok azdık, o yüzden kendimizi sokaktaki adamdan yek diğer solcuya daha yakın hissederdik.. şöyle düşün, birbirini hiç tanımazsın ama eylemlerden, basın açıklamalarından bir göz aşinalığı vardır. selamlaşırdık... tkp, kendisini sol'dan izole etmiş bir yapı olduğu için elbette basın açıklmaasında gördüğü adamla selamlaşmıyordu. ama o izolasyon içe dönük olarak daha tutkun olmana da sebep oluyordu. tkp'nin olanca izolasyon çabasına rağmen eskiden kalan kimi arkaşlıklar hala da sürerdi... yani tkp'den ayrıldığımda aynı dayanışmayı beraber hareket eden diğer örgütler ve bağımsız solcular arasında da gördüm. sonra bozuldu bunlar, özellikle tkp sol içindeki alanını genişletip kafayı liberallerle bozduktan sonra... onu ayrıca anlatmak lazım, girmiyorum.

bir diğer faktör de bana göre bizim dışımızda kalan küçük burjuva arkadaşlık ilişkilerinden farklı olarak aramızda sidik yarışının, gösteriş merakının yok denecek kadar az olması. dolabında dolce gabanna takımı olan adam da vardı aramızda ama gösteriş şöyle dursun utanırdı bundan. bence bunun sebebi şudur, zaten solcu olmanın moda olmadığı bir dönemde solcu olduğumuz için daha ideolojik tiplerdik. bizi bir araya getirenin siyaset ve farklı bir dünya ideali olduğunun daha farkındadydık bugüne göre. bunu salt tkp için demiyorum, diğerleri için de diyorum. öyle olunca birbirimize "taytıllarımız" üzerinden bakmıyorduk. "zengin", "onun arabası var", "bas gitar çalıyor", "bölümün en güzel kızı", "en yakışıklı erkeği", "hede topluluğu başkanı", "hödö partisi organizatörü", "bölüm birincisi", "kümülatifi 3.80" diye bakmadık. sikimizde bile olmadı... ama dışımızdaki dünya-tkp orayı kazanmak için can atıyordu- full bunlarla doluydu be abi. millet bu taytıllar için anasını babasını kesecek haldeydi. öyle olunca aralarında gerçek bir dostluk da olmuyordu. hadi hiç olmuyordu demeyelim de bizim kadar olmuyordu. bunu ben içindeyken farketmedim, yıllar sonra oda arkadaşım biraz da hüzünlü bir şekilde "biliyor musun üniversitede ben kendimi hiç 100 kişi hissetmedim" diyince farkettim. içindeyken çok güdük görünen toplumsallığımızın bile dışarıdaki yalnız birey için ne kadar devasa bir şey olduğunu gördüm orada.

bugün bizdeki perk solidarity yok tabi. niye yok, onu uzunca anlatmak lazım. ama şu kadarını söyleyeyim, istanbul üniversitesinde yemek kartına basacak parası olmadığı için filmi kopartıp intihar eden kız var ya... habeirni okuduğumda içim cızlamıştı. bizim zamanımızda olsa bu kadar yalnız hissetmezdi o kız kendini. benim de meteliğe nişan aldığım zamanlar oldu, kapıma marketten çıkardıkları sucuklarla gelip kahvaltı yaptığımız arkadaşlarım vardı. emin ol hiçbir solcunun yemek kartındaki para bitmezdi bizim zamanımızda...
ofansif sol bek ofansif sol bek
@anabacı vokke

valla o saydığın şeyler alınteri'nin ayıbıdır, benim değil. alıntericilerin kendi putlarına, yani stalin'e tapmayanlara karşı takındıkları hasmane tavır bir yana, ben kendimi dsip'le aynı kefede görmeyi hakaret sayarım. her şey bir yana, yetmez ama evet rezilliklerini, akp-cemaat ittifakına verilen desteği, "devrimci marksizm" adı altında yapılan ak trollüğü midem kaldırmıyor. ha, sen eski örgütüne ve hakan gülseven gibi bazı kişilere karşı beslediğin kişisel husumet nedeniyle bunları kötünün iyisi, hatta dost ve müttefik olarak görebilirsin. hatta, sırf eski örgütüne olan kininden ötürü doğu perinçek'i bile kötünün iyisi sayıp savunabilirsin, o senin sorunun. ben böyle bir şeyi kesinlikle yapmam. ve evet, dsip adındaki oluşum, ne marksisttir, ne devrimcidir, ne de troçkisttir. alınteri denen stalin tapıcılarının ne düşündüğü, troçkistlere nasıl baktıkları da zerre kadar umurumda değil bu konuda. bilmiyorum anlatabiliyor muyum?
dumrul dumrul
orada siyaset yasakçılığı değil, birlikte hareket etmeme, muhatap almama tavrı vardı. sip de, kaldıraç da, bir dönem kızıl bayrak ve derleniş de buna dahildi. bunların hiçbiri zaten mahallelerde yoktu, bizim olduğumuz liselerde de yoklardı, üniversitelerde bizim gücümüz kırılıp siyasi ve fiili ağırlığımız buharlaştığı için 97 sonrası diğer siyasetler platformlara bunları almaya başlamıştı. ilkesel olarak birlikte hareket etmek istemediğin siyasetlerle aynı platformlarda bulunmayı reddetmek sapkınlık değil. merkezi olarak oradaki kaygıların pek çok haklı sebebi vardı. faşist saldırıya karşı eylem için 15 tane siyaset toplantı yapıyorsun adam çıkmış içinde faşizm geçen sloganları kabul etmemek için 2 saat toplantıyı kitliyor. sonuç olarak siyaset yasakçılığı ile birlikte hareket etmemek arasındaki fark senin gücün oranında çok kalın ya da çok ince olabilir ama mesela bizim tek başımıza domine ettiğimiz çok güçlü olduğumuz bir mahallede bile 4. solun faaliyet yapmasını engelleyebilecek gücümüz olduğu halde buna kalkışmamıştık. eski tayfamın hiçbir şeyini doğru bulmasam bile sonraki (hala devam eden) tasfiyeci süreçlerinde günah keçisi ilan edip sözde özeleştirisini yaptıkları kuvvetli antifaşizm oradaki tavrın kaynağıydı, orada benim hala savunabileceğim tek şey de bu antifaşizmdir. buna dönük reddiyelerinden sonra bir daha bellerini doğrultamamaları da boşuna değil. gruba dinamizmini veren biricik şeyi terk edince ne elde etmeyi umdukları bir muamma.
dumrul dumrul
@anabacı yav alıntericiyi nereden çıkardın. o zamanlar o laftan hiç hoşlanmazdım, kullanandan da hoşlanmazdım. hala hoşlanmam. baştan aşağı zırvalıklarla örülmüş bir yapı olsa da gastecilikle devrimcilik arasında devasa bir fark var. o döneme dair en büyük tesellim gastecilik - dergicilik yapmamış olmam.
anabacı vokke anabacı vokke
@dumrul

demokraitk platformdaki adı kullanmayı tercih ettim. dergici olmadığını gayet anlayabilecek zekadayım, merak etme

valla troçkistlerle odtü'de bir kere işler şiddete dönüyor, diğer siyasetler araya girene kadar sizinkiler birkaç tane patlatmış hakan'a... bunu da bizzat dövenlerden dinledim. takdir edersin odtü'de antifaşist damar her zaman biraz daha seyrektir. atıyorum alınterinde bile gülsuyunda 10 birimse odtü'de 5-6 birime düşer o. bana anlatan adam da dp'liydi zaten

ben eski troçkistim, biliyorsun =) sizinkilerle çok tartışırdık bu toplantıya girip girmeme mevzusunda ama haklarını yiyemem, politikayla siyaseti ayırmayı bilen adamlardı. aynı günün akşamı oturup içebilirdin adamla

@ ofansif

valla alıntericilerin o konudaki ideolojik motivasyonları nereden tutsam elimde kalır ama bu vesileyle çok yamuk adamları dövdüklerini söyleyebilirim, elleri dert görmesin =))) birisi de bugün kahramanlık hikayeleri anlatan hakan gülseven'dir =))) devrimciler seni çok seviyormuş da sevdikleri tek troçkistmiş de öbür troçkistler yüzünden troçkist olmaktan utanıyormuş da... hakikaten şu hakan gülseven denyosu tırışkadan pehlivan hikayeleri anlatacağına fizik'te alıntericilerden yediği sopayı anlatsa ya, daha çok ilgi çekeceği kesin.

şimdi bak güzel kardeşim, beni kendi halime bıraksan öyle kimseye kin tutacağım falan yoktu. ama her türlü ideolojik eleştiriyi ve ayrım noktasını kendilerine dönük bir kinin ifadesi sayan tkp'liler ve hakan gibi benzerleridir. misal diyarbakır'da çocukların öldürüldüğü günlerde bir kürt olarak evrim için masa açmayacağımı söylüyorum ve dediğimi yapıp masaya gitmiyorum. benim için o an mesele ölüm kalım meselesi değil. partinin ana doğrultusuyla da bir sorunum yok, o an ana doğrultuyla bağını şimdiki kadar kuramadığım bir yan sorun bu ve bunun için istifa etmeyi düşündüğüm falan da yok. sadece ileride ana doğrultuyu da bozabilecek büyük bir sorun var benim için ve ona dahil olmak istemiyorum. işte benim bütün suçum bu... uzun hikaye ama bana kin tutuldu, aşk karşılıklı olunca kendi tuttukları kini bana malettiler. böyle lanse ettiler. ama bugünkü aklımla sana şunu söyleyebilriim, bu oportünizmin zaten klasik tavrı. ilkeli bir tartışmaya giremeyeceği için politik ayrışmaları kişisel bir kinin ifadesi saymaya eğilimli... hakan gibi kepaze herifleri de en azından liboş değiller diye kötünün iyisi sayan sensin. hakan'ın ne insan olarak ne siyasi olarak olumlu bahsedilebilecek hiçbir vasfı yoktur. lafı evirip çevirip "ama şunu da iyi demiş" diyen sensin. ondan sonra birilerini aklayan ben oluyorum. cidden kafayı yiyicem ya, nerede doğu perinçek'i̇ övmüşüm? dün sen dedin bu tkp artık perinçek'in olduğu yerde diye... bunu biz 10 yıldır söylüyoruz, 10 yıldır dediğimiz için de kin tutmuş sayılıyoruz. cidden ya sabır...

valla benim dsip'lilerle şöyle böyle arkadaşlık etmemin sebebinin "kötünün iyisi" mantığıyla hiçbir ilgisi yok. çünkü kendimi adamların antisi olarak görmüyorum. radikal demokrasinin katıldığım tek argümanı sosyalizmin kendisini liberal demokrasinin antisi olarak kurmaması gerektiğidir. dolayısıyla adamlar benim için anti bir noktada değiller ki kötünün iyisi olsunlar? kendimi onların karşıtı değil onların aşkını olarak tanımlıyorum. ayrıca basit insani iletişimler de var burada, atıyorum bazı dsip'lilerle de buradan tanıştım. işte aynı başlığa ytazmışızdır, karşıt görüşle birlikte tartışmışızdır falan... böyle basit insani temaslar olmasa illa dsip'li arkadaşım olsun diye bir gayret göstereceğimi düşünmüyorum.

ilki neyse de ikinci başlığı anlamanı beklemiyorum. çünkü siz bir devrimci dayanışma yaşamadınız, önceki yorumda bahsettim. siz devrimci olduğunuz andan itibaren bir liberaller bir ulusalcılar vardı, faşizme en çok küfreden değil liberallere en çok küfreden devrimciydi. dolayısıyla siyaseten hiç uyuşmadığın başka bir solcuyla sol'un ortak değerlerini savunmak gibi bir pratiğiniz olmadı sizin... bak dumrul'un bahsettiği antifaşist bilinç tam da bu yüzden kalkıp yek diğer solcuyu dövmez. hatta beni siyaset toplantısına almak istemeyen alıntericiyle o gece biraz içip, muhabbet edebiliyordum ben. tam da bu yüzden... ama sizin bırakalım dsip'liyi, edp'liyi falan daha ortadaki siyasetlerle bile olmadı. giderdik adamlara "tamam biz de katil akp diye bağırıcaz ama yeter ki kıç kıça yürüyen iki ayrı grup olmayalım" derdik. orada bile öyle enteresan tavırlarla karşılaşırdık ki çocukların nasıl doldurulduğunu oradan görürdük. sen de o doldurulan çocuklardan birisin, 100 metreden belli oluyor. öyle olunca instela'da yazarken bir dsip'liyle arkadaş olmamı kafan almıyor. ulan sol'un mutabık olduğu değerlerin yüzde doksanını dsip de savunuyor işte... anlamayacak ne var bunda? ayrıca adam dsip'li ama cebeci'de beraber cop yemişim, konur'da beraber gaz yemişim, o gün seval'le birlikte toparlamışım insanları dağılmayın diye, birkaç dım önümde vurmuşlar ben acile götürmüşüm, ekstradan bir de beraber içtiğimiz, beraber dansettiğimiz adamlar da var. ne yapmamı bekliyorsun bu durumda? senin hayal dünyana uymuyor diye bu adamları silmemi bekliyorsun? dünya hiç sana anlatıldığı gibi bir yer değil...

işte tkp-ödp-he toplumsallaşacağız diye eskiden küçümseyerek baktığımız kemalist tikkileri doldurdu solun içine, bunlar zaten bireysel rekabet güdüleriyle gelmişti. ondan sonra faşistlerin değil liberallerin antisi oldular. sonuç beyazıt'taki solcu kızın yemek kartını dolduramadığı için intihar etmesi... vallahi bizim zamanımızda kimse bu kadar sahipsiz kalmazdı. ama siz şu liberal öbürü benim sevdiğim kıza yürüdü diye diye birbirini seven iki solcu bırakmadınız.
ofansif sol bek ofansif sol bek
@anabacı vokke

hala aynı masalları anlatıp duruyorsun. yazdıkların baştan aşağı o denli yanlış ve sakat ki, hangi birisini düzelteceğimi bilemiyorum. yani insan özellikle saçmalamak için çaba gösterse bu kadarını yapamaz. yani bu kadar saçmalamak da bir meziyettir, bunun için seni tebrik ediyorum.

valla hakan gülseven benim babamın oğlu değil. kendisiyle ortaklaşamadığımız, ayrıştığımız konular da çoktur. en basitinden, yanında gün zileli'ye laf söyledim diye nasıl bozulduğunu halen anımsarım. gel gelelim, bu adam hiçbir zaman akp ve cemaat şakşakçılığı yapmadı. hani senin "sol değerlerin %90'ını savunuyor" diye savunduğun dsip'liler var ya, onlar ahmet şık'a, sırrı süreyya önder'e bok atıp rte ve fethullah güzelliyorlardı. ben dsip'e vurarak sip/tkp ve hakan gülseven'i aklamaya çalışmıyorum ama sen hakan gülseven ve sip/tkp'ye vurarak dsip'i aklamaya çalışıyorsun. zaten bu sakat mantık yüzünden doğu perinçek için "tkp ve ödp'lilerin yanında kötünün iyisidir" dedin ya. çünkü tkp'ye kinin var, belli. ha, kinin haklıdır-haksızdır, o ayrı konu. gel gelelim, bunlara kinin var diye de akp-cemaat şakşakçılığı yapan adamları övme bir zahmet. ha, övüyorsan da eleştiriye katlan.

bir de senin şu "dsip'lilerle cebeci'de beraber cop, konur'da gaz yemişim, seval'le insanları toparlamışım" sözlerine hayret ettim. aynı copları, gazları tkp'liler, ödp'liler, halkevciler de yedi. rte referandum için dsip'e teşekkür ederken, aynı süreçlerde halkevci metin lokumcu hopa'da katledildi. o malum teşekkürden 3-4 ay sonra kolektifçiler üniversitelerde akp'lilere yumurta attılar diye ögb ve polisten dünyanın dayağını yediler. ama ben kalkıp da buradan halkevi güzellemesi çıkarmıyorum. dsip'liler solcu gözükeceğim diye iki gaz yedi diye muteber mi sayılacaklar? akp ve cemaat şakşakçılıkları mı unutulacak? neyi murat ediyorsun? birer ak troll gibi davranmalarını unutmamızı mı?

sibel ünli'nin ölümünün de dsip'lilere ak troll denmesiyle alakası yok bu arada. o ayrı, bu ayrı. eğer seni siyaset toplantısına almayan adamlarla gidip bir yerlerde içecek kadar içli dışlı olabiliyorsan da o senin midenle alakalı bir sorundur. famodin iç, düzelirsin belki.
anabacı vokke anabacı vokke
nerede dedim lan, çıkart göster! nerede perinçek kötünün iyisidir dedim, çıkart göster akşam akşam delirtme adamı...
ofansif sol bek ofansif sol bek
allahtan ekran görüntüsünü almışım. yoksa onu da inkar edecekmişsin.

tr.instela.com
dumrul dumrul
"dövüşmen guzum" (babannem)
anabacı vokke anabacı vokke
ha o giride aslanlar gibi duruyor zaten, allahtan ekran görüntüsü almışım diye manüplasyona gerek yok. ponu okuyup bunu anlayan tek cins de sensin arkadaşım

tr.instela.com
ofansif sol bek ofansif sol bek
"hatta 90'ların işçi partisi bazı noktalarda daha ileri bile olabilir." bu ne demek? "işçi partisi, ödp ve tkp'nin yanında kötünün iyisidir" demek. bunda anlaşılmayacak bir şey yok. benim manipülasyon yaptığım da yok. doğu perinçek'i kötünün iyisi sayan sensin, ben değilim.
anabacı vokke anabacı vokke
ertuğrul kürkçü gibi saçmalama yeaaa diyorum =)))

bak çok basit, halep oradaysa arşın burada. perinçek'in 90'larda çıktığı programlara miting konuşmalarına bakalım. hatta üstüne açıp ateş hattını izleyelim. bugün tkp ve ödp ne anlatıyorsa onu analtıyor adam. ödp'ye solcu diyip perinçek karşı devrimcidir diyemezsin. gene o günlerde perinçek küp gibi ulusalcı olmasına rağmen arada "işçi partisi'nin mehmetçiği memonun üzerine süren savaşı bitireceği barışçıl çözüm", "kürtçe anadilde eğitim", "grenel af" gibi lafları gevelerdi. şimdikilerde o bile yok. nesini anlamıyorsun bunun? perinçek'e övgü yok burda diğerlerine yergi var ve koca sözlükte bunu anlamayan tek süper zeka da sensin
anabacı vokke anabacı vokke
burada ulusalcıoları kötünün iyisi sosyalist partiler olarak gören sensin. perinçek üzerinden de olsa adamlara laf eidlince zoruna gidiyor. bunu dsip üzerinden aklamaya çalışıyorsun. bana atfettiğini yapan sensin.
dumrul dumrul
asdfghjkl @anabacı bu arada sana kimseden duyamayacağın bir şey söyleyeyim: 96'dan sonra ankara'da örgütlü bir tek kişi bile yoktu. kendi kendine örgütçülük oynayan kimsenin tanımadığı bir yığın vardı.

şu anda hala cezaevinde olan tek elemanları 97'de ankarada yakalandı ama onun da yakalanana kadar elamanlarla en ufak bir ilişkisi olmamıştı. adamın varlığından yakalanınca haberdar oldular. acayip acayip olaylar...
ofansif sol bek ofansif sol bek
ödp'ye solcu deyip perinçek'e karşı-devrimci derim. ödp ne kadar düzen partisi olsa da bir dsip gibi veya vp gibi akp şakşakçılığı yapmadığı sürece benim gözümde solcudur. yerilecek tarafları vardır, ama bunları yereceğim diye doğu perinçek için ehven-i şer demem. kaldı ki o sözünü ettiğin sloganları dönem dönem ödp ve tkp de atıyordu. hatta tkp, '95 seçimlerine hadep ile seçim ittifakı yaparak girmişti. burada perinçek'in ödp ve tkp'den ileride olduğu bir nokta yok.
anabacı vokke anabacı vokke
bu hakkaten çok acaipmiş ya =) bunu instela'dan öğrenmem ajshdfghshshssss...

4.sol diyince bir angaralılık olduğunu anlamıştım =) angara ulan!
dumrul dumrul
yok 4. sol istanbuldan.
ofansif sol bek ofansif sol bek
ben ulusolcuları "kötünün iyisi sosyalistler" olarak görmüyorum bu arada. her şeye karşın solun bir parçası olarak görüyorum ve dsip'ten daha solda olduklarını söylüyorum. en azından akp ve cemaat şakşakçılığı yapmayacak denli sol namusa sahipler.
anabacı vokke anabacı vokke
@dumrul

onlar istanbul'da var mıydı ya? anavatanları şentepe'dir. sizin ekipten de katılanlar olmuş onlara ankara'da
dumrul dumrul
vardı vardı. uzun hikayesi var onlarla tanışmamızın.
anabacı vokke anabacı vokke
@ofansif

anlamadığın iki şey var

1- akp'den önce her şey toz ve gaz bulutu değildi. kısa yoldan büyümek için size öyle anlatmadılar ama valla değildi bak ajsdfgsss. doğu perinçek'e akp'den önce de karşı devrimci deniyordu. denmesinin sebebi akp ve cemaat şakşakçılığı değil ordu şakşakçılığıydı. o zamanlar aksine perinçek fettullah'ın ipliğini pazara çıkartmakla meşguldü. ama devrimci miydi? hayır... sen buradan argümanı "en azından akp şakşakçılığı yapmadılar" üzerine kuramazsın

2- tarihin ve doğanın birtakım hareket yasaları var. bunlardan bağımsız bir doğu perinçek personası yok. ha keza tkp ve dev yol çizgisi de yok... perinçek arada anadilde eğitim falan gevelerken bugün ağzından kürt lafı çıkmayan partilerden daha solda mıydı? evet. ama aynı sip de 90'larda "sosyalist türkiye sosyalist kürdistan" diye bağırıyordu zaten. çünkü rüzgar sol'dan esiyordu. sağ rüzgar perinçek'i dün kapaktan "cia başbakanlığa hazırlıyor" diye duyurduğu taytyip'in kucağına iterken tkp ve ödp'yi dünkü işçi partisinin yerine sürükledi. ama daha da sağına... biz bunları yazdık, biz bunları anlattık. bir tek ben değil dumrul da anlattı bak
ofansif sol bek ofansif sol bek
senin anlamadığın veya anlamak istemediğin şey şu: ödp ve tkp'ye sol parti demekle bunların marksist, sosyalist partiler olduğunu söylemiş olmuyorum. doğu perinçek'in bunların yanında ehven-i şer olduğunu ispatlamak için yırtınmana gerek yok. ve evet, ödp gibi, tkp gibi yapılar, akp ve cemaat şakşakçılığı yapmadıkları için dsip'ten daha solcudurlar benim gözümde. ama ben bu yüzden ne ödp'yi güzellerim, ne tkp'yi. ama sen bunlara olan garezinden dsip'i geçtim, doğu perinçek gibi adamları bile kötünün iyisi ilan ediyorsun. sonra da ben kabahatli oluyorum.

valla sırf senin keyfin olsun diye ne doğu perinçek'e, ne de doğan tarkan'a solcu demek zorunda değilim. bilmiyorum anlatabiliyor muyum?
dumrul dumrul
sip-tkp doğu perinçek cemaatini hep üç - beş adım geriden takip ediyor. doğu perinçek'in bekaaya gittiği dönemde söylemleri herkesten keskindi. onun yaptığı şeyleri yapan, söylediği şeyleri söyleyen başka biri olsa gün yüzü göstermez, belki infaz bile ederlerdi, onun "dokunulmazlığı" zaten devletle her dönem içli dışlı olmasından kaynaklanıyor. onun için bi ilerilik gerilik şeyi yapamam ama sosyalist parti döneminde illegal sol hariç solda kimse onun gibi açıktan sosyalizm propagandası bile yapamıyordu. stp'nin kuruluşu bile doğu efendinin erken kalkıp biraz popi kasabilmesiyle alakalıdır. perinçek 96 - 97'de orducu olup emekli subay örgütlemeye başladığında dahi tkp onu üç beş yıl arayla takip edip emekli subay örgütlemeye kalkıştı. biri düz ajan diğeri değil. bu da ciddi bir fark oluşturur ama zihniyet olarak sip - tkp ile perinçekçiler arasında gecikmeli bir ortaklık her zaman olmuştur.

ödp de sonuçta avrupa solu denen liberal akımın türkiye temsilcisi. doğan tarkan neyse ufuk uras o.

bunun için şurada atışmanız anlamsız. harcadığınız elektriğe yazık.
anabacı vokke anabacı vokke
anlatamıyorsun. tekrar ediyorum tarihin ve doğanın hareket yasalarından bağımsız bir perinçek de yok. zira aynı perinçek 74'te de-rüzgarın gene soldan estiği yıllar- kıbrıs harekatına işgal demişti. o günkü çizgisi bugünkü bir çok yapıdan dahja sol bir çizgiydi. ama gene de kendi döneminin en sağ ucunda yer alıyordu. bilmem anlatabildim mi? benim o entride anlattığım şey bugün ulusalcılık o kadar içselleşmiş ki dünün perinçek'inden daha beter şeyler söyleniyor ama hdp dahil kimse karşı çıkamıyor. bilmem anlatabildim mi?
ofansif sol bek ofansif sol bek
"tarihin ve doğanın hareket yasaları" diye söze başlayıp kendine entelektüel bir hava katmaya çalışıyorsun da o iş öyle olmuyor işte. sen birilerine olan kişisel husumetinden, garezinden dolayı doğan tarkan, doğu perinçek gibi adamları övüyorsun. hani bunun utancının sana yetmesi lazım. o da yetmiyorsa ben daha ne söyleyeyim sana?
beste çalan mahur beste çalan mahur
sevgili anabacı kardeşim ve ofansif, ikinizde kişisel husumetlerinizi "tarihin ve doğanın hareket yasaları"na muhalif şekilde gösteriyorsunuz. bakınız, bir ringe çıkarın hakan ve doğan'ı husumetleriniz yenişemez. sabbaha kadar kroşeler, dizler yani. ha bi fark var, anabacı'nın husumete sebep bahaneleri olabilir, anlatır yani şunu dedi bunu yaptı.

perinçek bile zamanında, bugünden ileriyi demek, perinçek övgüsü değil, bugün yergisi anlamı taşır. bu konuda anabacı ile en ufak bir fikir birliğimin olmaması, bunu anlamamamı gerektirmez.

bir keresinde ülkü ocakları başkanı ile, herkesin sevdiğini düşündüğüm yasal bir sol parti binasında oturup çay içmiştim. i̇yi adamdı, sonrada arada selamlaştım. i̇nşallah iyi partiye geçmiştir diye arada anıyorum kendisini.
ofansif sol bek ofansif sol bek
yalnız, anabacı vokke'ye bir konuda teşekkür etmem gerekiyor. dün akşam o kadar iyi saçmaladı ki, sayesinde bakasetas'ın son dakikada kaçırdığı penaltıyı unuttum. o kaçan penaltı yüzünden sigaraya başlayabilirdim, o kadar canımı sıktı yani. anabacı vokke sağ olsun, dsip tartışmasını yeniden açarak bakasetas'ın penaltısını unutturdu bana.
ofansif sol bek ofansif sol bek
anabacı vokke muhtemelen geniş aile'deki şükufe karakterinden çok etkilendi. o da cevahir kendisini terk etti diye cevahir'in hasmı koyu bilal'le sevgili olmuştu. anabacı vokke de eski örgütü tkp ile bozuşunca onların hasmı dsip'lilere ve yae'ci liboş tayfaya methiyeler düzüyor. hayır, türkiye tv'lerindeki zibilyon tane dizinin zibilyon tane karakterinden etkilenecek başkasını bulamadın mı anabacı vokke?
anabacı vokke anabacı vokke
ofansif sen kocaman bir çılgınsın
bu başlıktaki 28 giriyi daha gör